Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 10.754 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » Alzheimer & Parkinson İlaçları, ilaç, ilaçlar, Psikofarma, Video

Parkinson Nedir? Parkinson İlaçları Nelerdir?

Submitted by on Eylül 22, 2016 – 12:57 am | 838 Kez Görüntülendi

Nedir? İlaçları Nelerdir?

, beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığı. Genellikle orta yaş hastalığıdır. Adını hastalığı ilk defa 1817’de titremeli felç olarak tarifleyen James Parkinson’dan almıştır. Binde bir sıklıkla görülen, müzmin, ilerleyici, tedavisiz iyileşmeyen bir hastalıktır.

Temel bozukluk, koordine hareketleri düzenleyen beyin bölümlerindendir. Bu bozukluğa yol açan sebep tam bilinmiyorsa idyopatik Parkinson hastalığı, sebebin belli olduğu durumlarda ise Parkinsonien sendromlar adı verilir. Bu sendromların bir kısmı şunlardır:

  • Geçirilmiş beyin enfeksiyonları,
  • Bazı ilaçlar,
  • Arteroskleroz,
  • Ailevi sebepler,
  • ,
  • Zehirlenmeler,
  • Tümörler,
  • Kandaki kırmızı hücrelerin aşırı yükselmesi

Hastalığın temel belirtileri titreme, sertlik ve hareketlerin yavaşlamasıdır. Titreme ilk ortaya çıkanı olup, genellikle başlangıçta tek eldedir. Zamanla aynı taraf bacağa ve karşı ele geçebilir. Sıklıkla hastalıktan vücudun bir yarısı baskın olarak etkilenir. Titreme dinlenirken olup, uyurken kaybolur; sinirlilik ve yorgunluk titremeyi arttırır. Sertlik veya katılık boyun kaslarından başlar ve başın gövdeden önde tutulmasına sebep olur. Bel kemiği de etkilenip bel hafif öne eğilir, diz kalça ve kol eklemleri bükük hal alır. Hasta, küçük hızlı adımlarla sendeleyerek yürür, hantallaşır, saatlerce oturur. Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir. Monoton bir konuşması vardır. Kasların tonusu arttığı için (sertleştikleri için) bükülü kolun açılmaya çalışılması sırasında dişli çark hareket ettiriliyormuş hissi alınır. Yüz adale faaliyetleri (mimik ve jestler) silinir, donuk, anlamsız çehre (maske yüzü) vardır. Hareketlere başlamakta güçlük çeker, cildi yağlanır ve %40 hastada bunama görülür. Kelimelerin son hecesini tekrar eder. Gözünü kırpmaması söylenip, burun köküne vurulunca kırpma hareketini kontrol edemez. Gözlerin yukarıya doğru dakikalar hatta saatlerce kayması da, hastayı çok rahatsız eden bir durumdur.(1)

Parkinson hastalığının belirtileri, hareketle ilgili olanlar ve hareketle ilgili olmayanlar (motor ve motor olmayanlar) şeklinde iki gruba ayrılabilir.

Motor semptomlar titreme, () ve , (), uzuvlarda kasılma, ve kamburluğu kapsar. Motor olmayan semptomlar uyku bozuklukları, kabızlık, koku duyusunun kaybı, depresyon, cinsel işlev bozukluğu ve anksiyeteyi içerir. Parkinson hastalığı, her hastada farklıdır ve farklı belirtilerle ortaya çıkar. Semptomlar herhangi bir yaşta görülebilir, ancak Parkinson’un ortaya çıkma yaşı ortalama 60’tır. 30 yaş altındaki kişilerde nadiren rastlanır. Genç yaşta ortaya çıkan formunda genetik nedenler ön plandadır.

Hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişebilir ve dolayısıyla semptomların ilerleyişi de farklılık gösterir. Genellikle ortaya çıkan ilk semptomlardan biri bir elin hareketlerinde yavaşlama olmasıdır ve yürürken kolun savrulması da azalabilir. Buna omuz ağrısı eşlik edebilir. Pek çok kişi başlangıçta ilk önceleri hafif düzeyde ve en çok dinlenme halindeyken fark edilen titremeler yaşar. Titremeler genelde elde oluşur, ancak kollar ve bacaklar da etkilenebilir. Bununla birlikte, Parkinson hastalarının %15’i hastalık seyri boyunca hiçbir zaman titreme yaşamaz.

Genellikle semptomlar vücudun tek bir tarafında başlar. Vücudun baskın tarafı etkilenirse, semptomlar en çok yazı yazma gibi alışılageldik bazı işlemleri gerçekleştirirken fark edilir. Titreme yaşayan ve semptomların vücudun baskın tarafını etkilediği kişilerin, doktora giderek erken teşhis ve tedaviden faydalanma olasılığı daha yüksektir. Parkinson’un erken aşamalarındaki kişiler denge ile ilgili sorunlar da yaşayabilirler; örneğin ayakta dururken dengelerini yitirebilirler ya da arkaya dönerken veya ani hareketler yaparken zorlanabilirler. Parkinson hastaları genellikle daha az yüz ifadesi kullanır ve yavaş konuşabilirler. Uyku bozuklukları, depresyon ve gibi motor olmayan semptomlar, çoğu zaman motor semptomlardan önce ortaya çıkabilir. Bu hastalığı net bir biçimde tanımlamak için özel bir test mevcut değildir; Parkinson teşhisi, benzer semptomlara sahip diğer hastalık olasılıkları elendiği veya hasta Parkinson ilaçlarına yanıt verdiği zaman konulur.

Aşağıda dikkat edilmesi gereken bazı semptomların listesi yer almaktadır:

  • Yüz ifadesinin değişmesi (, )
  • Yürürken bir kolun savrulmaması
  • (kambur duruş)
  • Omuzda donma ve ağrı
  • Bir bacağın aksaması veya sürüklenmesi
  • Boyunda veya uzuvlarda uyuşma, karıncalanma, ağrı veya rahatsızlık
  • Seste yumuşama
  • İçten titreme hissi

Parkinson Hastalığı tanısını koyarken hatırlanması gereken en önemli şey, hastalığın dört ana belirtisinden ikisinin, bir nöroloji uzmanının tanıyı düşünmesini sağlamak için bir süredir bulunması gerekliliğidir.

Dört Ana Motor Belirtisi:

  • Titreme veya
  • Hareketlerde yavaşlama, bradikinezi olarak adlandırılır
  • Kollar, bacaklar veya gövdede katılık veya rijidite
  • Denge sorunları ve muhtemel düşmeler, postural instabilite olarak adlandırılır

Parkinson hastalığında tedavi yöntemleri

Hastalığın mevcut bulguları, yaşam kalitesi üzerinde etkili olabilir. Parkinson ilerleyici bir hastalıktır ve dolayısıyla zaman ilerledikçe semptomlar kötüleşebilir. Doğru tedavi ve takip sayesinde, çoğu hasta normal hayatını uzun yıllar boyunca sürdürebilmektedir. Bu nedenle, hastalığın, ilk belirtileri ve semptomları saptanır saptanmaz tıbbi görüş almak önemlidir; böylece tedavi seçeneklerini en iyi şekilde değerlendirmek mümkün olur. Erken tedavi ile hastalığın gidişatını yavaşlatmak mümkün hale gelir.

Tedavi sırasında kullanılan ilaçların oluşabilecek yan etkilerini belirleyip ortadan kaldırmak önemlidir. Fakat her ne olursa olsun ilacın yan etkisi görüldü diye ilacı bırakmak yanlıştır, çünkü hastalık belirtileri tekrar ortaya çıkar. Cerrahi tedavi ilk tercih yolu değildir.

Ancak hastalık düzeltilemiyorsa ya da ilaç kullanımı ile ilişkili yan etkiler ortaya çıkmış ise uygulanabilir. Tedavide önemli olan konu, her hastaya aynı tedavi uygulanmayışıdır, çünkü hastanın yaşına, hastalığın belirtilerine ve hastalığın hangi döneminde olduğuna, göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. (2)

Parkinson Hastalığının Tedavisi

Parkinson hastalığının uzun süreli, yavaş ilerleyici bir hastalık olması nedeniyle, tedavisinde hastanın ve ailesinin hekimle uzun yıllar iş birliği yapması gereklidir. Beraberce gösterilecek çaba hem hastanın kendisini rahatsız eden belirtilerin tatminkâr bir şekilde kontrolünü, hem de hastanın daha iyi bir yaşam düzeyine kavuşmasını sağlayacaktır. Aile bireylerinin, özellikle eşlerin desteği ve sevgisinin bu konuda ayrıca büyük bir katkısı olacağı da açıktır. Böyle bir yaklaşım yalnızca fizik olarak değil, psikolojik ve sosyal bakımdan da hastalığın hastadan götürdüklerini telafi etmekte yardımcı olacaktır. Bir düzenli kontrollerle tedavinin sürdürülmesi en iyi yoldur. Hastanın daha iyi tedavi arama amacıyla hekimden hekime gezmesi zaman kaybına yol açabilir. Çünkü hastanın başvurduğu her yeni hekimin, uzun hastalık öyküsünü ve ilaçların belirtiler üzerindeki etkilerini öğrenmek için yeterli zamanı olmayabilir. Hastalığa ait tüm bilgilerin ve takiplerdeki muayene bulgularının, her hastaya özel olarak açılmış tek bir dosyada toplanmasında büyük yarar vardır. Parkinson tedavisinde sınırlı sayıda ilaç çeşidi kullanılmaktadır ve önemli olan, belli bir hastanın bünyesinde gelişebilecek yan etkileri önceden kestirmek veya bu etkileri ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmaktır. İlk yan etki görüldüğünde ilaç kesmek ve hekim değiştirmek yanlış bir tutumdur.

Günümüzde Parkinson hastalığındaki belirtilerden sorumlu olan hücrelerinin hasarını tamamen onaracak kesin bir tedavi henüz bulunamamış olmakla birlikte, hastalık belirtileri ilaçlarla önemli ölçüde düzeltilebilmektedir. Mevcut ilaçlar beyinde eksilmiş olan dopamini ya yerine koyar veya onun etkisini taklit eder. Kimisi de dopaminin kimyasal yolla parçalanmasını engelleyerek etkisini arttırır. İlaçların ömür boyu, düzenli olarak alınması gerekmektedir. Eğer ilaçlar hekimin tavsiyesi dışında kesilecek olursa, hastalık belirtileri er geç tekrar başlayacağı gibi, ilaçların ani kesilmesi seyrek de olsa hayatı tehdit eden durumlara yol açabilir. Tedavide kullanılan aynı çeşit ve aynı dozdaki bir ilaç bir hastada yarar sağlarken, bir diğerinde etkisiz olabilmektedir, yani Parkinson tedavisi tamamen kişiye özeldir. İlaçlar kadar fizik tedavi veya egzersizler de sıklıkla yararlı olmaktadır. Parkinson hastalığında özel bir diyet veya vitamin tedavisi önerilmez. Bir Parkinson hastasında tedavinin hedefi, öncelikle hastalığın seyri boyunca hastanın günlük yaşamında aktif, üretken ve bağımsız olabilmesini sağlamaktır.

Parkinson hastalığında belirtilerin tedavisi başlıca ilaçlarla yapılır. Seyrek olarak, ileride değinileceği gibi, ilaçlar yetersiz kaldığında veya ileri evredeki hastalarda yaşam kalitesini bozan “açılma ve kapanma” dönemleri söz konusuysa cerrahi yöntemlere de başvurulmaktadır. Parkinson hastalığında tedavi seçiminde dikkat edilecek bazı noktalar vardır. Hastanın bulunduğu yaş, belirtilerin ağırlık derecesi, en fazla rahatsızlık yaratan belirtinin türü (titreme ya da hareket yavaşlığı gibi) veya hastanın günlük işlerini kısıtlama derecesi göz önüne alınarak uygulanacak tedaviler farklı olacaktır. Hastalık belirtileri aynı düzeyde olsa bile genç veya yaşlı hastalarda tedavi türü ve ilaç dozları farklıdır.

Hastalıkta 60-65 yaş sınır olarak kabul edilir ve daha erken veya ileri yaşlardaki hastalarda tedavi seçenekleri farklı olur. Bunların dışında mesleğini sürdüren bir hastayla emekli bir hastanın tedavileri de az çok farklı olabilir. Örneğin mesleği spikerlik olan bir hastada konuşma bozukluğu, veya mesleği gereği yazı yazması zorunlu olan bir kişinin elindeki titreme günlük aktivitesini bozmasa da, mesleklerini sürdürmelerini engelleyebilir. Emekli bir hastada bu tür belirtilerin önemi biraz daha az olabilmektedir.

Tedavi protokolü her hastada farklı olmakla birlikte, tedavi seçiminde dikkat edilecek özellikler şöyle sıralanabilir:

  1. Hastanın bulunduğu yaş
  2. Hastalık evresi
  3. Önde gelen belirti (titreme, hareket yavaşlığı vb.)
  4. Mesleğini sürdürme veya emekli olma durumu
  5. olması
  6. Hayal/hezeyan gibi psikiyatrik sorunların bulunması

Parkinson hastalığının esas belirtilerinden olan titreme, hareket yavaşlığı veya kas sertliği özellikle hastalığın erken dönemlerinde Parkinson ilaçlarıyla tamamen düzelebilir veya büyük ölçüde azalır. Örneğin halsizlik, , konuşma bozukluğu, yürüme bozukluğu, , , yutma bozukluğu, aşırı terleme, ağrı ya da uyuşmalar da etkili tedaviler ile düzelebilir. Keza, azalmış göz kırpma, yürürken kolları sallamama ve yüzün azalmış mimik hareketleri gibi otomatik hareketler tedaviden genellikle yarar görür.

En iyi tedaviye karşın hastalık yavaş ta olsa sürekli olarak ilerlediği için, önceden tedaviyle düzelmiş olan bazı belirtiler zamanla tekrar ortaya çıkabilir veya zaman içinde yeni belirtiler eklenebilir. Örneğin bir vücut yarısında hafif titreme ve kas sertliği olan bir hastada, Parkinson hastalığı tanısı konularak tedavi başlandığı zaman bu belirtiler kaybolur, ancak yıllar sonra titreme aralıklı olarak tekrar ortaya çıkabilir veya yürürken bir ayağını zaman zaman sürükleme eğilimi gibi yeni bir belirti eklenebilir. Bu durumda hasta sıklıkla aldığı ilacın etkisini kaybetmiş olabileceğini düşünür veya ilaçlara karşı “alışkanlık kazandığını” zanneder. Oysa hastalık çok yavaş bir şekilde giderek ilerlemektedir ve ilaç dozunda hafif arttırma yapılırsa bu belirtiler tekrar kontrol edilebilecektir. Parkinson hastalığında uygulanan çeşitli tedaviler ile aynı hastada her belirti eşit olarak düzelmeyebilir, kimisinde bazı belirtiler tamamen düzelirken, bazıları daha az yarar görür, kimisi ise hiç düzelmeyebilir. Bununla birlikte, her hastanın yakınmalarına etki gösterebilecek değişik türde ilaçlar mevcuttur.

Parkinson Hastalığında İlaç Tedavisi

Aşağıda sıralanmış olan ilaçların hepsi, Parkinson hastalığında beyindeki (nigrostriyatal sistemde) dopamin yetmezliğini, dolayısıyla hastalık belirtilerini düzeltmeyi hedefler:

  1. Levodopa ve
  2. MAO-B inhibitörleri
  3. Dopamin reseptör agonistleri
  4. Antikolinerjik ilaçlar
  5. (3)

Parkinson İlaçları

Sıra / Parkinson İlaçları
1.       Akineton 2 mg 100 Tb
2.       Akineton İğne 5 mg/ml 5 Ampül
3.       APO-GO 20 MG 5 AMPUL
4.       APO-GO 50 MG 5 AMPUL
5.       Artane 2 mg
6.      
7.      
8.       Azipar 1 mg 30 Tb
9.       Aziras 1 mg 30 Tb
10.   Cabaser 1 mg 20 Tb
11.  
12.   Comtan 200 mg 100 Tb
13.   Dopalevo 100/25/200 mg 100 Tb
14.   Dopalevo 125/31.25/200 mg 100 Tb
15.   Dopalevo 150/37.5/200 mg 100 Tb
16.  
17.   Dopalevo 50/12.5/200 mg 100 Tb
18.  
19.   Dostinex 0.5 mg 2 Tb
20.   Dostinex 0.5 mg 8 Tb
21.   Etkinia 1 mg 30 Tb
22.  
23.  
24.   Madopar HBS 125 mg 30 Kapsül
25.   Moverdin 5 mg 100 Tb
26.   Moverdin 5 mg 30 Tb
27.   Nervogil 1 mg 30 Tb
28.   Neupro 1 mg 28 Transdermal Flaster
29.  
30.   Neupro 3 mg 28 Transdermal Flaster
31.  
32.  
33.  
34.   Neupro Başlangıç Tedavi Paketi 28 Transdermal Flaster
35.  
36.   Pacto 1 mg 100 Tb
37.   Parim 0.250 mg 100 Tb
38.  
39.   Parkipex 0.25 mg 100 Tb
40.  
41.   Parkyn 0.125 mg 30 Tb
42.   Parkyn 0.250 mg 100 Tb
43.   Parkyn 1 mg 100 Tb
44.   Parlin 1 mg 30 Tb
45.   Pexola 0.250 mg 100 Tb
46.  
47.   Pexola ER 0.375 mg 30 Tb
48.   Pexola ER 0.750 mg 30 Tb
49.   Pexola ER 1.5 mg 30 Tb
50.   Pexola ER 3 mg 30 Tb
51.   Pexola ER 4.5 mg 30 Tb
52.  
53.  
54.   PK-Merz 100 mg 90 Tb
55.   PK-Merz İnfüzyon 2×500 ml
56.   Pradose 0.250 mg 100 Tb
57.   Pradose 1 mg 100 Tb
58.   Pranow 0.125 mg 100 Tb
59.  
60.   Pranow 1 mg 100 Tb
61.  
62.   Ramipex 0.25 mg 100 Tb
63.  
64.   Rasalas 1 mg 30 Tb
65.   Requip 0.25 mg 21 Tb
66.   Requip 0.5 mg 21 Tb
67.  
68.  
69.  
70.   Requip XL 2 mg Uzatılmış Salımlı 28 Tb
71.  
72.   Requip XL 8 mg Uzatılmış Salımlı 28 Tb
73.   Sinemet 30 Tb
74.   Sormodren 4 mg 50 Tb
75.   Stalevo 100/25/200 mg 100 Tb
76.   Stalevo 125/31.25/200 mg 100 Tb
77.  
78.   Stalevo 200/50/200 mg 100 Tb
79.   Stalevo 50/12.5/200 mg 100 Tb
80.  
81.   Tasmar 100 mg 10 Tb
82.   Trivastal Retard 50 mg 30 Tb
83.   Vidant XL 2 mg 28 Uzatılmış Salımlı Tb
84.   Vidant XL 4 mg 28 Uzatılmış Salımlı Tb
85.   Vidant XL 8 mg 28 Uzatılmış Salımlı Tb

Not: Bu yazı internetteki kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmış derleme bir yazıdır.

Kaynaklar:

(1)- https://tr.wikipedia.org/wiki/Parkinson_hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1

(2)- Hareket Bozuklukları Çalışma Grubu’nun katkılarıyla hazırlanmıştır http://www.noroloji.org.tr/TNDData/Uploads/files/

parkinson%20hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1.pdf, 21 Eylül 2016’de erişildi.

(3)- Apaydın, H., & Özekmekci, S. (2008). Parkinson Hastalığı: Hasta ve Yakınları için El Kitabı. Parkinson Hastalığı Derneği, İstanbul.

Bir önceki yazımız olan Zuklopentiksol (Zuclopenthixol) başlıklı makalemizde akatizi, Alkol ve astım hakkında bilgiler verilmektedir.