Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 13.664 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » Antiepileptik İlaçlar, ilaç, ilaçlar, Psikofarma

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Submitted by on Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 13.664 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

  1. Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin görüldüğü bir dizi bozukluğa verilen genel bir isimdir. Beynimiz sinir hücre ağlarının oluşturduğu bir bilgisayar gibidir. Normalde bu hücreler arasında milyarlarca elektrik mesajı iletilir ve vücudumuz bu şekilde idare edilir. Epilepsi nöbetleri ise beyindeki bir grup sinir hücresinin aynı anda aktifleşip elektriksel bir boşalma oluşturmasıyla ortaya çıkar. Bu sinir hücre gruplarının beyinde bulundukları yere göre farklı belirtiler oluşturabilir. Hafif bir dalgınlıktan yaygın kasılmalara dek değişen tipte nöbetler bulunmaktadır.

İnsanlığın bildiği en eski hastalıklardan biri olan epilepsinin Sezar, Hipokrat, Büyük İskender, Sokrat gibi ünlü kişilerde de bulunduğu bilinmektedir.

  1. Nöbet tipleri nelerdir?

Nöbetler genel olarak iki ana gruba ayrılır: Parsiyel (kısmi) nöbetler ve jeneralize (yaygın) nöbetler. Bu ana gruplar da kendi içlerinde tekrar sınıflandırılırlar.

Parsiyel (kısmi) nöbetler daha sık görülür ve beynin bir tarafında belirli bir bölgede yer alan sinir hücrelerinin atılımıyla oluşur.

Basit parsiyel nöbet geçiren kişiler genellikle bilinç kaybına uğramazlar, ancak kafa karışıklığı, , değişik koku ve tat hisleri yaşayabilirler.

Kompleks parsiyel nöbetlerde ise istemsiz ya da kontrolsüz hareketler görülebilir, aşırı duygusal tepkiler olabilir ve bilinç kaybı oluşabilir. Bazı kişilerde çiğneme ya da dudak emme gibi tekrarlayıcı hareketler ortaya çıkabilir. Ataklar genellikle 2 dakikadan kısadır ve bazı hastalar nöbetten önce nöbet oluşacağını hissedebilirler.

Bazı hastalarda parsiyel nöbet şeklinde başlayan durum jeneralize nöbet haline dönüşebilir; bunlara sekonder jeneralize nöbetler denmektedir.

Jeneralize nöbetler ise daha geniş bir alandaki sinir hücrelerinin katılımıyla oluşan ve daha büyük bir etki oluşturan nöbetlerdir.

Tonik-klonik nöbetler kişinin kaskatı kesilmesi ve yere düşmesiyle başlar, ardından yaygın kasılma ve gevşemeler oluşur. Hasta bilincini tamamen kaybetmiştir ve idrar ya da dışkısını kaçırabilir. Nöbet genellikle 2-3 dakika sürer ve ardından bir süre dalgınlık oluşur.

Absans nöbetler hareketlerin 3-30 saniye süreyle durması ve dikkat kaybıyla seyreden nöbetlerdir. Günde 50-100 kereye kadar sık oluşabilir ve bazen diğer kişiler tarafından fark edilmeyebilirler.

Bunların dışında çocukluk ya da erişkinlik çağlarında oluşabilen farklı nöbet tipleri de bulunmaktadır.

  1. Epilepsi niçin oluşur?

Epilepsi nöbetlerinin çoğunda bir neden bulunamaz. Sık rastlanan nedenlerden bazıları doğuştan bulunan ya da doğumda oluşan beyin hasarları, beyin yaralanmaları, tümörleri, beyin kan damarlarındaki hastalıklar, bazı genel hastalıklar, alkol ve madde kullanımı ve menenjit gibi enfeksiyonlardır.

  1. Nöbet oluşumuna yol açan durumlar nelerdir?

Nöbetlerin çoğu herhangi bir tetikleyici neden olmaksızın oluşur. Ancak nöbet oluşumunu tetikleyebilecek bazı faktörler de bulunmaktadır. Bunların arasında aşırı miktarda alkol alınması, stres, sürekli çakıp sönen ışıklar ve benzer televizyon görüntülerini izleme, uykusuzluk, yüksek ateş, düzensiz beslenme ve kadınlardaki hormonal değişiklikler yer almaktadır.

  1. Epilepsi kimlerde görülür ve sıklığı nedir?

Epilepsi hem erkek, hem de kadınlarda tüm yaş gruplarında görülebilir, ancak çoğunlukla bebeklik, çocukluk, ilk gençlik ve yaşlılık dönemlerinde tanı konur.

Dünyada yaklaşık 50 milyon kişinin epilepsisi olduğu tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde epilepsi daha sık görülmektedir; bunun nedeni bu ülkelerde beyin hasarına yol açan nedenlerle daha sık karşılaşılması olabilir.

  1. Epilepsi tanısı nasıl konur?

Hekimler, nöbet geçiren kişilerin daha önceden hikâyelerinin olup olmadığını öğrenip, muayenelerini yapar ve bazı kan tahlilleriyle EEG’lerini isterler. EEG (elektroensefalogram) beyindeki elektrik akımlarını ölçen bir testtir. BT () veya MR (manyetik rezonans) ile alınan beyin görüntülerinin incelenmesi gerekli olabilir. Bel bölgesinden yapılacak ufak bir girişimle alınan beyin omurilik sıvısı da incelenebilir.

  1. Epilepsi nasıl tedavi edilir?

Nöbetler hastaların %80’e varan bir oranında epilepsi ilaçlarıyla kontrol altına alınabilmektedir. İlaç tipi ve sayısı hastanın yaşı, nöbet tipi, nöbet sıklığı ve nedeni gibi çeşitli faktörlere dayanarak belirlenmektedir. İlacın dozu da hastanın durumuna göre ayarlanmaktadır. Bazı hastalar bir ilaçla kontrol altına alınırken, bazılarına iki, üç ilacın birlikte verilmesi gerekli olmaktadır.

Bazı hastalarda cerrahi tedavi de uygulanabilmektedir.

Bazı epilepsi ilaçları doğum kontrol hapları, bazı kalp ilaçları, astım ve ülser ilaçları ve diğer birçok ilaçla etkileşebilir. Bu nedenle doktorun kullanılan diğer ilaçlar konusunda bilgilendirilmesi gereklidir.

Birçok nöbet, tedavinin uygun şekilde yapılmaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ilacın hekim tarafından önerilen şekilde alınması çok önemlidir. Bazı durumlarda doktor ilaç kullanım miktarını ayarlamak ya da kontrol etmek için kandaki ilaç düzeylerini izlemek isteyebilir. Bu durumda belirli aralıklarla kan tahlilleri yapılır.

İlaç tedavisine başlanıp nöbet oluşumu önlendikten bir süre sonra hekim tedaviyi kesebilir.

Epilepsili kişilerin uykusuz kalmak, alkol ve sigara içmek gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmaları gereklidir.

  1. Acil durumlarda nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Yakınınızdaki bir kişinin nöbet geçirdiğini görürseniz, öncelikle bir zarar görmesini önlemeye çalışmanız gerekir. Ağzına dişlerini ayırmak üzere kaşık gibi sert bir cisim sokmayın. Çevresinde bulunan sivri köşeli alet ve mobilyaları  uzaklaştırın. Hastayı kaldırmaya çalışmayın. Kişi nöbet sırasında kusuyorsa, kusmuğunu yutmasını engellemek için hastayı bir tarafına çevirebilirsiniz. Nöbet 2-3 dakika içinde durmuyorsa, hastada morarma oluştuğunu ya da nefes almadığını fark ettiyseniz en yakın sağlık kurumunu aramak veya ambulans çağırmak doğru olur.

  1. Epilepsili kişilerin günlük yaşamlarında nelere dikkat etmeleri gerekir?

Epilepsili kişiler nöbet sırasında kolayca yaralanabilirler. Bu nedenle ev, işyeri ve kullanılan diğer alanlarda bazı önlemler alınması doğru olur.

Ev içindeki kapıların dışarıya doğru açılabilmesi ve arkadan kilitlenmemesi uzun süreli nöbetlerde diğer kişilerin yardımcı olmasını sağlar.

Yerlerin kalın bir halıyla kaplı olması düşme sırasındaki yaralanmaları azaltır.

Lavabo gibi su kaynaklarının yanında elektrikli alet kullanımından kaçınılmalıdır.

Açıkta sivri ve keskin aletler bulunmamalı, eşyaların sivri köşeli olmaması sağlanmalıdır.

Şömine, ocak, soba gibi açık alevli ya da çok sıcak yerlerin çevresine koruyucu engeller yerleştirilmelidir.

İşyerinde epilepsili olduğunun bilinmesi acil durumlarda yararlı olabilir.

Taşıt araçlarının kullanılması uygun değildir.

Bisiklet kullanırken kask, dirseklik ve dizlik takılmalıdır.

Doğada gezmek, yüzmek gibi aktiviteler mutlaka bir arkadaşla birlikte yapılmalıdır. (1)

Epilepsi Nöbeti Nedir?

Her düşüncemiz, duygumuz ya da hareketimiz, birbirleriye düzenli elektriksel uyaranlar aracılığıyla iletişim kuran beyin hücreleri tarafından kontrol edilmektedir. Bu düzenin, beyindeki ani elektriksel boşalmalarla bozulması sonucunda epilepsi nöbeti oluşur. Hücreler arasında iletişim karmaşası meydana gelir ve bir an için düşünce ve duygularımızda konfüzyon durumu () oluşur ve hareketlerimiz kontrol dışı olur.

Epilepsi nöbetleri ürkütücü olabilmesine karşın, birçok vakada nöbetler müdahale gerektirmeden sona ermektedir. Nöbet sona erdiğinde kişi yavaş yavaş kontrolünü geri kazanır ve hastalığın herhangi bir etkisi olmadan kendini toparlar. Epilepsi tanısı konulan kişilerin çoğu nöbetlerini ilaçla kontrol altında tutmaktadır.

Epilepsi nöbetlerini tanıma

Nöbetlerin, çok karmaşık olmasına karşın, genellikle iki kategoride sınıflanması uluslararası düzeyde kabul görmektedir: Birincisi kısmi (parsiyal ya da fokal) ikincisi ise, jeneralize (genel, yaygın) nöbet olarak adlandırılmaktadır. Kısmi ya da fokal nöbetler beynin bir bölümünde başlar [beyindeki herhangi bir odakta] ve vücudun, beynin o bölümü tarafında kontrol edilen kısımlarını etkiler. Jeneralize nöbetler tüm beyne yayılır ve bu nedenle tüm vücudu etkiler.

Basit kısmi nöbetler

Basit kısmi nöbetler beynin yalnızca bir bölümünü etkileyen lokalize nöbetlerdir. Kişide görülen belirtiler, beynin o bölümünün kontrol ettiği işleve bağlı olacaktır. Nöbet, istem dışı hareketleri ya da kol ve bacaklarda sertliği, daha önce yaşamıştım hissini (deja vu), hoş olmayan kokular duyma ya da tatlar hissetme veya midede titreme, heyecan ya da bulantı gibi belirtileri kapsayabilir. Nöbet sırasında kişinin bilinci tamamen yerindedir. Nöbet genellikle bir dakikadan daha kısa sürer ve kişi daha sonra iyileşir. Kısmi nöbet yayıldığında ve tüm beyni kapsadığında ikincil jeneralize nöbet olarak adlandırılır.

Karmaşık kısmi nöbetler

Bu tür nöbet beynin yalnızca bir bölümünü etkilemektedir. Ancak, kişinin bilinç durumu değişmektedir. Kişide genellikle bilinç bulanıklığı ve şaşkınlık görünebilir ve kişi giysileri ile sinirli sinirli oynama, sakız çiğneme hareketleri ya da tuhaf sesler çıkarma gibi garip hareketler yapabilir. Nöbet genellikle bir iki dakika sürer. Ancak kişide nöbetten sonra birkaç dakika ile birkaç saat arasında bilinç bulanıklığı ve uyuşukluk olabilir.

Dalma (absans) nöbetleri [daha önce petit mal (küçük nöbet) olarak adlandırılıyordu]

Bu, tüm beyne yayılan jeneralize bir nöbet olup, çocuklarda daha yaygın olarak görülür. Bu nöbette kişi çevresinden haberdar değildir, ancak nadiren yere düşer. Gözlerini dikip sabit bakar, gözleriyle aranır ya da göz kapaklarını kırpıştırır.

Dalma (absans) nöbetleri ile hayale dalma arasındaki farkı anlamak zor olabilir. Ancak, dalma nöbetleri ani başlar, birkaç saniye sürer, aniden sona erer ve kişi nöbet önceki durumuna geri döner. Bu nöbetler birkaç saniye sürmesine karşın, günde birçok defa yinelenebilir ve bu da sonuçta öğrenmeyi olumsuz etkiler.

Miyoklonik nöbetler

Miyoklonik (sıçrama) nöbetleri kaslarda kısa süreli ani kontrol dışı kasılmalar ile kendini gösterir. Bu nöbetler genellikle uyandıktan kısa bir süre sonra ya da kişi yorgun olduğunda yatarken meydana gelir. Jeneralize bir nöbet olduğundan bilinç kaybı oluşur. Ancak, bu çok kısa süreli ve zor farkedilen bir bilinç kaybıdır.

Tonik-klonik nöbetler [önceleri grand mal (büyük nöbet) olarak adlandırılıyordu]

Tonik-klonik nöbetler tüm beyne yayılan jeneralize nöbetlerdir. Bu nöbet türü, epilepsi denilence çoğu kişinin aklına gelen nöbet türüdür. Bazı kişilerde, nöbet başlamadan hemen önce daha önce yaşamıştım hissi, midede tuhaf bir duygu ya da tuhaf tat ve koku gibi ön belirtiler (aura) görülebilir. Bu ön belirtilerin (auranın) kendisi basit kısmi bir nöbettir.

Bir tonik-klonik nöbet sırasında kişi kaskatı kesilir ve yere düşer [tonik aşama]. Daha sonra kol ve bacakları güçlü, simetrik ve ritmik hareketler halinde kasılmaya başlar [klonik aşama]. Ağzından köpük gelir, yüzü morarır veya kızarır ya da idrar ve/veya dışkısını kaçırır. Bu nöbet türünü izlemek ürkütücü olmasına karşın, nöbetin kendisinin nöbet geçiren kişiye zarar verme olasılığı yoktur. Bununla beraber, kişi kusabilir veya dilini ısırabilir ve bazen yere düşerken veya kasılma sırasında çevredeki nesnelere çarparak yaralanabilir. Nöbet normal olarak birkaç dakika sonra sona erer. Bu sırada kişide genellikle bilinç bulanıklığı ve uyuşukluk görülür. Kişi, baş ağrısından yakınabilir ve uyumak isteyebilir. Bu uyuşukluk hissi birkaç saat sürebilir.

Tonik nöbetler kasların kaskatı kesilmesine neden olan jeneralize nöbetlerdir. Kişi eğer ayaktaysa, oldukça şiddetli bir şekilde yere düşecektir. Bu nöbetler uykudayken ardısıra nöbetler (küme şeklinde) halinde oluşabilir. Ancak, kişi uyanıkken oluştuğunda sıklıkla baş yaralanmalarına neden olabilir. Eğer uygunsa, kişinin baş yaralanmasından kaçınmak için koruyucu kask takması tavsiye edilmektedir. Kişinin yaralanması halinde tıbbı yardım isteyiniz.

Atonik nöbetler

Atonik nöbetler, kişinin kaslarını gevşeterek yere yıkılmasına neden olan jeneralize nöbetlerdir. Nöbetler çoğunlukla ‘düşme atakları’ ya da astatik nöbetler olarak adlandırılır. Bu nöbetler baş veya yüz yaralanmalarına yol açabilir. Sürekli yaralanmadan kaçınmak için başa koruyucu kask takılması tavsiye edilir. Nöbet sonrası iyileşme genellikle oldukça hızlıdır. Kişinin yaralanması halinde tıbbı yardım isteyiniz.

Epilepsi nöbeti geçiren bir kişiye geçirdiği nöbet türüne bağlı olarak ilk yardım yapılmalıdır.

Tonik Klonik Nöbetler

Bir kasılma ya da tonik klonik nöbet, kişide bilinç kaybı, vücut kaslarında ani katılaşma, yere düşme ve kasılma/sıçrama başlamasıyla belirgindir.

Nasıl yardımcı olunur:

  • Kişinin yanında kalınız – sakin olunuz.
  • Nöbetin başlayış ve bitiş saatini not ediniz/nöbet süresinin uzunluğu.
  • Kişinin yararlanmasını önleyiniz – bölgedeki sert nesneleri kaldırınız. Başının altına yumuşak bir şey koyunuz. Sıkı giysileri gevşetiniz.
  • Kişiyi yavaşça yan yatırınız – bunu, kişinin nefes almasında yardımcı olması için, mümkün olur olmaz yapmanız gerekir.
  • Kişiyle iletişim kurmaya çalışınız – böylece bilincinin açıldığını bilirsiniz.
  • Kişiye telkinde bulununuz.
  • Çevrede izleyen kişileri uzaklaştırınız.
  • Kişinin hareketlerini kısıtlamayınız.
  • Kişinin ağzına herhangi bir şey sokmaya çalışmayınız.
  • Kişi tamamen kendine gelmeden su, ilaç ya da yiyecek vermeyiniz.

Nöbet geçtikten sonra kişinin sol tarafına yatırılması gerekir. Kişi tam olarak kendine gelmeden önce az da olsa nöbet sonrası kusma riski olduğunu unutmayınız. Bu nedenle, başının yan tarafa çevrilmesi gerekir. Böylece, kusması halinde, yutması engellenmiş olur. Kişi iyileşinceye kadar yanından ayrılmayınız (5 ila 20 dakika arası).

Aşağıdaki durumlarda ambulans çağırınız:

  • Nöbetin 5 dakikadan daha uzun sürmesi ya da hemen ardından ikinci bir nöbetin başlaması.
  • Nöbet sona erdikten sonra kişinin bilincinin 5 dakika içinde yerine gelmemesi.
  • Nöbetin suda meydana gelmesi.
  • Kişinin yaralanması.
  • Kişinin hamile ya da şeker hastası olması.
  • Kişinin ilk defa nöbet geçirdiğini bilmeniz ya da düşünmeniz.
  • Emin olmamanız.

Karmaşık Kısmi Nöbet

Bu tür nöbette kişide tepkisizlik ve bilinç bulanıklığı görülebilir. Ayrıca, dudakları şapırdatma, etrafta dolaşma, ya da ellerini kontrol edememe gibi otomatik hareketler de görülebilir. Kişi, aşırı alkol ya da uyuşturucu belirtileri ile karıştırılabilen uygunsuz davranışlar sergileyebilir.

  • Bir karmaşık kısmi nöbet sırasında kişinin, yavaşça çevredeki engelleri geçmesi için yönlendirilmesini ve tehlikeli yerlerden uzaklaşmasını sağlamanız gerekebilir.
  • Nöbet sona erdiğinde aranızda destekleyici bir iletişim oluşturunuz ve kişiye iyi olup olmadığını sorunuz.
  • 15 dakika sonra kişi kendine gelmeye başlamazsa ambulans çağırınız.

Dalma Nöbeti

Dalma (absans) nöbeti kısa bir süre için bilinç kaybına neden olur. Kişi gözlerini dikip sabit

bakar, gözler yukarı doğru kayabilir ve titreyebilir. Bu durum hayale dalma ile karıştırılabilir.

Nöbetin geldiğini biliniz, kişiye telkinde bulununuz ve nöbet sırasında kaçırılmış olabilen her

türlü bilgiyi tekrar ediniz.

Suda Meydana Gelen Epilepsi Nöbetlerinde İlk Yardım

Belirli durumlarda bilinç kaybı özellikle tehlikelidir ve rutin işlemlerin ötesinde acil durum bakımı uygulanması gerekir. Suda meydana gelen epilepsi nöbetinin yaşamsal tehlikesi vardır.

Bir kişinin suda (sözgelimi, banyo veya yüzme havuzunda) epilepsi nöbeti geçirmesi durumunda aşağıda belirtilenlerin yapılması gerekir:

  • Sudaki kişiye, yüz ve başının su yüzeyinde kalmasını sağlamak için başını arkaya yaslayarak destek olunuz.
  • Nöbetin aktif hareketleri biter bitmez kişiyi sudan çıkarınız.
  • Kişinin nefes alıp almadığını kontrol ediniz. Almıyorsa, derhal Cardiopulmonary Resuscitation – CPR (Kalp Masajı ve Suni Teneffüs) uygulamaya başlayınız.
  • Ambulans çağırınız. Kişi tamamen iyileşmiş görünse bile tam bir sağlık kontrolünden geçmesi gerekir. Su yutma, akciğer ya da kalbin hasar görmesine neden olabilir.

Önlem: Nöbetin yüzme etkinliği sırasında suyun dışında meydana gelmesi halinde, kişi tamamen iyileşmiş görünse bile, o gün yüzmeye ya da yaptığı su sporuna ara vermelidir.

Tekerlekli Sandalyede İlk Yardım

Bir kişinin ya da çocuğun:

Bir tekerlekli sandalyede

Bir otobüs, tren ya da tramvayda

Çocuk arabası ya da pusette bağlı otururken epilepsi nöbeti geçirmesi halinde

Sakin Olun, Durun ve Gözleyin

Nöbeti durdurmaya çalışmayınız.

Kişinin ağzına herhangi bir şey koymayınız.

Oturdukları yerden kaldırmaya çalışmayınız – birçok durumda sandalye biraz destek sağlar.

Bununla beraber, kişinin ağzında yiyecek, su ya da kusmuk olması durumunda, derhal oturduğu yerden kaldırılması ve yan yatırılması gerekecektir.

Bunun geçersiz olması halinde aşağıdaki talimatları izleyiniz:

Bir nöbet sırasında:

  • Emniyet kemerinin olmadığı durumlarda düşmesini önleyerek kişiyi koruyunuz.
  • Tekerlekli sandalye ya da pusetin güvenli olmasını sağlayınız.
  • Başını destekleyerek kişiyi koruyunuz. Başlık yoksa başın altına konulacak yumuşak bir destek yardımcı olacaktır.
  • Çevredeki, özellikle kişinin kol ve bacaklarının yaralanmasına neden olabilecek her türlü sert nesneyi kaldırmanızın gerekip gerekmediğini kontrol ediniz.
  • Soluk yolunun kapalı olması durumunda, bazen nöbet sona erdiğinde kişinin tekerlekli sandalyeden alınması gerekebilir.

Kişinin bilinci genellikle birkaç dakika içinde açılır.

Kişiye telkinde bulununuz ve kendisine ne olduğunu açıklayınız. (2)

Epilepsi Tanısı Almış Hastada Tedavi Yaklaşımı

(AEİ), epilepsi tanısından emin olunduğunda başlanmalıdır.

AEİ başlama kararı, eğer uygunsa hasta birey, ailesi ve uzman doktor arasında tedavinin risk ve yararları tam olarak tartışılarak alınmalıdır. Risk-fayda oranı tam olarak bilgilendirildikten sonra bile bazı hasta ve ailelerin AEİ almayı kabul etmeyebilecekleri de bilinmelidir. Genel eğilim AEİ tedavisinin 2. nöbetten sonra başlanması yönündedir.

AEİ’lerin ilk nöbetten sonra başlanması aşağıdaki durumlarda düşünülmelidir:

  • Hastada nörolojik defisit varsa
  • EEG’de patolojik bulgular varsa
  • Hasta ve/veya ailesi ikinci nöbet riskini göze almak istemiyorsa
  • Magnetik rezonans görüntülemede (MRG) yapısal lezyon varsa

Tedavinin hedefi yan etkiler olmaksızın nöbetsizlik halini sağlamaktır, bazen yan etki nöbetin kendisinden daha fazla negatif etki yaratmaktadır. Tedavi kararı verilen kişide en iyi nöbet kontrolünü oluşturacak ve en iyi tolere edilecek ilacı öngörmek sıklıkla zordur. Yeni başlayan epilepside monoterapi için kabul edilmiş olan pek çok AEİ olması nedeniyle ilk tercih kafa karıştırıcı olabilir.

Tedavi planı yapılırken kişiye özgü yaklaşım benimsenmeli ve şu faktörler değerlendirilerek AEİ seçilmelidir:

  • Hastanın yaşı,
  • Cinsiyeti,
  • Nöbet tipi,
  • Epilepsi sendromu,
  • Başka aldığı ilaçlar ve varsa hastalıkları,
  • Hayat tarzı ve tercihleri
  • Ayrıca, ilaç farmakokinetiği iyi bilinmelidir.

Çalışmalar yeni tanı almış epilepsili hastalarda ilk denenen antiepileptik ile yaklaşık %40-50 oranında nöbetsizliğin sağlandığını göstermiştir. Bir kez nöbetsizlik sağlandıktan sonra hasta yan etki varlığında bile tedaviyi değiştirmeye gönüllü olmayabilir. Hasta veya doktor ilaç değiştirerek nöbet tekrarı riskini göze almak istemeyebilir ve hasta yıllarca aynı AEİ ile kalabilir. Bu nedenle başlangıç tedavisi kararı kritiktir.

Epilepsi Sendromu:

İlk değerlendirilmesi gereken konudur. Nöbet kontrolü tedavinin öncelikli amacıdır ve pek çok AEİ belirli tip epilepsileri tedavi ederken diğerlerinde etkisiz kalabilir. Dar spektrumlu antiepileptik ilaçlar özel sendromlarla birlikte veya spesifik bir kategori içinde (fokal/jeneralize) olan nöbetlerin kontrolünde daha fazla etkilidir. Geniş spektrumlu olan AEİ’ler değişik epilepsi ve nöbet tiplerine etkilidir.

Fokal epilepsileri tedavi eden dar spektrumlu AEİ’ler: Karbamazepin (CBZ), Okskarbazepin (OXC), (GBP), Pregabalin (PGB), Tiagabin (TGB) ve (ESL) . Bu ilaçların birçoğu miyokloni ve absans gibi bazı jeneralize nöbetleri kötüleştirebilir.

Vigabatrin (VGB) dar spektrumlu olmakla birlikte infantil spazmların tedavisinde çok etkilidir. Primer olarak jeneralize epilepsi sendromlarını tedavi eden dar spektrumlu ajanlar Rufinamid (RUF) (özellikle Lennox-Gastaut sendromundaki atonik nöbetler için) ve etosuksimid’dir (özellikle absans nöbetleri için). Bunlar parsiyel epilepsi durumlarında tipik olarak kullanılmazlar.

Fokal ve jeneralize epilepsilerin her ikisine de uygun olan geniş spektrumlu AEİ’ ler: Levetirasetam (LEV), Lamotrijin (LTG), Topiramat (TPM), Felbamat (FBM), Zonisamid (ZNS), Valproik asit (VPA), Perampanel (PER).

Levetirasetam miyoklonik nöbetlerde daha etkilidir. Lamotrijin bazen miyoklonik nöbetleri arttırabilir fakat tonik-klonik nöbetlerde etkili olabilir. Absans nöbetlerinin kontrolünde VPA ve etosüksimid (ESM) LTG’e üstündür. Tüm jeneralize nöbetlerde VPA LTG’e üstündür. Fenobarbital ve (PHT) geniş spektrumlu olarak değerlendirilmekle birlikte absans nöbetlerini tetikleyebilir veya etkisiz kalabilirler.

Ayrıca Lennox-Gastaut Sendromu ve miyoklonik nöbetlerde kötüleşme görülmüştür. Kompleks parsiyel nöbetlerin kontrolünde CBZ VPA’dan üstündür fakat jeneralize tonik klonik nöbetlere ilerleyen parsiyel nöbetlerin kontrolünde birbirine eştir. Perampanel daha önce fokal nöbetler üzerine bilinen etkinliğine ek olarak primer jeneralize tonik klonik nöbetlerin tedavisinde de çok etkili bulunmuştur. Bazı yeni AEİ’ler (örneğin lakozamid (LCM), Ezogabine (EZG) sadece fokal epilepsiler için test edilmiştir ve spektrumları henüz bilinmemektedir.

Çalışmalar tanı konulma aşamasında fokal ya da jeneralize sınıflamasının ancak yarısında yapılabildiğini göstermiştir, kesin ayrım yapılamamışsa geniş spektrumlu bir AEİ seçmek uygundur.

İlaca başlama/ Dozaj

İlk seçenek antiepileptik ilaç optimal dozlarda kullanılırken nöbetler devam ediyorsa epilepsi tanısı ciddi olarak yeniden gözden geçirilmelidir.

Mümkünse monoterapi tercih edilmeli ve eğer ilk ilaç etkili olmazsa ikinci ilaçla monoterapi önerilmektedir. Eğer başlanan AEİ yan etki yapar ya da nöbetler devam ederse ikinci ilaç başlanmalı (ilk seçeneklerden bir başka ilaç veya ikinci seçeneklerden biri); tolere edilebilen maksimum doza yavaşça çıkıldıktan sonra ilk ilaç yavaşça kesilebilir. Eğer ikinci ilaç da yardımcı olmazsa, yan etki ve etkiler gözetilerek, bir başka ilaç başlanmadan, ya ilk başlanan ya da ikinci başlanan ilaç kesilebilir. Kombine ilaç tedavisi, yalnızca, monoterapi denemesinde nöbetsizlik durumu sağlanamazsa tavsiye edilmektedir.

Kombine tedavi de tatmin edici sonuç vermezse, ilaç rejimi, mono veya kombine tedavi biçiminde, etkinlik ve yan etkiler hasta tarafından kabul edilebilir düzeyde olacak şekilde yeniden değiştirilir.

Yeni tanı almış hastalar seçilen ilaç terapötik düzeylere ulaşana kadar yeni bir nöbet açısından risk altındadır. Bu hızla titre edilen veya terapötik dozlarda başlanabilen ilaçlar için bir avantaj sağlar. Bazı AEİ’ ler, LTG, TPM ve ZNS gibi, tipik olarak uzun titrasyon gerektirir ve bazı hastalarda kullanımlarını kısıtlayabilir. CBZ tipik olarak 1-2 haftada titre edilebilir. OXC, ESL, LCM, LEV, GBP ve PGB’e terapötik dozlarda başlanabilir fakat yavaş titre edildiklerinde daha iyi tolere edildikleri gösterilmiştir.

Güvenilirlik ve tolerabilite

Geniş ve dar spektrumlu kategorisinde olan pek çok AEİ ‘’birinci basamak’’ olarak değerlendirilir. Yeni tanı almış epilepsili hastaların nöbetleri kronik hastalara göre tedaviye daha iyi yanıtlıdır. Pek çok etkili ilaç olduğu için bu hastalar güvenli ve iyi tolere edilen bir ilaçla tedavi edilmelidir.

Daha eski AEİ’ler genellikle güvenli olmakla birlikte karaciğer yetmezliği, aplastik anemi, ciddi alerjik reaksiyonlar gibi yaşamı tehdit eden yan etki riskleri de vardır. Ayrıca uzun süreli kullanımlarında dişeti hiperplazisi, nöropati, konnektif doku hastalığı ve osteopeni gibi yan etkiler yapabilirler.

Yeni AEİ’ler içinde VGB’nin kalıcı görme alanı defekti yapabilmesi dışında uzun süreli kullanıma bağlı bildirilmiş majör bir yan etki yoktur. Yeni AEİ’ler eskilere göre daha iyi tolere edilebilmektedir

Başka komorbid/medikal durumu olan hastalarda AEİ seçimi

Hipersensitivite: Daha önce AEİ’lere veya başka bir ajana karşı döküntü/hipersensitivite öyküsü olan hastalarda böyle bir reaksiyon oluşturmayacak ilaç seçilmelidir. Lamotrijin bu hastalar için optimal bir seçenek olmayabilir.

Fenobarbital, CBZ ve PHT arasında çapraz duyarlılık olduğu akılda tutulmalıdır.

Levetirasetam, GBP, PGB ve VPA düşük hipersensitivite riskine sahiptir ve iyi bir seçenek olabilirler.

Kilo: VPA, GBP, PGB ve CBZ gibi kilo artışı yapan ilaçlar obez hastalarda optimal bir seçenek değildir. Topiramat ve ZNS gibi kilo kaybettiren ilaçlar bu grup hastalarda tercih edilebilir fakat çok zayıf ve yeme bozukluğu olanlarda kaçınılmalıdır.

Böbrek taşı: TPM ve ZNS taş oluşumu için yatkınlık yaratırlar. Böbrek taşı öyküsü olan hastalarda özel bir neden yoksa kullanımlarınmdan kaçınılmalıdırlar.

Karaciğer enzim indüksiyonu

Bir çok eski jenerasyon AEİ sitokrom P450 sistemi üzerinden karaciğer metabolizmasında değişikliğe neden olmaktadır. Fenitoin, CBZ, PB ve PRM primidon güçlü karaciğer enzim indükleyicisidir. Daha yeni jenerasyon AEİ’lerin karaciğer enzim indükleyici özelliği ya yoktur ya da sadece minimal indükleyici bir etkisi vardır. İndüklenme yarı-ömürde kısalmaya neden olduğundan daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bilinen eşzamanlı ilaç kullanımı ve komorbiditeleri olan hastalarda yeni bir AEİ başlarken bu husus göz önünde tutulmalıdır.

Yeni tanı alan nöbetlerde tedavi

İki ya da daha fazla sayıda geçirilen nöbet sonrası tedavi başlanmalıdır. Tedavinin amacı antiepileptik ilaçların belirgin yan etkisi olmaksızın nöbetlerin tam olarak kontrol altına alınabilmesidir. AEİ’lerin karşıt etkileri ve eğer varsa eşlik eden diğer hastalıklar ya da kullanılan ilaçlar da göz önüne alınarak nöbet ya da sendrom tipine uygun ilaç seçilmelidir.

Parsiyel (fokal) başlangıçlı nöbetlerin tedavisinde yavaş-salınımlı CBZ , PHT , VPA, LEV, ve ZNS etkinliği en iyi olan ilaçlardır. Gabapentin, LTG, OXC ve TPM da iyi seçeneklerdir.

Ama bir yıla kadar etkinlik takibi yapan klinik çalışmalarda daha zayıf oldukları bildirilmiştir. Ancak LTG ile PGB’nin karşılaştırıldığı bir çalışmada LTG daha etkili bulunmuştur.

Okskarbazepin, TPM, LTG, ve GPB 1980’lerde geliştirilen ve 1990’larda onaylanan yeni ilaçlardır. Bundan dolayı, bunların yeni ilaç olarak kabul edilip edilmeyeceği de halen tartışma konusudur. Bu ilaçların eski AEİ’ler kadar etkili olup daha az yan etkiye sahip olduklarına karar verilmesi için halen daha çok veriye ihtiyaç vardır.

Jeneralize tonik-klonik nöbetlerin tedavisinde yine eski ilaçlar ilk sırada gelmektedir. Ancak, tonik-klonik nöbetlere yol açan nöbet sendromu bilinmeyen bir hastada PHT ve CBZ gibi sodyum kanal blokerleri kullanımı altta yatan miyoklonik ve absans nöbetlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Etosüksimid tipik absans nöbetleri için LTG ve VPA ile kıyaslandığında en iyi seçenektir.

Özet ve Sonuçlar

İki ya da daha fazla sayıda geçirilen nöbet sonrası tedavi başlanmalıdır. Tedavinin amacı antiepileptik ilaçların belirgin yan etkisi olmaksızın nöbetlerin tam olarak kontrol altına alınabilmesidir. Epilepsi hastasında AEİ seçimi dikkatle yapılmalı, AEİ’lerin karşıt etkileri ve eğer varsa eşlik eden diğer hastalıklar ya da kullanılan ilaçlar da göz önüne alınarak nöbet ya da sendrom tipine uygun ilaç seçilmelidir. Yeni başlangıçlı epilepsisi olan bir hastanın tedavisinde hekim bir çok faktörü göz önünde bulundurarak en uygun AEİ’i seçmelidir. Bundan dolayı hekimin AEİ’ların etkinliğini ve yan etkilerini iyi bilmesi gerekmektedir.

Tedavide Genel prensipler (Algoritma 4)

  1. Tedaviye monoterapi ile başlanmalıdır
  2. Düşük dozla başlayıp, kademeli doz artışı yapılmalıdır
  3. Günlük aktiviteleri engellemeyecek şekilde günlük 2 doz verilebilen uzun etkili formlar tercih edilmelidir
  4. İlaç uyumuna dikkat edilmelidir
  5. Nöbetlerin tekrarladığı olgularda ilaç dozu maksimum farmokolojik doza ya da maksimum tolere edilebilecek doza kadar çıkılmalıdır
  6. Yanıt alınamayan olgularda diğer alternatif ilaca geçilmelidir
  7. İlaç değişimi sonrası ilk ilaca yanıt alınamayan olguların ancak % 20’sinde nöbetlerin kontrol altına alınabileceği akılda tutulmalıdır
  8. Tedaviye yanıt alınamayan olgularda; tedaviye uyum, ilaç düzeyleri, ilaç etkileşimleri, araya giren nöbeti tetikleyebilecek diğer faktörler araştırılmalı, gerekirse tanı tekrar gözden geçirilmeli, progresif nörolojik hastalıklar dışlanmalıdır.
Antiepileptik ilaçların etkili olduğu nöbet tipleri
Antiepileptik İlaç Etkili olduğu nöbet tipi
Benzodiazepinler Geniş spektrum
Etosüksimid Absans
Felbamat Geniş spektrum
Fenitoin Fokal, Jeneralize tonik- klonik
Fenobarbital Fokal, Jeneralize tonik- klonik
Gabapentin Fokal, Jeneralize tonik- klonik
Karbamazepin Fokal, Jeneralize tonik- klonik
Lamotrijin Fokal
Lakozamid Fokal, Jeneralize tonik- klonik, Absans
Levetirasetam Fokal, Jeneralize tonik- klonik, Miyoklonik
Okskarbazepin Fokal, Jeneralize tonik- klonik
Tiagabin Fokal
Topiramat Geniş spektrum
Valproat Geniş spektrum
Vigabatrin Fokal, Epileptik Spazm
Zonizamid Fokal, Jeneralize tonik- klonik, Miyoklonik

Antiepileptik İlaç Tedavisi Ne Zaman ve Nasıl Bırakılmalıdır?

Antiepileptik ilaç (AEİ) tedavisi, nöbetleri önlemek ve epilepsiyi kontrol etmek için kullanılan temel uygulamadır. AEİ’lar monoterapi veya kombinasyon tedavisi olarak kullanıldıklarında olguların %50-70’de etkili olmalarına rağmen, uzun süreli kullanımda bilişsel ve davranışsal değişiklikler gibi yan etkilere sahiptir. Bu nedenle, nöbetlerin uzun süreli remisyonda olduğu hastalarda ilaçların kesilmesi hastanın yararına olabilir.

Böylece hastalar her gün düzenli ilaç kullanmak zorunda kalmaz; sosyal stigmaya yol açtığı bilinen epilepsi gibi bir hastalık söz konusu olduğundan kişinin benlik saygısı artar, sağlıklı olma algısı değişir. Motor koordinasyon, bilişsel işlevler, bellek ve konsantrasyonda düzelme görülür. Ayrıca bazı AEİ’ların birlikte olan diğer medikal durumlar veya kullanılan ilaçlar (oral kontraseptif, antibiyotikler, antipsikotikler, immunosupresifler, antineoplastikler, diğer AEİ’lar) ile olumsuz etkileşmesi önlenmiş olur. Bununla birlikte, AEİ’ların kesilmesi için en uygun zamanlama halen bilinmemektedir.

Antiepileptik ilaç tedavisinin kesilmesi, en az 2-4 yıl nöbetsiz geçen bir süreden sonra göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi kesimi ile ilgili riskler ve potansiyel yararları hasta ile dikkatlice tartışıldıktan sonra karar verilmelidir. Tedavi kesimi sırasında prognozla ilgili faktörlerin yanı sıra, devam eden AEİ tedavisinin yan etkileri, bireyin yaşam tarzı, hem tedavinin devam etmesine hem de nüks olasılığına karşı hastanın tutumu değerlendirilmelidir.

Antiepileptik ilaç kesilmesi sırasında hastanın yaşı dikkate alınmalıdır. Genel olarak, nöbet nüksü riski erişkinlerde çocuklardan daha fazladır. Çünkü yüksek oranda spontan remisyon gösteren epilepsi sendromları (Rolandik epilepsi ve çocukluk çağı absans epilepsisi gibi) tipik olarak çocuk yaş grubunda görülür. Nöbet nüksünün erişkinde daha ciddi psikososyal sonuçları (ehliyetinin geri alınması, işini kaybetmek vb.) olabilir, bununla birlikte uzun süreli ilaç kullanma ile ilişkili sıkıntılar da hafife alınmamalıdır.

Antiepileptik ilaç tedavisinin kesilmesinden sonra nöbetsiz kalma olasılığı, çocuklar için ilk yılda %66-96, ikinci yılda %61-91 ve erişkinler için ilk yılda %39-74, ikinci yılda %35-57’dir. AEİ kesilmesinde sonra nüks oranı ilk 12 ayda (özellikle ilk 6 ayda) en yüksektir, izleyerek zaman geçtikçe düşmeye başlar.

Nöbet nüksünün ortalama riskten daha fazla olacağının göstergeleri, ergen başlangıçlı epilepsi (juvenile miyoklonik epilepsi dâhil), parsiyel nöbetler, altta yatan nörolojik bozukluk, çocuklarda ilaç kesilmesi sırasında anormal EEG bulgularının olmasıdır. Birden fazla nöbet tipinin olması durumunda nöbet tekrarlaması riski yüksektir. Semptomatik nöbetler ve ilişkili faktörler (anormal nörolojik bulgular ve mental retardasyon) ilaç kesilmesinde sonra yüksek oranda nöbet nüksünün göstergesidir. Nöbet tekralama riski semptomatik epilepsili hastalarda idiyopatik epilepsili hastalara göre daha yüksektir.

Nöbet nüksünün ortalama riskten daha az olacağının göstergeleri, çocukluk çağı başlangıçlı epilepsi, idiyopatik jeneralize epilepsi, çocuklar için ilaç kesilmesi sırasında EEG’nin normal olmasıdır.

Uzun süreli AEİ kullanmanın risk-yarar (kazanç) oranı göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklarda, doğurma çağındaki kadınlarda, diğer hastalıkları olan kişilerde, ilaçların yan etkilerine aşırı maruz kalabilecek yaşlılarda ilaca devam edilmesi daha olumsuz olabilir.

Çocuklarda EEG patolojilerinin, AEİ kesilmesi sırasında prognostik önemi vardır. Ancak erişkinlerde EEG’nin AEİ kesilmesi sonrasında prognozu öngörmedeki değeri tartışmalıdır. EEG anomalilerinin varlığı, en azından çocuklarda, nöbet tekrarlama riskinin yüksek olacağını düşündürse de, EEG’nin prediktif rolünün teknik kayıt işlemi ve yorumlanması konusunda standartlaştırılmış prosedürlerin ışığında aydınlatılması gerekir. Anormal EEG bulguları, özellikle paroksizmal aktivite, nöbet nüks riskinde artma ile birliktedir. Ancak bu aynı zamanda epilepsi türüne de bağlıdır. Bu nedenle sadece EEG bulgularından ziyade nöbet ve epilepsi sendrom sınıflaması başlıca prognozu belirleyen faktördür. AEİ kesilmesi sırasında veya öncesinde anormal EEG bulgularının öneminin yanı sıra tedavi kesildikten sonra da EEG bulgularındaki anormallikler nöbet nüksü riskini arttırmaktadır.

Antiepileptik ilaç kesilmesinden sonra epilepsinin uzun süreli prognozunun tedavinin özelliklerinden etkilendiğini (örneğin AEİ kesilmesi öncesinde tedavinin başlangıç zamanı ve süresi, spesifik ilaçlar gibi) gösteren kanıt yoktur. Buna karşın hastalığın başlangıcından sonra tedaviye yanıt, hastalığın ağırlığının (bir ölçüde epileptik sendromun) yansımasıdır. Hastalığın başlangıcındaki tedavi yanıtı uzun süreli seyrin belirlenmesinde önemlidir. AEİ başlanmasından sonra nöbet geçirilmesi ve birden fazla AEİ kullanımı, tedavi kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrarlama riskinin yüksek olacağını düşündürür. Tedavi sırasında veya öncesinde nöbet sıklığının yüksek olması, status epileptikus öyküsü (30 dakikadan uzun süren konvulsiyon) kötü prognoz göstergesi olabilir. Cins ve aile öyküsünün nöbet nüksü üzerine herhangi bir etkisi yoktur.

Hastalığın zaman içindeki seyri ve geçmiş nöbet sıklığı, gelecekteki nöbet riskini belirlemede önemlidir. İyi tanımlanmış bazı sendromlar (juvenil miyoklonik epilepsi ve santrotemporal dikenli selim epilepsi gibi) farklı prognoza sahiptir. Juvenil miyoklonik epilepside tedavi kesildikten sonra nöbet tekrarlama potansiyeli yüksektir.

Santrotemporal dikenli selim epilepsisi ise birçok hastada spontan remisyonla birliktedir. Şimdiye kadar yapılmış çift kör randomize kontrollü tek çalışmada, en az 2 yıl nöbetsiz olan hastalarda randomizasyondan bir yıl sonra nöbet nüksü, AEİ kesilen grupta %15, ilacına devam edenlerde %7 bulunmuştur. İlaç almaya devam eden grupla karşılaştırıldığında AEİ kesilen grupta daha fazla hastada nöropsikolojik performansta iyileşme saptanmıştır. Ancak yaşam kalitesi açısından iki grup farklı bulunmamıştır.

Antiepileptik ilaç kesilmesinden önce, şayet nöbet nüksü olursa tedavinin tekrar yerine konmasının nöbet kontrolünü sağlayıp sağlamayacağı göz önünde tutulmalıdır.

Geniş randomize kontrollü çalışmalarda, ilaç kesilmesinin uzun süreli prognozu değiştirdiğine dair kanıt olmamasına rağmen, son yıllarda bazı hastalar için nöbet kontrolünün tekrar kazanılmasının bir yıldan fazla sürebileceği vurgulanmaktadır.

Olguların %19’unda ilacın yeniden başlanması, daha önceki kadar nöbet kontrolü sağlamamaktadır. Nüks sonrası kötü prognozla ilişkili faktörler, semptomatik epilepsi, fokal epilepsi, kognitif bozukluklardır. Çocukluk çağı idiyopatik epilepsi sendromları veya nadir nöbetleri olanlar hariç bırakılırsa, nöbetsiz olan hastalarda ilaç kesilmesinin ciddi ve önemli risklerinin tartılması gerekir.

İlaç kesilmesi kararı, bireyselleştirilmelidir. Risk ve olumsuz etkileri, erişkinde çocuklardan fazladır. Erişkinlerde ilacın hangi hızda kesilmesi gerektiğine rehberlik edecek kanıtlar yetersiz olmasına rağmen, süreç kademeli olmalı ve 2-3 aydan daha az sürmemelidir. Barbitürat ve benzodiazepinlerin kesilmesinde, ilaç kesilmesine bağlı semptomlar ve/veya nöbet nüksü olasılığı dikkate alınarak süre daha uzun (en az 6 ay) olmalıdır. Birden fazla ilaç kullanan hastalarda önce bir tanesi kesilmeli, sonra diğer ilacın kesilmesi planlanmalıdır. Nöbet nüksü görülürse, en son doz azaltımı geri alınmalıdır.

Amerikan Nöroloji Akademisi (1996), AEİ kesilme kararlarında hekimlere yardımcı olmak için tasarlanmış parametreler geliştirmiştir. Belli klinik özellikler ile remisyonun önceden tahmin edilebileceği düşünülmüştür. AEİ ile nöbetlerin kontrol altında olduğu süre ne kadar uzunsa prognozun o kadar iyi olacağı ileri sürülmüştür.

Başarılı şekilde ilaç kesilmesi şansını işaret eden bulgular:

  • AEİ tedavisi altında 2-5 yıl nöbetsiz dönem geçirilmesi
  • Fokal veya jeneralize tek tip nöbetin olması
  • Normal nörolojik muayene ve normal IQ
  • Tedavi ile EEG’nin normal olması

Erken (nöbetsiz geçen 2 yıldan önce) ve geç dönemde (nöbetsiz geçen 2 yıldan fazla) AEİ kesilmesinin karşılaştırıldığı çalışmalarda, nöbetsiz geçen iki yılı doldurmadan AEİ kesilmesi durumunda, nöbet nüksü riskinin %34 oranında arttığı bildirilmiştir. Parsiyel epilepsilerde, nüks riski kesilme zamanına bakılmaksızın jeneralize epilepsilerden fazladır. Bununla birlikte, parsiyel nöbetler basit veya rolandik dikenlerin eşlik ettiği selim karakterde ise nüks riski kompleks parsiyel nöbetlerden daha azdır.

Jeneralize epilepsilerde erken veya geç dönemde AEİ kesilmesi arasındaki farklar açık değildir, ancak AEİ’ların geç dönemde kesilmesinde daha düşük risk gelişmesi eğilimi vardır. Absans nöbetlerinde nüks riski genel olarak daha azdır, ancak AEİ’ların erken kesilmesinde nüks riski yine de yüksektir.

Çocuklarda, özellikle parsiyel nöbetler ve anormal EEG bulgusu eşlik ettiğinde, AEİ’ların nöbetsiz geçen en az iki yıldan önce kesilmesi, nöbetsiz iki veya daha fazla yıl beklenmesine göre nöbetlerin yüksek tekrarlama riski ile birliktedir. Çocuklarda iki yıldan önce AEİ tedavisine devam edip etmeme kararı altta yatan epilepsi sendromuna dayanmalıdır. Epilepsisi iki yaşından önce veya 10 yaşından sonra başlayan çocuklarda AEİ kesilmesini izleyerek nüks riski fazladır. Bu sonuç spesifik yaş gruplarında daha sık görülen daha ağır seyreden belli epilepsi türleri ile ilişkili olabilir. Jeneralize nöbetleri olan çocuklarda AEİ’ların en uygun ne zaman kesilmesi gerektiğine dair kanıtlar yoktur. Ayrıca nöbetsiz erişkinlerde AEİ’ların en uygun kesilme zamanına rehberlik edecek kanıt yoktur.

AEİ kesilmesi için uygun zamanın ve nüks için risk faktörlerinin belirlenmesi için, özellikle erişkinlerde ve jeneralize nöbetleri olanlarda, randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.

AEİ kesilmesine rehberlik edecek birincil kanıta dayalı genel özellikler tanımlanmıştır:

Erişkinlerde AEİ kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrarlama riskinin düşük olduğunu düşündüren özellikler:

  • İlaç kesilmesinden önce nöbetsizlik süresi

Erişkinlerde AEİ kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrarlama riskinin yüksek olduğunu düşündüren özellikler:

  • Fokal nöbet öyküsü
  • Miyoklonik nöbet öyküsü
  • Tonik-klonik nöbet öyküsü
  • AEİ başlanmasından sonra nöbet geçirilmesi
  • Birden fazla AEİ kullanımı

Çocuklarda AEİ kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrarlama riskinin düşük olduğunu düşündüren özellikler:

  • Nöbetsiz geçen süre (2 veya daha fazla yıl)

Çocuklarda AEİ kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrarlama riskinin yüksek olduğunu düşündüren özellikler:

  • Fokal nöbet öyküsü
  • EEG’de epileptiform anomaliler
  • Öğrenme güçlüğü

Nöbetsiz bir hastada AEİ kesilmesi sırasında göz önünde bulundurulması gereken kriterler Tablo ’da özetlenmiştir. (3)

Nöbetsiz bir hastada AEİ kesilmesi sırasında göz önünde

bulundurulması gereken kriterler

AEİ kesilmesinin riskli olduğu durumlar AEİ kesilmesi lehine olan faktörler
Ergenlikte başlangıç Çocukluk çağında başlangıç
Erişkin başlangıç İleri yaşta başlangıç
Parsiyel epilepsi İdiyopatik jeneralize epilepsi
Juvenil myoklonik epilepsi Santrotemporal dikenli selim epilepsi
Altta yatan nörolojik hastalık Normal EEG (çocuklarda)
Anormal EEG (çocuklarda) Çocuk doğurma çağında olan ve gebelik planlayan kadınlar
Riskli işlerde çalışma Komorbidite, diğer ilaç kullanımı

Epilepsi İlaçları

Sıra / Epilepsi İlaçları
1.              Alyse 150 mg 56 Kapsül
2.             
3.              Alyse 300 mg 56 Kapsül
4.              Alyse 75 mg 14 Kapsül
5.              As-Topiram 200 mg 60 Tb
6.              Baxant Plus B12 150/1 mg 60 Tb
7.              Baxant Plus B12 225/1 mg 60 Tb
8.              Baxant Plus B12 25/1 mg 60 Tb
9.             
10.          Baxant Plus B12 75/1 mg 60 Tb
11.          Benvida 10 mg/ml 20 ml 1 Flakon
12.         
13.          Benvida 150 mg 56 Tb
14.          Benvida 200 mg 56 Tb
15.          Benvida 50 mg 14 Tb
16.         
17.         
18.          Convulex 300 mg 60 Kapsül
19.          Convulex 500 mg 60 Kapsül
20.          Convulex CR 300 mg 50 Tb
21.          Convulex CR 500 mg 50 Tb
22.          Convulex Şurup 50 mg 100 ml
23.         
24.          Daylep XR 750 mg 50 Tb
25.          Depakin 200 mg 40 Tb
26.          Depakin 400 mg/4 ml IV 4 Flakon ve Çözücü Ampül
27.          Depakin 500 mg 40 Tb
28.          Depakin Chrono 500 mg 30 Tb
29.         
30.          Diacomit 250 mg 60 Saşe
31.          Diacomit 500 mg 60 Kapsül
32.          Epanutin 100 mg 100 Kapsül
33.          Epanutin Parenteral Ready Mixed 250 mg 5 Ampül
34.         
35.          Epitam 1000 mg 50 Tb
36.          Epitam 250 mg 50 Tb
37.         
38.          Epitoin 250 mg/5 ml Ampül
39.          Epixx 1000 mg 50 Tb
40.         
41.         
42.          Epixx 750 mg 50 Tb
43.          Epixx Şurup 100 mg/ml 300 ml
44.          Epixx XR 500 mg 50 Tb
45.          Epixx XR 750 mg 50 Tb
46.          Eveptin 300 mg 50 Tb
47.         
48.         
49.          Eveptin 800 mg 50 Tb
50.          Excegran 100 mg 100 Kapsül
51.          Gabaday SR 150 mg 56 Tb
52.          Gabaday SR 50 mg 56 Tb
53.          Gabaday SR 75 mg 14 Tb
54.          Gabaday SR 75 mg 56 Tb
55.          Gabaset 100 mg 20 Kapsül
56.          Gabaset 300 mg 50 Kapsül
57.          Gabaset 400 mg 50 Kapsül
58.          Gabaset 600 mg 50 Tb
59.          Gabaset 800 mg 50 Tb
60.          Gabateva 100 mg 20 Kapsül
61.          Gabateva 300 mg 50 Kapsül
62.          Gabateva 400 mg 50 Kapsül
63.          Gabateva 600 mg 50 Tb
64.          Gabateva 800 mg 50 Tb
65.          Gabtin 300 mg 50 Kapsül
66.          Gabtin 400 mg 50 Kapsül
67.          Galara 150 mg 56 Kapsül
68.          Gebbra 150 mg 56 Tb
69.          Gebbra 25 mg 56 Tb
70.         
71.          Gebbra 75 mg 56 Tb
72.          Gemuda 600 mg 50 Tb
73.          Gemuda 800 mg 50 Tb
74.          Gerica 150 mg 56 Kapsül
75.          Gerica 75 mg 14 Kapsül
76.          İvensi DC 100 mg 30 Tb
77.          İvensi DC 200 mg 30 Tb
78.          İvensi DC 25 mg 30 Tb
79.          İvensi DC 5 mg 30 Tb
80.          İvensi DC 50 mg 30 Tb
81.          Karazepin 200 mg 160 Tb
82.          Karazepin 200 mg 25 Tb
83.          Karazepin 400 mg 30 Tb
84.          Karbalex Retard 300 mg 50 Tb
85.          Karbalex Retard 600 mg 50 Tb
86.          Karberol 200 mg 160 Tb
87.         
88.          Keppra 100 mg/ml Oral Çözelti 150 ml
89.         
90.          Keppra 1000 mg 50 Tb
91.         
92.          Keppra 500 mg 50 Tb
93.          Keppra 500 mg/5 ml 10 Flakon
94.          Keppra Şurup 100 mg/ml Oral Çözelti 300 ml
95.          L-Cetam 1000 mg 100 Tb
96.          L-Cetam 250 mg 100 Tb
97.          L-Cetam 500 mg 100 Tb
98.          L-Cetam 500 mg 50 Tb
99.          Lamictal 100 mg 30 Çiğneme Tbi
100.      Lamictal 200 mg 30 Çiğneme Tbi
101.     
102.      Lamictal 5 mg 30 Çiğneme Tbi
103.      Lamictal 50 mg 30 Çiğneme Tbi
104.      Lamictal DC 2 mg 30 Çiğneme Tbi
105.      Latrigal 100 mg 30 Çiğneme Tbi
106.      Latrigal 200 mg 30 Çiğneme Tbi
107.     
108.      Latrigal 50 mg 30 Çiğneme Tbi
109.      Leptica 1000 mg 50 Tb
110.      Leptica 250 mg 50 Tb
111.      Leptica 500 mg 50 Tb
112.           Leptica 750 mg 50 Tb
113.           Lev-End 1000 mg 50 Tb
114.           Lev-End 250 mg 50 Tb
115.          
116.           Lev-End 750 mg 50 Tb
117.           Levebrain 1000 mg 50 Tb
118.           Levebrain 500 mg 50 Tb
119.           Levemax 1000 mg 100 Tb
120.          
121.           Levemax 500 mg 100 Tb
122.           Levemax 500 mg 50 Tb
123.           Levesto 750 mg 50 Tb
124.           Levetam 500 mg/5 ml 10 Flakon
125.           Lodavin
126.           Luminal 10 Tb
127.           Luminaletten 15 mg 30 Tb
128.           Lypre 100 mg 56 Kapsül
129.           Lypre 150 mg 56 Kapsül
130.           Lypre 25 mg 56 Kapsül
131.           Lypre 300 mg 56 Kapsül
132.           Lypre 50 mg 56 Kapsül
133.           Lypre 75 mg 14 Kapsül
134.          
135.           Lyrica 225 mg 56 Kapsül
136.           Lyrica 25 mg 56 Kapsül
137.          
138.           Lyrica 75 mg 14 Kapsül
139.          
140.          
141.          
142.           Matisse 50 mg 14 Tb
143.           Mysoline 250 mg 30 Tb
144.           Navarin XR 500 mg 30 Tb
145.           Neogaba 150 mg 56 Kapsül
146.          
147.           Neogaba 300 mg 56 Kapsül
148.           Neogaba 75 mg 14 Kapsül
149.           Nepitin 600 mg 50 Tb
150.           Nepitin 800 mg 50 Tb
151.           Neruda 250 mg/5 ml Oral Çözelti
152.           Neruda 300 mg 50 Tb
153.           Neruda 400 mg 50 Tb
154.           Neruda 600 mg 50 Tb
155.          
156.           Netrolex 1000 mg 50 Tb
157.           Netrolex 250 mg 50 Tb
158.           Netrolex 500 mg 50 Tb
159.           Netrolex 500 mg/5 ml 10 Flakon
160.           Netrolex Şurup 100 mg/ml 150 ml
161.          
162.           Netrolex XR 1000 mg 50 Tb
163.           Netrolex XR 500 mg 50 Tb
164.           Netrolex XR 750 mg 50 Tb
165.           Neurica 150 mg 56 Kapsül
166.          
167.          
168.           Neurica 75 mg 14 Kapsül
169.           Neurontin 100 mg 20 Kapsül
170.           Neurontin 300 mg 50 Kapsül
171.          
172.           Neurontin 600 mg 50 Tb
173.           Neurontin 800 mg 50 Tb
174.           Norafit 100 mg 56 Tb
175.          
176.           Norafit 225 mg 56 Tb
177.           Norafit 300 mg 56 Tb
178.           Paden 150 mg 56 Kapsül
179.           Paden 300 mg 56 Kapsül
180.           Paden 75 mg 14 Sert Kapsül
181.           Pagadin 150 mg 28 Kapsül
182.          
183.           Pagadin 25 mg 56 Kapsül
184.           Pagadin 300 mg 28 Kapsül
185.          
186.           Pagadin 75 mg 14 Kapsül
187.           Patyca 600 mg 50 Tb
188.           Patyca 800 mg 50 Tb
189.           Perge 150 mg 56 Kapsül
190.           Perge 25 mg 56 Kapsül
191.           Perge 300 mg 56 Kapsül
192.           Perge 75 mg 14 Kapsül
193.          
194.          
195.           Pinral 100 mg 30 Tb
196.           Pinral 200 mg 30 Tb
197.           Pinral 25 mg 30 Tb
198.           Pinral 50 mg 30 Tb
199.           Pirepsil 50 mg 56 Kapsül
200.           Prelica 150 mg 56 Kapsül
201.           Prelica 25 mg 56 Kapsül
202.           Prelica 300 mg 56 Kapsül
203.           Prelica 75 mg 14 Kapsül
204.           Regaba 150 mg 56 Kapsül
205.           Regapen 150 mg 56 Kapsül
206.           Regapen 25 mg 56 Kapsül
207.           Regapen 300 mg 56 Kapsül
208.           Regapen 75 mg 14 Kapsül
209.          
210.          
211.           Rotaleptin 400 mg 50 Kapsül
212.           Sabril 500 mg 100 Tb
213.           Snapline 25 mg 56 Kapsül
214.           Spesicor
215.           Symra 150 mg 56 Kapsül
216.           Symra 25 mg 56 Kapsül
217.          
218.           Symra 75 mg 14 Kapsül
219.           Tegretol 200 mg 160 Tb
220.          
221.           Tegretol CR 200 mg 20 Tb
222.           Tegretol CR 400 mg 20 Tb
223.           Tegretol Şurup 100 ml
224.           Teril CR 200 mg 20 tablet
225.           Teril CR 400 mg 20 Tb
226.           Tirgen 1000 mg 50 Tb
227.           Tirgen 500 mg 50 Tb
228.           Topamax 100 mg 60 Tb
229.           Topamax 200 mg 60 Tb
230.           Topamax 25 mg 60 Tb
231.           Topamax 50 mg 60 Tb
232.           Topamax Sprinkle 15 mg 60 Kapsül
233.           Topimol 100 mg 60 Tb
234.           Topimol 200 mg 60 Tb
235.           Topimol 25 mg 60 Tb
236.           Topimol 50 mg 60 Tb
237.           Trest 1000 mg 50 Tb
238.           Trest 750 mg 50 Tb
239.           Trileptal 150 mg 50 Tb
240.           Trileptal 300 mg 50 Divitab Tb
241.           Trileptal 600 mg 50 Divitab Tb
242.          
243.           Vimpat 100 mg 56 Tb
244.           Vimpat 50 mg 14 Tb
245.           Xamate 100 mg 60 Tb
246.           Xamate 25 mg 60 Tb
247.           Xamate 50 mg 60 Tb
248.           Zonegran 25 mg 14 Kapsül
249.           Zonegran 25 mg 28 Tb

Not: Bu yazı internetteki kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmış derleme bir yazıdır.

Kaynaklar:

1- http://www.pfizer.com.tr/sites/tr/sagliginiz_icin/

Pages/Epilepsi.aspx

2- http://www.epinet.org.au/downloads/File/pdf/

MulitLang/SeizureFirstAid/79073%20TURKISH%20web.pdf

3- Yeni, N. Gürses, C. (2015). Epilepsi Çalışma Grubu Tanı ve Tedavi Rehberi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2016, http://www.noroloji.org.tr/TNDData/Uploads/files/

Epilepsi%202015%20G%C3%BCncellenmi%C5%9F.pdf

Bir önceki yazımız olan Alzheimer Nedir? Alzheimer İlaçları Nelerdir? başlıklı makalemizde afazi, Alceba 10 mg 100 Tb ve Alceba 10 mg 20 Tb hakkında bilgiler verilmektedir.