Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 36.292 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, antidepresanlar, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB) İlaçları, ilaç, ilaçlar, Ritalin

Ritalin 10 mg Tablet (Prospektüs Bilgileri)

Submitted by on Temmuz 8, 2007 – 10:41 am | 12.119 Kez Görüntülendi

FORMÜLÜ
Bir tablet 10 mg içerir.
Yardımcı maddeler: laktoz.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
bir merkezi sinir sistemi uyarıcısı olup belirgin etkisi motor aktivite yerine mental aktivite üzerinedir. İnsandaki etki mekanizması tamamen anlaşılmamıştır, fakat beyin kökü aktivasyon sistemini ve korteksi aktive ederek uyarıcı etkisini gösterdiği düşünülmektedir. ’in çocuklardaki mental ve davranışsal etkilerinin mekanizması açıklıkla belirlenmemiştir ve bu etkilerin merkezi sinir sisteminin durumu ile ilişkilerini gösteren kesin bir kanıt bulunmamaktadır.
Farmakokinetik özellikleri
Emilim Oral yoldan alındıktan sonra etkin madde (metilfenidat hidroklorür) hızla ve hemen hemen tamamen emilir. Yoğun ilk geçiş metabolizması nedeniyle sistemik biyoyayarlanımı dozun ancak % 30’ u (% 11-51) kadardır. Besinlerle alınması emilimini hızlandırır fakat emilen miktarı etkilemez. 0.30 mg/kg alınmasından ortalama 1-2 saat sonra yaklaşık 40 nmol/L (11 ng/mL) olan doruk konsantrasyonlara erişilir. Ancak doruk konsantrasyonlar hastalar arasında belirgin derecede farklılıklar gösterir.
Konsantrasyon-zaman eğrisi altında kalan alan (AUC) ve doruk plazma
konsantrasyonları (Cmax) doz ile orantılıdır.
Dağılım
Kanda metilfenidat ve metabolitleri plazma (% 57) ve eritrositler (%43) arasında dağılır.
Metilfenidat ve metabolitleri plazma proteinlerine düşük oranda (% 10 – 33) bağlanırlar.
Sanal dağılım hacmi yaklaşık 13.1 L/kg’dır.
Biyotransformasyon
Metilfenidatın biyotransformasyonu hızlı ve geniş kapsamlıdır. Ana metabolit olan, ester grubu uzaklaştırılmış, α-fenil-2-piperidin asetik asit metaboliti metilfenidatın alınmasından yaklaşık 2 saat sonra plazmada, değişmemiş maddeninkinden 30 – 50 defa daha yüksek olan doruk konsantrasyonlara ulaşır. α-fenil-2-piperidin asetik asidin yarılanma ömrü metilfenidatin yarılanma ömrünün yaklaşık iki katıdır ve ortalama
sistemik klirensi 0.17 L/saat/kg’dır. Hidroksillenmiş metabolitler (yani,
hidroksimetilfenidat ve hidroksiritalinik asit) ancak küçük miktarlarda tespit edilirler.
Terapötik etkinliğinin esas olarak ana maddeye bağlı olduğu sanılmaktadır.
Eliminasyon
Metilfenidat plazmadan ortalama 2 saatlik bir yarı ömür ile elimine edilir. Sanal ortalama
sistemik klirensi 10 L/saat/kg’dır. Oral alınmasından sonra 48-96 saat içinde dozun %
78-97’si idrar, % 1-3’ü dışkı ile, metabolitleri şeklinde atılır. Değişikliğe uğramamış
metilfenidat ancak küçük miktarlarda (< % 1) idrarda görülür. Dozun çoğunluğu (% 60-
86) idrarla, α-fenil-2-piperidin asetik asit şeklinde atılır.
Hastalardaki özellikleri
Metilfenidatın hiperaktif çocuklarda ve normal erişkinlerde farmakokinetik davranışları
arasında görünür fark yoktur. Eliminasyon bilgileri, böbrek fonksiyon bozukluğu olması
halinde böbrek fonksiyonları normal olan hastalardakine göre değişmemiş metilfenidatın
böbreklerden atılmasının çok az miktarda azalacağını göstermektedir. Bununla birlikte
α-fenil-2-piperidin asetik asit metabolitinin böbreklerden atılması azalabilir.

ENDİKASYONLARI
Dikkat eksikliği bozukluğu (Attention-Deficit Hyperactivity Disorder = ) önceleri çocuklarda dikkat eksikliği bozukluğu veya beyinde minimal düzeyde işlev bozukluğu olarak bilinirdi. , , , ve çocuklarda , bu davranışsal sendromu tanımlamak için kullanılan diğer terimlerdir. Ritalin orta derece-şiddetli , , hiperaktivite, duygusal
değişkenlik, düşünmeksizin hareket etme gibi özellikler gösteren davranışsal bir sendromu olan çocukları stabilize etmek amacıyla tipik olarak psikolojik, eğitsel ve sosyal önlemler içeren kapsamlı bir tedavi programının bir parçası olarak uygulanır.
Lokalize olmayan (yumuşak) nörolojik belirtiler, öğrenme güçlüğü ve mevcut olabilir veya olmayabilir ve merkezi sinir sistemi fonksiyon bozukluğu tanısı konabilir veya konamayabilir.
ADHD Tanısı İçin Özel Hususlar
Bu sendromun spesifik etiyolojisi bilinmemektedir ve tek tanı testi mevcut değildir.
Yeterli tanı için tıbbi ve nöropsikolojik, eğitsel ve sosyal araştırma gereklidir.
Kronikleşmiş kısa süreli dikkat, dikkatin kolay dağılması, duygusal kararsızlık,
düşünmeksizin ani hareket etme ve orta derece-şiddetli hiperaktivite, minör nörolojik belirtiler ve anormal EEG genellikle bildirilen özelliklerdir. Öğrenme azalabilir veya azalmayabilir. Tanı, tüm hikayeye ve çocuğun değerlendirilmesine dayanarak yapılmalı ve sadece bu özelliklerden bir veya birkaçının varlığına dayanmamalıdır. İlaç ile tedavi bu sendromu gösteren çocukların hepsinde endike değildir. Uyarıcılar, çevresel faktörler
(özellikle çocuk suistimali) nedeniyle sekonder olarak gelişen belirtiler olan çocuklarda ve/veya psikoz dahil, primer psikiyatrik bozukluklar olan çocuklarda kullanılmaz. Uygun eğitsel yaklaşım esastır ve psikososyal girişim genellikle gereklidir. Çare olarak düşünülen önlemler tek başına yetersiz oldukları takdirde çocuktaki semptomların süre ve şiddetine göre doktor tarafından bir uyarıcı reçete edilir.

Belirtiler gündüz uyku hali, uygunsuz uyku halleri ve istemli kas tonunun aniden kaybıdır.
KONTRENDİKASYONLARI
Metilfenidata veya içerdiği maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmaz. Anksiyete, gerilim, , hipertiroidizm, , şiddetli angina pectoris ve glokom mevcudiyetinde Ritalin kontrendikedir. Ayrıca, motor tikleri olan hastalarda, kardeşlerinde tikler olan hastalarda veya ailesinde veya kendisinde Tourette Sendromu tanısı veya ailesel hikayesi olan hastalarda kontrendikedir.
UYARILAR/ÖNLEMLER
Ritalin 6 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır, çünkü bu yaş grubunda emniyet ve etkinliği tespit edilmemiştir.
Ritalin egzojen veya endojen kaynaklı, şiddetli depresyonun tedavisi için
kullanılmamalıdır. Klinik deneyimler psikotik çocuklara Ritalin verilmesinin davranış bozukluğu ve düşünce bozukluğu semptomlarını alevlendirebileceğini düşündürmektedir.
Ritalin’ in kronik suistimali belirgin toleransa ve değişik derecelerde anormal
davranışlarla birlikte psikolojik bağımlılığa yol açabilir. Aşikar psikotik haller, özellikle parenteral suistimale cevap olarak görülebilir. Mevcut klinik bilgiler çocuklara verilen Ritalin’in yetişkin ve ergenlik çağındakilerde olduğu gibi bağımlılık olasılığını artırmadığını göstermektedir.
Ritalin ile tedavi tüm dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu vakalarında endike değildir ve ancak hastalığın detaylı tanı hikayesi alındıktan ve değerlendirme yapıldıktan sonra düşünülmelidir. Ritalin; yalnızca bir ya da birkac anormal davranışsal özelliğin varlığına göre değil, çocuğun yaşına göre ve semptomların şiddeti değerlendirilerek reçete edilmelidir. Bu semptomlar akut stres reaksiyonları ile ilişkili olduğunda Ritalin ile tedavi
genellikle endike değildir. Ritalin epilepsili hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Klinik deneyim, Ritalin ile tedavi edildiklerinde bu hastaların küçük bir kısmında, nöbet sıklığında artış olabildiğini göstermektedir. Nöbet sıklığı arttığı takdirde Ritalin kullanımına son verilmelidir.
Nedensel bir ilişki teyid edilmemiş olmasına rağmen çocuklarda uyarıcıların uzun süreli kullanımında vücut ağırlığında orta şiddette azalma ve gelişmede hafif bir gecikme bildirilmiştir.
Geçmişinde bağımlılığı ve alkolizm olan hastalar gibi duygusal olarak kararsız hastalarda dikkatli olmak gerekir, çünkü bu hastalar kendiliklerinden dozu artırabilirler.
Özellikle hipertansiyonlu, Ritalin kullanan tüm hastalarda kan basıncı uygun aralıklarla izlenmelidir.
Ritalin’in uzun süreli kullanımında emniyet ve etkinlik konusundaki bilgiler tam değildir. Bu nedenle uzun süreli tedavi gerektiren hastalar dikkatle izlenmelidir. Uzun süreli tedavi sırasında periyodik olarak tam ve ayırıcı kan sayımları ve trombosit sayımlarının yapılması tavsiye edilir.
Kronik aşırı aktivite etkileri yanında depresyonu ortaya çıkarabileceğinden ilacın bırakılması sırasında dikkatli denetim gerekmektedir. Bazı hastaların uzun süreli takibi gerekebilir.
Gebelik ve emzirme
Hamile kadınlarda metilfenidatın güvenli kullanımına dair çalışmalar yapılmamıştır.
Ritalin, muhtemel yararları fetus için riskinden fazla olmadıkça, gebe kadınlara verilmemelidir. Ritalin ve/veya metabolitlerinin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Güvenlik nedeniyle emziren anneler Ritalin kullanmamalıdırlar.
Araç ve makine kullanma yeteneğine etkisi
Ritalin sersemlik ve uyuşukluğa neden olabilir. Bu nedenle, hastalar araç sürmemek, makine kullanmamak veya diğer tehlikeli olabilecek etkinlikler yapmamak konusunda uyarılmalıdır.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Sıklık ölçeği: Sık sık: ≥%10; yaygın: ≥%1 – <%10; seyrek: ≥%0.1 – <%1; ender: ≥%0.01 – <%0.1; çok ender: <%0.01
Sinirlilik ve uykusuzluk en yaygın istenmeyen etkilerdir. Bunlar tedavinin başlangıcında görülürler ve genellikle dozu azaltmak veya öğleden sonra veya akşam dozunu almamak suretiyle kontrol altına alınabilir. İştah azalması da yaygındır fakat genellikle geçicidir.
Merkezi ve periferik sinir sistemi : Yaygın olarak , uyuşukluk, sersemlik, diskinezi; ender olarak görme uyumunda güçlükler ve bulanık görme; çok ender olarak hiperaktivite, , kas krampları, koreotetoid hareketler, tikler veya mevcut tiklerin ve Tourette Sendromu’nun alevlenmesi, toksik psikoz (bazen görsel ve dokunma
duyusu ile ilgili ), geçici depresif mizaç, serebral arterit ve/veya tıkanma.
Zayıf dokümante edilmiş nöroleptik malign sendrom (NMS)a ait çok ender raporlar alınmıştır. Bu raporların çoğunda hastalar diğer ilaçlarla da tedavi olmuşlardır. Bu vakalarda Ritalin’in rolü şüphelidir.
Kardiyovasküler sistem : Yaygın olarak taşikardi, , aritmiler, kan basıncında ve kalp atım hızında değişiklikler (genellikle artış); ender olarak angina pectoris.
Gastrointestinal sistem : Yaygın olarak karın ağrısı, bulantı, . Bunlar genellikle tedavinin başlangıcında görülürler ve ilacın besinlerle birlikte alınması suretiyle hafifletilebilirler. Ağız kuruluğu.
Çok ender olarak transaminaz yükselmelerinden hepatik komaya kadar değişen anormal karaciğer fonksiyonu.
Deri ve uzantıları: Yaygın olarak döküntü, pruritus, ürtiker, ateş, artralji, saç kaybı; çok ender olarak trombositopenik purpura, eksfolyatif dermatit, multiform eritem.
Kan : Çok ender olarak lökopeni, trombositopeni, anemi.
Diğerleri : Ender olarak çocuklarda uzun süreli tedavi sırasında kilo almada orta derecede azalma ve gelişmede minör bir yavaşlama.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER
Ritalin, pressör maddeler ve MAO inhibitörleri ile dikkatle kullanılmalıdır. İnsanlarda yapılan farmakolojik çalışmalar Ritalin’in kumarin grubu antikoagülanların, bazı antikonvülsanların (ör: fenobarbiton, , primidon), fenilbutazon ve trisiklik antidepresanların metabolizmalarını inhibe edebileceğini göstermiştir. Bu ilaçların dozunu azaltmak gerekebilir.
Ritalin, guanetidinin antihipertansif etkisini zayıflatabilir.
Alkol, Ritalin dahil psikoaktif ilaçların merkezi sinir sistemi yan etkilerini artırabilir. Bundan dolayı, tedavi esnasında hastaların alkol almaktan kaçınmaları tavsiye edilir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Dozaj hastanın ihtiyaçlarına ve cevaplarına göre ayarlanmalıdır.
ADHD tedavisi için ilacın veriliş zamanı hasta için en büyük akademik, davranış ve sosyal açıdan en zor olan gün içi dönemlere rastlatılmaya çalışılmalıdır.
Ritalin’e düşük dozlarla başlanarak haftalık aralarla artışlar yapılmalıdır. 60 mg’dan daha yüksek günlük doz tavsiye edilmemektedir.
Doz ayarlamasından bir ay sonra semptomlar düzelmezse ilaç kesilmelidir.
Semptomlar kötüleşir veya diğer yan etkiler görülürse ilacın dozu azaltılır veya gerekirse ilaç kesilir.
Eğer ilacın etkisi akşam çok erken yokolursa, davranış bozukluğu ve/veya uykusuzluk görülebilir. Normal tabletin akşam dozu bu problemin çözümünde yardımcı olabilir.
Çocuğun durumunu değerlendirmek için Ritalin periyodik olarak kesilmelidir. İlaç geçici veya kalıcı olarak kesildiğinde düzelme devam edebilir.
İlaç ile tedavi süresi belirsiz olmamalıdır. İlaç genellikle ergenlik sırasında veya ergenlikten sonra kesilebilir. Ancak, ADHD ergenlik döneminde devam edebilir bu nedenle puberte sonrası bu hastalara Ritalinle tedaviye devam edimesi yararlı olabilir.
Çocuklar (6 yaş ve üzeri) Günde bir veya iki defa (örneğin kahvaltıda ve öğlende) 5 mg (1/2 tablet) ile başlanır ve haftada 5 -10 mg’lık artışlarla kademeli olarak artırılır. Toplam günlük doz bölünmüş dozlar halinde uygulanabilir.
Erişkinler
İki veya üçe bölünmüş dozlar halinde günlük ortalama doz 20 – 30 mg’dır.
Bazı hastalarda günde 40 – 60 mg gerekli olabilirken diğerlerinde günde 10 -15 mg yeterli olacaktır. İlacı günün ileri saatlerinde aldığı takdirde uyuyamayan hastalar son dozu saat 18.00’den önce almalıdırlar.
DOZ AŞIMI
Belirtiler ve semptomlar
Akut doz aşımının belirti ve semptomları başlıca merkezi ve sempatik sinir sistemlerinin aşırı uyarılmasına bağlıdır ve aşağıdaki belirtiler görülebilir: kusma, ajitasyon, , , , konvülsiyonlar (muhtemelen komanın izlediği), , , halüsinasyonlar, , , , baş ağrısı, , taşikardi, palpitasyon, kardiyak aritmiler, , ve mukoz membranlarda kuruluk.
Tedavi
Tedavi destekleyici önlemlerden oluşur. Hasta kendine verebileceği zarara ve halen mevcut aşırı uyarılmayı daha da ağırlaştıracak dış uyarıcılara karşı korunmalıdır. Eğer belirti ve semptomlar çok şiddetli değilse ve hasta bilinçli ise kusturma ile mide boşaltılabilir veya yıkanabilir. Zehirlenme şiddetli ise, midenin yıkanmasından önce çok dikkatle titre edilmiş dozda kısa etkili bir barbitürat verilmelidir. Yeterli dolaşım ve solunumun sürdürülmesi için çok özen gösterilmelidir; hiperpireksi için dışarıdan soğutma işlemleri gerekebilir. Ritalin ile doz aşımında periton diyalizinin veya
ekstrakorporal hemodiyalizin etkinliği tespit edilmemiştir.
SAKLAMA KOŞULLARI
Nemden koruyunuz. 30ºC’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Ritalin 10 mg, 30 tablet, blisterde
RUHSAT SAHİBİ:
Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
34730 Bakırköy- İstanbul
Novartis Pharma AG, Basel, İsviçre’den ithal edilmiştir.
RUHSAT TARİHİ VE NO.: 26.03.1998 – 103/83
Reçete ile satılır.
Kaynak: http://www.novartis.com.tr/pharma/files/Ritalin%2010%20mg%20tablet.pdf

Bir önceki yazımız olan RITALIN başlıklı makalemizde Attention Deficit Disorders, Hyperkinetic Child Syndrome ve Methylphenidate hydrochloride hakkında bilgiler verilmektedir.