Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 37.445 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » ilaç, ilaçlar, Psikofarmakolojik Yazılar

Melatonin

Submitted by on Ağustos 2, 2009 – 10:33 am | 40.470 Kez Görüntülendi


İnsanoğlunun bir ‘’ peşinde koşması, herhalde insanlık tarihi kadar eskidir. Ölümün öldürülemeyeceğinin şuurunda olsalar da, insanlar yaşlanmayı genellikle istememiş ve yaşlanma belirtilerini önleme, en azından geciktirme gayreti içinde olmuşlardır.
Son zamanlarda ‘melatonin’ adında bir maddenin yaşlanmayı geciktirdiği ileri sürülmüş ve bu ’ın Batı ülkelerinde satışında büyük bir patlama meydana gelmiştir.
Medyada ve bilim çevrelerinde kendisine büyük rağbet gösterilen melatoninin ne olduğu ve ne gibi tesirlerinin bulunduğu, ilmi yayınlara dayanılarak anlaşılırsa, mübalağalardan ve yanlış değerlendirmelerden sakınmış oluruz.
Öncelikle melatoninin, vücudumuzda imal edilen bir hormon olduğunu belirtelim. Melatonin, kafatası tabanında yer alan ve bezelye büyüklüğünde bir yapı olan () tarafından sentezlenerek beyin-omurilik sıvısına salgılanır. Sentezlenen melatonin miktarı günün saatine bağlıdır; gündüz saatlerinde az olan melatonin salgısı karanlıkta birlikte artmaya başlar ve gece yarısı en yüksek seviyeye ulaşır. Bu seviyeye ulaşılabilmesi için uyunan ortamın karanlık olması gereklidir. Gecenin ikinci yarısında giderek azalan melatonin salınımı güneş doğmadan hemen önce, gündüz ki seviyesine düşer ve tekrar karanlık dönem başlayıncaya kadar düşük seviyede kalır. Yaşlılarda daha az melatonin salgılanır ve uyku bozukluklarının yaşlılarda daha yaygın olmasının sebeplerinden birinin buna bağlı olduğu zannedilmektedir.
Melatonin, vücutla yaygın ve önemli neticelere yol açar. Büyüme hormonu ve tiroid hormonlarının salgılanmasına tesir etmesiyle üreme faaliyetlerinde rolü vardır. Ergenlik döneminin başlaması ve büyüme ile olan münasebeti açık olarak gösterilmiştir. Çok önemli ve ümit vaat eden bir tesiri, bağışıklık sistemi üzerinedir. Melatonin, bağışıklık sistemindeki yetersizlik tablolarını kontrol edebilmekte, bu yüzden AİDS hastalarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Melatonin ayrıca, strese cevapla rol alan ve bağışıklığı güçlendirici etki gösteren opioidlerin salınımını da artırır.
Bazı kanserlerde melatonin salınımı ve bağışıklık cevabı azaldığı için, melatoninin bilhassa elektromanyetik alanlarla alakalı kanserlerin tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir. Yazının başında da belirtildiği gibi, yaşlanmanın da melatoninle geciktirilebileceği ileri sürülmektedir. Vücudumuzda, canlılık için gerekli olan reaksiyonlar sırasında oksijen radikalleri’ adı verilen ve biriktiğinde vücuda zararlı olan bileşikler oluşur. Haliyle kişi yaşlandıkça bu bileşiklerin miktarı da daha fazla olacaktır. Melatonin, güçlü bir serbest radikal tutucu olduğu için yaşlanmayı geciktirebilir. Gerçekten de, yaşlılarda melatonin miktarı daha az ve oksijen radikallerinin tesirleri daha belirgindir.
Melatonin, vücut ısısını hafifçe düşürerek uykuyu başlattığı için uykuya dalma güçlüğü çeken yaşlılarda kullanılabilmektedir. Yaygın olarak kullanılan uyku ilaçlarından farklı olarak, melatoninin sağladığı uykunun kalitesinin, fizyolojik uykuya yakın olması büyük bir avantajdır.
Melatonin, günümüzde en fazla meridyenler kat edilerek yapılan uçuşlardan sonra vücudun mahalli saate uyum gösterememesine bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği ve yorgunluk tablosunun (jet lag) tedavisi için kullanılmaktadır. Meridyenler kat ederek uçan, yani Dünya’yı doğu-batı istikametinde geçen kişiler, melatonin kullandıklarında uyku düzensizliği daha az problem olmaktadır.
Görüldüğü gibi, melatoninin, özellikle bağışıklık sistemi ve yaşlanma üzerine önemli ve güçlü tesirleri bulunmaktadır. Ancak, vücudumuzda tabii olarak üretildiğinde bu tesirleri gösteren melatoninin, ‘ilaç’ olarak kullanıldığında da önemli tesirleri olacağını ileri sürmek için vakit henüz erken. Fakat en azından melatoninin gece karanlıkta salgılanmasının hikmetleri görülmeye başlandığına göre, geceyi sizin için dinlenme vakti kıldık’ emrini de dikkate alarak, gece uykusunun dinlendirici olması için ortamın fazla aydınlatılmamasının faydası olabilir. (Prof.Dr. İ. Hakkı İHSANOĞLU http://www.sizinti.com.tr)
MELATONİN KULLANIMI
En etkili serbest radikal önleyicisi bir antioksidandır. Tüm hücrelere giderek yapı taşı olan DNA’nın kendini yenilemesine katkı verir. Böylece yaşlılığa bağlı sorunları ve kalp damar hastalıklarının oluşumunu geciktirir. Fakat yaşlılarda bu hormon salgılanması gençlere oranla oldukça düşüktür.
Sabahleyin melatonin düzeyi düşer. Salgılanması sırasında vücut ısısı azalmakta ve vücut daha az enerji kullanmaktadır. Böylece uyku sırasında hücreler kendilerini yenileme imkanı bulmaktadır. Yaşlılarda ise gençlere nazaran gece vücut ısısında yeterli düşme olmaz. Bu yüzden uyku bozuklukları ortaya çıkanların soğuk odada yatmaları tavsiye edilir.
Bazı insanlarda geceleri melatonin salgılanması düşük olduğundan uyku süresi kısadır. Bu insanlar geç uykuya dalma ve erken uyanmadan şikayet ederler. Bu durum çoğunlukla yaşlılarda görülür. 50 yaş üstü insanların %80’ inin uyku bozukluğu çektiği bilinmektedir. Melatonin uyku sorunlarını çözen doğal bir uyku ilacıdır. Bu amaçla yatmadan 2 saat önce alınmalıdır.
Melatonin salgılanmasını etkileyenler
Bir çok hormonda olduğu gibi melatonin düzeyi de yaşlanmaya paralel olarak düşer. Beyindeki epifiz bezi tarafından salgılanan melatonin 45 yaşından başlayarak kısıtlanır. Eğer melatonin yapımı normalin çok altına düşmüşse erken yaşlanma durumu görülür. 75 yaşındaki bir yaşlının vücuttaki melatonin düzeyi genç birisinin onda biri kadardır.
Melatonin salgılanması için ortamın karanlık olması gerekir. Bu nedenle yatak odasında televizyon bulunmamalıdır. Zira televizyon kapatılsa bile tüpteki manyetik ışığın yansıması iki saat daha devam eder. Yatak odasında gece lambası da bulunmamalıdır ve karanlığı sağlayabilen ışık geçirmeyen perdeler olmalıdır. Ayrıca stres de melatoninin salgılanmasını azaltır.
Depresyon gidericiler, uyku ilaçları, beta blokerler (tansiyon ilacı) melatonin salgılanmasını azaltmaktadırlar. Gece içilen sigara ve alkol melatonin salgılanmasını önler. , vücutta melatonin yapımını arttırır. Böylece bir nevi (suni kış uykusu) etkisi oluşturarak nitelik kazanır.
Melatoninin vücut üzerine etkisi
Doğal uykuyu sağlar. Böylece bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Melatonin yüksek tansiyonu düşürürerek geceleri kalbin daha düşük hızla çalışmasını sağlar.Böylece kalbi korumuş olur. Kalp şikayetleri olanlar genellikler geceleri melatonin düzeyleri düşük olan kişilerdir.
Kronik stres altında olan insanlarda stres hormonları () aşırı salgılanırlar. İşte bu bağışıklık sistemini bloke ederek vücudun, mikroplar ve kanserle savaşmasında onu zayıf düşürür. Melatonin alanlarda stresle mücadele daha kolaylaşır ve dış etkenlere karşı direncimiz yükselmiş olur. stres dışında yaşlılarda da nispeten attığından ve enfeksiyonlara karşı direnç düşer. 60 yaşından itibaren anti-aging amacıyla hergün düşük dozlarda melatonin alınması önerilir.
Melatonin uzun uçak yolculuklarında görülen; uyku bozukluğu, yorgunluk, cinsel isteksizlik, depresyon belirtileriyle ortaya çıkan jetlag sendromunda da sihirli ilaçtır.
MELATONİNİN İNSANLARDAKİ ANTİ-AGİNG ETKİSİ
Melatoninin vücudun salgıladığı bir çok hormon üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Anti-aging konseptinde büyük önemi olan büyüme hormonu gece derin uykudayken zirveye çıkar. Testesteron ve kortizol sabahın erken saatlerinde en fazla düzeyde salgılanır. Bu yüzden melatonin düzeyinin düşük olması ona bağlı tüm hormonların da dengesini değiştirir.
Görme özürlülerin ışık almadıklarından dolayı melatonin düzeyi oldukça yüksektir. Bu nedenle onlarda kansere yakalanma olasılıkları düşük ve ömür daha uzundur. Yapılan araştırmalarda meme kanseri oluşma olasılığını azalttığı ve cinsel gücü artırdığı saptanmıştır.
İnsanlar hücrelerine zarar veren serbest radikalleri nötralize eden vitamin C, vitamin E ve beta karoteni vücutta yapamaz. Bunlar besinlerle alınmalıdır. Halbuki antioksidan etkili olan
melatonin ve birkaç enzim sadece organizma tarafından yapılarak zararlı serbest radikallere karşı korunulabilir.
Melatoninin yaşlanmayı yavaşlatıcı etkisi şöyle özetlebilir;
1- Salgılanması sırasında vücudun saldığı ısı ve enerjisini düşürmek yoluyla serbest radikal oluşumunu azaltır.
2- Oluşmuş olan serbest radikalleri bizzat zararsız hale getirir. Zira melatonin organizmanın en etkili serbest radikal avcılarından biridir.
3- Ayrıca serbest radikallere karşı vücudu savunan diğer sistemleri de aktive eder. (http://www.antiagingtr.com)
IŞIK, MELATONİN ÜRETİMİNE ENGEL OLUYOR
Melatonin, beyindeki epifiz bezinden özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanan bir hormondur. isimli bir maddeden elde edilir. Hormonun temel görevi, vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlamaktır. Melatonin üretimi, gecenin uzunluğu ile ilgilidir, gece ne kadar uzarsa, üretim de o denli uzar. Karanlık fazın başlangıcında veya sonundaki ışık, melatonin üretimine engel olur. Işık kısa süreli de olsa yeterli şiddette ise, melatonin salınımını baskılar. Günlerin kısa olduğu kış mevsiminde melatonin üretimi artar, yaz günleri ise azalır. Uykusuz kalmak, melatonin üretimini etkilemez.
DEPRESYONDA KORTİZOL YÜKSELİR MELATONİN AZALIR
Depresyon hastalığında kortizol seviyesi yüksek, melatonin seviyesi düşük bulunmuştur. Birçok depresyon ilacı, etkilediği beyin kimyasal maddeleri aracılığı ile melatonin salgılanmasını artırır. Melatonin seviyesindeki artış ve tedaviden faydalanma arasında paralellik kurulabilmektedir.
Melatoninin bağışıklık sistemini olumlu etkileyerek ve stresi azaltarak yaşam süresini artırdığına ve yaşlanma bulgularını azalttığına dair yapılmış çalışmalar vardır. Melatonin, başta kanser olmak üzere hastalıklar üzerinde baskılayıcı etki yapıyor. Gece çalışan kadınlarda meme kanseri gelişimi çok daha fazla olmaktadır. Melatonin ve kanser ilişkisi için birçok çalışma yapılmıştır. Melatoninin kanser engelleyici bir ajan olduğuna dair çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır. Deneysel olarak melatoninin birçok tümör tipinde büyümeyi sınırlandırdığı gözlenmiştir. Melatonin, deneysel meme tümörlerinde baskılayıcı bir rol oynamaktadır.
Melatonin, tedavi edici dozlarda verildiğinde direkt olarak tümör hücrelerini öldürücü etkiye sahiptir. Gece çalışan bayanlarda geceleri aydınlık nedeniyle melatonin salgılanması azaldığı için, gündüz çalışan bayanlar göre meme kanseri gelişimi oldukça fazla bulunmuştur. Gece çalışılan yerlerde, karanlık ortamların aydınlatılması ve bu nedenle melatonin düzeyinin baskılanması ile kanser riski artmaktadır.
DAHA FAZLA MELATONİN İÇİN
Düzenli ve yeterli bir melatonin salınımı için, gerekmektedir. Eğer kullanılıyorsa gece lambaları solgun kırmızı ışık vermelidir. Televizyon karşısında uyuklama yapılırsa, televizyon kapatılmalıdır. Düzenli ve yeterli bir uyku düzeni oluşturulmalıdır. Aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterilmelidir. Gece çalışmaları mümkünse gündüze kaydırılmalıdır. (http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/437581.asp)

Kaynaklar:

1-http://www.sizinti.com.tr

2-http://www.antiagingtr.com

3-http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/437581.asp

Bir önceki yazımız olan Alprazolam başlıklı makalemizde ajitasyon, Alprazolam ve Anksiyete hakkında bilgiler verilmektedir.