Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 18.715 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » Antimigren İlaçlar, ilaç, ilaçlar

CATAFLAM Draje

Submitted by on Temmuz 21, 2009 – 8:04 pm | 5.510 Kez Görüntülendi

Draje
FORMÜLÜ

Bir 50 mg ve yardımcı madde olarak diğer maddeler yanında 15881 Anstead (% 30 kırmızı demir oksit ve % 70 titanyum dioksit) ve şeker içermektedir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Cataflam belirgin analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik özelliklere sahip bir nonsteroidal bileşik olan diklofenakın potasyum tuzunu içerir. Etkilerinin çabuk başlaması nedeniyle Cataflam Draje, akut ağrılı ve enflamatuvar durumların tedavisinde özellikle uygundur. Deneylerle gösterilmiş olan prostaglandin biyosentezinin inhibisyonu, etki mekanizmasının temeli olarak kabul edilmektedir. Prostaglandinler enflamasyon, ağrı ve ateş meydana gelmesinde büyük rol oynarlar.
Diklofenak potasyum in vitro olarak, insanlarda ulaşılana eşdeğer konsantrasyonlarda, kıkırdaktaki proteoglikan biyosentezini baskılamaz.
Cataflam ‘ın orta ve ileri derecede şiddetli ağrıda belirgin analjezik etki gösterdiği bulunmuştur. Örneğin travmaya veya cerrahi girişimlere bağlı enflamasyon varlığında hem spontan, hem de hareket sırasındaki ağrıyı hızla iyileştirir ve enflamatuvar şişlik ve yaradaki ödemi azaltır. Klinik çalışmalar aktif maddenin primer dismenorede ağrıyı giderdiğini ve kanamayı azalttığını da göstermiştir. Migren ataklarında, Cataflam’ın ve eşlik eden semptomları ( ve ) iyileştirmede etkili olduğu gösterilmiştir.
Farmakokinetik özellikleri
Emilim: Diklofenak, diklofenak potasyum drajelerden hızla ve tamamen emilir. Emilim, ilacın alımından hemen sonra başlar ve eşdeğer dozdaki mide asidine dayanıklı diklofenak sodyum tabletlerindeki miktar kadar emilir. 50 mg’lık bir drajenin alınmasından 20-60 dakika sonra plazmadaki ortalama doruk konsantrasyonu olan 3.8 µmol/L’ ye ulaşılır. Yemeklerle birlikte alınması, emilen diklofenak miktarını etkilemez, yanlızca emilim başlangıcını ve hızını hafifçe geciktirebilir. Emilen miktar, dozun büyüklüğüyle lineer orantıdadır.
Diklofenakın yaklaşık yarısı karaciğerden geçerken metabolize olduğundan (“ilk geçiş” etkisi), oral veya rektal kullanım sonrasındaki plazma konsantrasyonu-zaman eğrisinin altındaki alan (AUC değeri), eşdeğer dozun parenteral yoldan verilmesinden sonraki AUC değerinin yarısı kadardır. Farmakokinetik özellikler, tekrarlanan uygulamalardan sonra değişmez. Önerilen dozaj sınırları arasında kalındığında hiçbir birikim oluşmaz.
Dağılım: Diklofenak başlıca albüminlere (% 99.4) olmak üzere serum proteinlerine % 99.7 oranında bağlanır. Hesaplanan görünen dağılım hacmi, 0.12-0.17 L/kg’dır. Diklofenak, sinovyal sıvıya geçer ve burada, plazmada doruk seviyelerine eriştikten 2-4 saat sonra maksimal konsantrasyonlara ulaşır. Sinovya sıvısındaki görünen eliminasyon yarı-ömrü 3-6 saattir. Plazmadaki doruk seviyelere ulaşılmasından 2 saat sonra sinovya sıvısındaki aktif madde konsantrasyonları, plazmadakinden yüksektir ve 12 saate kadar yüksek değerde kalır.
Biyotransformasyon : Diklofenak biyotransformasyonu kısmen intakt molekülün glukuronidasyonu ile, fakat esas olarak tek ve çoğul hidroksilasyon ve metoksilasyon ile oluşur ve hemen hepsi glukuronid konjügasyon ürünlerine dönüşen, birçok fenolik metabolit (3’ -hidroksi-, 4’ -hidroksi-,5-hidroksi-, 4’,5-dihidroksi- ve 3’-hidroksi-4’ -metoksi-diklofenak) meydana gelir. Bu fenolik metabolitlerin ikisi, diklofenaka kıyasla daha az olmakla birlikte biyolojik aktiviteye sahiptir.
Eliminasyon: Diklofenakın plazmadan total sistemik klirensi 263 ± 56 ml/dak. ’dır. Plazmadaki terminal yarı-ömrü 1-2 saattir. Aktif olan ikisi de dahil olmak üzere 4 metabolitin plazmadaki yarı-ömürleri de kısa olup 1-3 saat kadardır. 3’-hidroksi-4’-metoksi-diklofenak metabolitinin plazmadaki yarı-ömrü çok daha uzundur ama bu metabolit, tamamen inaktiftir.
Verilen dozun %60 kadarı intakt molekülün glukuronid konjügasyon ürünü ve hemen hepsi glukuronid konjügasyon ürünlerine dönüşen metabolitler şeklinde idrarla atılır. Dozun %1’ den daha düşük bir bölümü değişmeden idrarla atılır. Dozun geri kalanı, yine metabolitler şeklinde olmak üzere safra ve dışkı yoluyla vücuttan atılır.
Hastalardaki özellikleri
İlacın emiliminde, metabolizmasında veya vücuttan uzaklaştırılmasında yaşa bağlı herhangi bir fark gözlenmemiştir. Tek-doz kinetiğiyle ilgili bilgiler, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, genellikle uygulanan dozaj programı dahilinde değişmemiş aktif maddenin birikmediği izlenimini vermektedir. Dakikada 10 ml ’den daha düşük kreatinin klirensi değerlerinde, hidroksi metabolitlerinin hesaplanan kararlı durum plazma düzeyleri, normal kişilerinkinin 4 katı kadardır. Ancak bu metabolitler, sonunda safra yoluyla vücuttan atılır.
Kronik hepatit veya kompanse sirozu olan hastalarda diklofenakın kinetiği ve metabolizması, karaciğer hastalığı olmayan hastalardaki ile aynıdır.
ENDİKASYONLARI
Aşağıdaki akut durumlarda kısa süreli tedavi için uygundur:
, (örn: burkulmaya bağlı);
, enflamasyon ve şişlik (örn: diş veya ortopedik cerrahi girişim sonrası);
– Ağrılı ve/veya enflamasyonlu jinekolojik hastalıklar (örn: primer dismenore veya adneksit);
;
– Vertebral kolonun ağrılı sendromları;
– Non-artiküler romatizma;
– Aşırı derecede ağrılı enflamatuvar kulak, burun veya boğaz enfeksiyonlarında (örn: faringotonsillit, otit) yardımcı tedavi olarak. Asıl hastalığın genel tedavi prensiplerine göre tedavi edilmesi gerekir. Ateş tek başına bir endikasyon değildir.
KONTRENDİKASYONLARI
Mide veya bağırsak ülseri olanlarda, Cataflam’ın aktif maddesine veya yardımcı maddelere aşırı duyarlığı olan kişilerde kullanılmaz. Diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi Cataflam, asetilsalisilik asit veya prostaglandin-sentetaz inhibitörü ilaçların kullanımı sonucu meydana gelen astım krizi, ürtiker veya akut riniti olan hastalarlarda kullanılmamalıdır.
UYARILAR/ÖNLEMLER
Gastrointestinal kanama veya ülserasyon / perforasyon tedavi sırasında herhangi bir zamanda, uyarıcı belirtilerle beraber veya olmaksızın veya daha önceki hikayesinde varsa ortaya çıkabilirler. Bunlar yaşlılarda genellikle daha ciddi sonuçlar doğurur. Ender olarak Cataflam alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon geliştiği takdirde kesilmelidir. Migren profilaksisinde kullanılmamalıdır.
Diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi, anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar da dahil olmak üzere alerjik reaksiyonlar, ilacı daha önce kullanmaksızın da ender olarak ortaya çıkabilir.
Diğer nonsteroidal antienflamatuvar gibi, Cataflam da farmakodinamik özelliklerinden dolayı enfeksiyon belirtilerini ve semptomlarını maskeleyebilir.
Gastrointestinal rahatsızlıkları olan veya geçmişinde mide veya bağırsak ülseri görülen hastalarda, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı olanlarda ve karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda yakın tıbbi gözetim şarttır.
Diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi, bir veya birden fazla karaciğer enzim değerleri yükselebilir. Uzun süreli Cataflam tedavisinde bir önlem olarak karaciğer fonksiyonlarının takibi önerilmektedir. Anormal karaciğer fonksiyonları devam eder veya kötüye giderse, karaciğer hastalığı geliştiğine işaret eden klinik bulgu ve belirtiler bulunursa veya eozinofili, döküntü v.b. diğer durumlar ortaya çıkarsa Cataflam tedavisine son verilmelidir. Herhangi bir ön belirti olmaksızın hepatit gelişebilir. Cataflam, hepatik porfirisi olan hastalarda, atak başlatabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır.
Prostaglandinlerin renal kan akımının sürdürülmesindeki önemi nedeniyle, kardiyak veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, yaşlılarda, diüretiklerle tedavi edilmekte olan hastalarda, herhangi bir nedenle sıvı açığı olan hastalarda (örn. büyük cerrahi ameliyatların, ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerinde) özel dikkat gereklidir. Bu nedenle Cataflam kullanırken bir önlem olarak böbrek fonksiyonlarının takibi önerilmektedir. Tedavi kesildiğinde, tedavi öncesi durum sağlanır.
Belirtilen endikasyonlarda birkaç günlük tedavi yeterlidir. Fakat tavsiye edilen kullanım dozundan daha uzun süre kullanıldığı takdirde, diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarla olduğu gibi kan sayımı yapılmalıdır.
Diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar gibi, Cataflam trombosit agregasyonunu geçici olarak inhibe edebilir. Hemostatik rahatsızlıkları olan hastalar dikkatle izlenmelidir.
Yaşlılarda temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle zayıf bünyeli veya düşük kilolu yaşlılarda etkili en düşük dozun kullanılması önerilmektedir.
Gebelik ve emzirme
Cataflam, gebelik sırasında yalnızca zorunlu nedenler varsa ve etkili en düşük dozda kullanılmalıdır. Diğer prostaglandin sentetaz inhibitörlerinde olduğu gibi, doğum esnasında etkili uterus kasılmalarının meydana gelmeme tehlikesi ve/veya ductus arteriosus‘un erken kapanma olasılığı nedeniyle, özellikle gebeliğin son 3 aylık döneminde kullanılmamalıdır.
Her 8 saatte bir 50 mg’lık oral dozların alınmasından sonra aktif madde anne sütüne geçer; ancak miktarı, bebekte istenmeyen etkilerin beklenmesine yol açmayacak kadar azdır.
Araç ve makine kullanma yeteneği üzerine etkileri
Görme ile ilgili rahatsızlıklar da dahil olmak üzere veya diğer santral sinir sistemi bozuklukları gelişen hastalar araç veya herhangi diğer bir makine kullanmamalıdırlar.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
(Diklofenak sodyumun kısa yada uzun süreli kullanımında ve Cataflam’ın diğer dozaj formlarıyla oluşan yan etkiler de dahildir.)
Sıklık skalası: Sık sık >%10, bazen >%1-10, ender >%0.001-1, çok ender <%0.001
Mide-bağırsak kanalı :
Bazen , bulantı, kusma, , , , , gibi diğer mide-bağırsak bozuklukları; ender olarak gastrointestinal kanama (kan kusma, siyah dışkı, kanlı ishal), kanama veya perforasyon gelişen veya gelişmeyen mide veya bağırsak ülseri; çok ender olarak aftöz stomatit, glossit, özofagus lezyonları, diyafram benzeri bağırsak yapıları, spesifik olmayan hemorajik kolit ve ülseratif kolit alevlenmesi veya Crohn hastalığı gibi bağırsakların alt kısmına ait hastalıklar, kabızlık, pankreatit.
Santral sinir sistemi :
Bazen baş ağrısı, sersemlik, , , , , , , , , , , , gibi duyusal bozukluklar.
Özel duyular :
Çok ender olarak görme bozuklukları (, ), işitme kaybı, kulak çınlaması, tat alma duyusunda bozukluklar.
Deri :
Bazen döküntü veya deri erüpsiyonları; ender olarak ürtiker; çok ender olarak , , , , , (akut toksik epidermoliz), eritroderm (eksfolyatif dermatit) saç dökülmesi, ışığa karşı duyarlık reaksiyonları, alerjik purpura da dahil olmak üzere purpura.
Böbrek :
Ender olarak ödem; çok ender olarak akut böbrek yetmezliği, hematüri ve proteinüri gibi üriner anormallikler, interstisyel nefrit, nefrotik sendrom, papiller nekroz.
Karaciğer :
Bazen serum aminotransferaz enzimlerinde yükselme; ender olarak sarılıkla birlikte veya tek başına hepatit; çok ender olarak fulminant hepatit.
Kan :
Çok ender olarak trombositopeni, lökopeni, hemolitik anemi, aplastik anemi, agranülositoz.
Aşırı duyarlık:
Ender olarak astım gibi aşırı duyarlık reaksiyonları, hipotansiyon dahil sistemik anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar; çok ender olarak vaskülit, pnömoni.
Kardiyovasküler sistem :
Çok ender olarak palpitasyon, göğüs ağrısı, hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER
(Cataflam ve diklofenak sodyumun diğer dozaj formları ile gözlenen etkileşmeler
dahildir.)
Lityum, digoksin: Cataflam lityum veya digoksinin plazma konsantrasyonlarını
yükseltebilir.
Diüretikler: Diğer nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar gibi Cataflam da diüretiklerin aktivitesini inhibe edebilir. Potasyum tutucu diüretiklerle birlikte kullanıldığında, serum potasyum düzeylerinde artış olabilir. Bu nedenle, serum potasyum düzeyleri izlenmelidir.
Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar: Sistemik nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların birlikte kullanılması, yan etkilerin sıklığını artırabilir.
Antikoagülanlar: Klinik çalışmalarda Cataflam’ın antikoagülanların etkisi üzerinde bir tesiri olmadığı gösterilmiş olmasına rağmen, Cataflam ve antikoagülanları birlikte alan hastalarda, çok ender durumlarda kanama riskinin arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle böyle hastaların dikkatle izlenmesi tavsiye edilir.
Antidiyabetikler : Klinik çalışmalar Cataflam’ın oral antidiyabetik ilaçlarla birlikte, onların klinik etkilerini etkilemeksizin verilebileceğini göstermiştir. Ancak, çok ender olarak Cataflam ile tedavi sırasında antidiyabetik ilacın dozunu ayarlamayı gerektirecek hipoglisemik ve hiperglisemik etkiler bildirilmiştir.
Metotreksat : Metotreksatın kan konsantrasyonları ve toksisitesi artabileceğinden, metotreksat tedavisinden önceki veya sonraki 24 saat içerisinde nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar dikkatle kullanılmalıdır.
Siklosporin : Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların böbrek prostaglandinleri üzerindeki etkileri, siklosporin nefrotoksisitesini artırabilir.
Kinolon türevi antibakteriyal ilaçlar: Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarla kinolonların birlikte kullanılmalarından dolayı çok ender olarak konvülsiyonlar bildirilmiştir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Doktora danışmadan kullanmayınız.
Doktor başka bir şekilde önermediği takdirde aşağıdaki dozlar uygulanır.
Yetişkinler
Tavsiye edilen başlangıç dozu günde 100-150 mg’dır. Hafif şiddetteki vakalarda ve 14 yaşın üzerindeki çocuklarda genellikle günde 1-2 draje yeterlidir. Günlük doz genellikle 2-3 defada verilmelidir.
Primer dismenorede günlük doz kişiye göre ayarlanmalıdır ve genellikle 50-150 mg‘dır. Başlangıçta 50 – 100 mg dozda verilmeli ve gerekirse, birkaç menstrüel siklusta günde en fazla 200 mg’a yükseltilmelidir. Tedaviye ilk semptomlar görülünce başlanmalı ve semptomatolojiye bağlı olarak birkaç gün devam edilmelidir.
Migrende, olması yakın atağın ilk belirtilerinde başlangıç dozu olarak 50 mg alınmalıdır. İlk dozun alınmasından sonra 2 saat içerisinde ağrıda iyileşme olmadığı durumlarda, 50 mg daha alınabilir. Gerekirse, günde toplam 200 mg’ı aşmadan, 4-6 saat aralıklarla 50 mg’lık dozlarda alınabilir. Migren profilaksisinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
Cataflam draje bir miktar sıvı ile birlikte, tercihen yemeklerden önce, alınmalıdır.
Çocuklar
Cataflam drajenin çocuklarda kullanımı tavsiye edilmemektedir.
AŞIRI DOZ VE TEDAVİSİ
Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlarla akut zehirlenmelerde yapılan tedavi esasen destekleyici ve semptomatik tedbirlerden oluşur. Diklofenak aşırı dozuna bağlı tipik bir klinik tablo yoktur.
Aşırı doz durumunda alınması gereken önlemler şunlardır:
Hipotansiyon, böbrek yetersizliği, konvülsiyonlar, gastrointestinal iritasyonu ve solunum
depresyonu gibi komplikasyonlara karşı destekleyici ve semptomatik tedavi uygulanır.
Zorlu diürez, diyaliz veya hemoperfüzyon gibi spesifik tedaviler, yüksek oranda proteinlere bağlanan ve yüksek oranda metabolize olan nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların atılımına muhtemelen yardımcı değildir.
SAKLAMA KOŞULLARI
30 °C’ nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Rutubetten koruyunuz. Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız. Kutu üzerinde yazılı son kullanma tarihinden sonra kullanmayınız.
TİCARİ TAKDİM EKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Cataflam Draje blister ambalajda 20 draje içermektedir.
Ruhsat sahibi ve üretim yeri:
Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
80640 4.Levent – İstanbul
Novartis Pharma AG, Basel – İsviçre lisansı ile üretilmiştir.
Ruhsat tarihi ve No : 10.07.1992 – 160 / 98
Reçete ile satılır.
Orijinal prospektüs : 03.09.1997
S.B. onayı : 26.1.2000

Bir önceki yazımız olan Lustral Special 100 mg Film Kaplı Tablet başlıklı makalemizde Antidepresan, Antidepresan İlaçlar ve Antidepresanlar hakkında bilgiler verilmektedir.