Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 17.827 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » Antipsikotik İlaçlar, ilaç, ilaçlar, Psikofarma

Antipsikotik İlaçların Aşırı ve Uygunsuz Reçete Edilmesi

Submitted by on Haziran 7, 2016 – 9:56 pm | 1.278 Kez Görüntülendi

Antipsikotik doğru kullanıldığında bir çok ruhsal bozukluğu etkili olarak tedavi edebilirlerken; özellikle uzun vadeli yanlış ya da gereksiz yere kullanıldıklarında ise, ciddi yan etkileri nedeniyle hastaları risk altına sokabilirler. Nitekim Khan A, ve arkadaşlarının yakın zamanda yayınlanan kapsamlı bir araştırması psikotrop ilaçların mortalite riskini artırdığını göstermiştir. Bu çalışmanın detaylarına bakacak olursak, özellikle , , veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu idame tedavisi için ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayı için şirketleri tarafından yürütülen çalışmalara alınan 92.542 hastayı kapsamaktadır.

Bu hasta grubu, 1990 – 2011 yılları arasında yapılan 47 akut, plasebo kontrollü çalışma ile güvenlik uzatma çalışmalarına katılmıştır. Bu grupta ölüm riski psikiyatrik tanı ile ilişkili ve önemli ölçüde yüksek bulunmuştur. (χ24= 1.760, p<.001). Bu oran genel yetişkin nüfus ile karşılaştırıldığında, en yüksek artış şizofreni grubunda (3.8 kat artış) olup, ardından depresyon (3.15 kat artış) ve bipolar bozukluk (3,0 kat artış) hastalarında yüksek bulundu. İntihar sayısı 109 olup, tüm ölümlerin (n=265) %41.1’ni oluşturmaktadır.

Atipik antipsikotik ajanlar, , gibi, modern psikotropik ajanlara 3-4 aylık maruz kalma bu ölüm riskini daha da artırmamaktadır. Bunun yanında yerinde kullanılan modern psikotrop ilaçlar ile tedavi ruhsal bozuklukların en önemli komplikasyonları olan intihar riski başta olmak üzere, sigara ve madde kullanımı, vs sebeplerle oluşan ölüm risklerini %25-70 azaltmaktadır.

Son yıllarda gerek NICE, CANMAT, Harvard ve Texas Tedavi Algoritmaları, ve benzeri tedavi kılavuzları ve gerekse Amerikan Psikiyatri Derneği, Amerikan Diyabet Cemiyeti, Uluslararası Diyabet Federasyonu, Amerikan Kalp Derneği, Amerikan Geriatri Derneği, vb meslek derneklerinin yayınladıkları tedavi rehberleri antipsikotik ilaç alan hastalarda metabolik, nöromüsküler ve kardiyovasküler yan etkilerin, klinik güvenlik için sürekli izlenmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Hatta bu kılavuzlara göre daha antipsikotik ilaca başlamadan önce ailedeki genetik hastalık potansiyelinin sorgulanması ve aşağıdaki tetkiklerin yapılması tavsiye edilmektedir: vücut ağırlığı, bel çevresi ve / veya VKİ, kan basıncı, nabız, açlık kan şekeri, lipid profili (trigliserid, LDL kolesterol, HDL kolesterol), vb. gibi.

Araştırmalar, iki ya da daha fazla antipsikotik ilacın kullanımının, yani polifarmasinin ayaktan hastaların %35 ve yatan hastaların %30-50’sinde olduğunu göstermektedir. rasyonel yapıldığı zaman bazı vakalarda faydalı olabilirken, gelişgüzel ve irrasyonel uygulandığında ise beraberinde çok ciddi, hatta ölümcül ilaç etkileşmeleri yanında, farmakoekonomik olarak da ayrı bir yük getirmektedir. Psikiyatri pratiğinde bu kadar çok uygulanması belki, psikiyatrik bozuklukların kronik seyri ve çoğunun tedaviye dirençli olmaları, psikiyatrik bozuklukların çoğunun multipl etyolojik faktörlerden kaynaklanıyor olması, komorbiditelerin fazla görülmesi, madde kullanımı ve psikiyatri hastalarının ilaç uyumunun düşük olması gibi nedenlere dayandırılabilir. Ancak, birden fazla antipsikotik ilaç kullanımının etkinliği ve güvenliği için kanıtlar sınırlıdır ve irrasyonel uygulamalarında ilaç etkileşimleri, tedavi uyumsuzlukları ve ilaç hataları risklerini artırmaktadır. Genel konsensus, (iki ya da daha fazla antipsikotik kullanımı) içlerinden birisinin klozapinin de olduğu üç başarısız monoterapi denemesinden sonra yapılmalıdır. Bu ilaç geçişlerinde mümkünse ilk ilaç giderek azaltılırken, ikinci antipsikotik ilaç çapraz artırılıp ilave edilmelidir.

Demansın davranışsal ve psikolojik belirtileri ajitasyon veya saldırganlık, anksiyete, sinirlilik, depresyon, ilgisizlik ve psikoz dahil, bilişsel olmayan semptomlar ve davranışlar olarak tanımlanır. Bu belirtilerin non-farmakolojik önlemlerle düzeltilemediği ve hastaların bu belirtilerinin kendileri veya başkaları için bir tehdit oluşturabilir duruma geldiğinde ancak antipsikotik ilaçların kullanılması, yaşlıların gerek ekstrapiramidal semptomlar yönünden daha duyarlı olmaları ve gerek ilaç metabolizması yönünden kapasitelerinin düşmesi ve gerekse komorbid fiziksel hastalıkları için kullandıkları ilaçların genellikle genç nüfusa göre fazla oluşu nedenleriyle sayıcı yaşlı popülasyonda antipsikotik kullanımı sınırlandırılmalıdır.

Diğer çok yapılan bir yanlış uygulama, ketiapin gibi ikinci kuşak antipsikotik (İKA) ilaçların hiçbir psikotik semptom göstermeyen hastalarda bile uykusuzluk (primer veya başka bir psikiyatrik veya tıbbi duruma bağlı) tedavisinde amprik olarak kullanımı eğilimidir. Bu da irrasyonel bir uygulamadır, çünkü ketiapin gibi İKA ilaçların uykusuzluk üzerine etkinliği için yeterli kanıt olmadığı gibi, metabolik yan etkileri nedeniyle hastaya faydadan çok zarar verilebilmektedir.

Son araştırmalar ABD’de çocuklarda şizofreni dışı antipsikotik ilaç kullanımının neredeyse son 10-15 yıl içinde üç kat arttığını göstermiştir. Çocuklarda ve ergenlerde antipsikotik ilaçların etkinliği ve güvenilirlikleri (kilo alımı, metabolik yan etkileri ve yetişkinlere oranla çocuklarda kardiyovasküler yan etkiler için bir potansiyel olarak daha fazla eğilim) için de kanıtlar yetersizdir.

Türkiye’de de özelde antipsikotik, genelde ilaç kullanım temayülleri açısından ABD veya dünyanın başka yerlerinden fazla bir fark görülmemektedir. Nitekim, Türkiye’de 2001-2013 yılları arasında tedavi harcamaları arasında ilaç harcamaları 2001 yılında 3,213 milyon TL iken, 2013 yılı ilk on ayında 15,726 milyon TL olup; yaklaşık beş kat artmıştır. (10 Ekim 2013 TUİK Haber Bülteni http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15871).

İlaç hammaddesinin tamamına yakınını yurtdışından ithal eden bir ülke olarak Türkiye’de toplam sağlık harcamaları da giderek artmaktadır. Örneğin 2009 yılında toplam sağlık harcamaları 57,911 milyon TL ( 37,493 milyon USD) iken, bu rakamlar ilaçta yapılan tüm iskontolara rağmen (toplam sağlık harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı 2009 da %6,1’den 2012’de %5,4’e gerilemiştir) %131,71 artışla 2012 yılı sonunda 76,278 milyon TL (42,332 milyon USD) olarak gerçekleşmiştir. (10 Ekim 2013 TUİK Haber Bülteni http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri. do?id=15871).

10 Ekim 2013 TUİK Haber Bülteni (TurkStat,Health Expenditure Statistics ) (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15871)’ne göre 1999-2012 yılları arasındaki toplam sağlık harcamaları da giderek artmıştır. 1999 yılında 4,985 miyon TL iken 2012 yılında 15,3 kat artarak 76,358 milyon TL olmuştur.

IMS sağlık raporlarına göre Türkiye’de son üç yılda kullanılan antipsikotiklerin seyri
Row Labels Sum of 2011 Sum of 2012 Sum of 2013
31.63% 32.57% 32.79%
17.46% 16.54% 15.98%
16.88% 17.16% 15.16%
7.05% 7.43% 10.63%
6.16% 5.78% 4.94%

 

Konuya antipsikotik kullanım oranları ve harcamaları açısından bakılırsa IMS Sağlık raporlarına göre ikinci kuşak antipsikotik (İKA) tüketimi Ekim 2012 de 23.816.508 TL iken, 2013 Ekim ayı sonunda %110 artarak 26.355.018 TL olarak gerçekleşmiştir5. Bunun yanında uzmanlık alanları arasında sınır ihlalleri çok sık yaşanmaktadır. Pratisyen hekimler ve çeşitli uzmanlık alanlarına mensup hekimlerin ilk defa ve sonraki zamanlarda antipsikotik reçetelemeleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

 

IMS Sağlık raporlarına göre Türkiye’de son üç yılda uzmanlık alanlarına göre antipsikotik reçete edilme oranları
Row Labels Sum of 2011 Sum of 2012 Sum of 2013
PSİKİYATRİST 60.47% 58.56% 55.68%
AİLE HEKİMİ 24.34% 29.71% 32.58%
NÖROLOG 13.76% 10.23% 10.53%

 

Psikiyatristler, toplam antipsikotik reçetelerinin %55,68’ni yazmaktadır. Buna karşın ilk kez düzenlenen antipsikotik reçetelerinin %66,39’u psikiyatristler tarafından yazılmaktadır. İşte yukarıda sayılan sebeplerle Amerikan Board İç Hastalıkları Vakfı’nın Akıllı Seçim Kampanyası antipsikotik kullanımı konusunda beş madde halinde tavsiyelerde bulunmaktadır:

  1. Uygun ilk değerlendirme ve uygun sürekli izleme imkânı olmadan herhangi bir endikasyon için hastalara antipsikotik ilaçları reçete etmeyiniz.
  2. Rutin olarak aynı anda iki veya daha fazla antipsikotik ilacı reçete etmeyiniz.
  3. Demansların davranışsal ve psikolojik belirtilerinin tedavisi için ilk seçenek olarak antipsikotik kullanmayınız.
  4. Yetişkinlerdeki uykusuzlukta ilk basamak müdahale olarak antipsikotik ilaçları reçete etmeyiniz.
  5. Çocuklar ve ergenlerdeki psikotik bozukluklar dışında herhangi bir tanı için bir ilk basamak müdahale olarak antipsikotik ilaçları reçete etmeyiniz.

Sonuç olarak, antipsikotik seçilmesinin lüzumu ve çeşidi açısından dikkatli olunması, antipsikotik tedavilerin yanı sıra psikososyal müdahalelerin düşünülmesi günümüzde üzerinde fikir birliğine varılmış olup; dikkatlice ve gerçekten antipsikotik tedaviye ihtiyacı olan hastalara antipsikotik başlamak, etkili en düşük dozda ve en kısa süreli tedavi planı yapmak gerekir. Ayrıca, akut dönem tedavi planından başka ve aynı zamanda idame tedavisi için geçmişteki tedavi deneyimleri, hasta tutumu ve tercihleri dikkate alınarak, gereken dozda ve yeterli sürede tedavisi koşulları sağlanmalıdır. Antipsikotik kullanımında basit bir kaç soru ile: hangi belirtilere, hangi hedef için, kime, ne dozda, hangi en uygun sürede uygulanacağı belirlenerek; hem gereksiz antipsikotik kullanımı ile hastaların sağlıkları tehlikeye atılmamalı ve hem de farmakoekonomik yönden hasta ve ülke ekonomisi dikkate alınmalı ve gereksiz yere antipsikotik reçete edilmemelidir.

Prof. Dr. Mesut Çetin,

GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, İstanbul – Türkiye

Kaynak:  Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, Cilt: 24, Sayı: 1, 2014 / Bulletin of Clinical Psychopharmacology, Vol: 24, N.: 1, 2014

Bir önceki yazımız olan Bipolar Bozuklukta İlaç Tedavisi başlıklı makalemizde (Fluanksol), ) aripiprazol (Abilify ve Abizol) hakkında bilgiler verilmektedir.