Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 18.677 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, antidepresanlar, Antiepileptik İlaçlar, ilaç, ilaçlar

TEGRETOL CR 400 DIVITAB

Submitted by on Temmuz 24, 2009 – 7:44 pm | 15.515 Kez Görüntülendi


Kontrollü salıveren, bölünebilir tablet.
FORMÜLÜ
Bir Tegretol CR 400 Divitab, 400 mg ve diğer yardımcı maddeler yanında sarı demir oksit, kırmızı demir oksit ve titanyum dioksit içermektedir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Antiepileptik bir olarak aktivite spektrumu sekonder jeneralizasyon ile veya sekonder jeneralizasyon olmaksızın (basit ve kompleks), (), ayrıca bu tiplerdeki epilepsi kombinasyonlarını içermektedir.
Klinik çalışmalarda epilepsili hastalara, özellikle çocuklar ve ergenlik çağındakilere, monoterapi şeklinde uygulanan karbamazepinin anksiyete ve depresyon semptomları üzerinde pozitif etki ve ayrıca irritabilite ve agresifliği azaltan psikotropik bir etki gösterdiği bildirilmiştir. Kognitiv ve psikomotor etkisi hakkında, verilen doza da bağlı olarak, bazı çalışmalarda belirsiz veya negatif etkileri bildirilmiştir. Diğer çalışmalarda dikkat, anlama/hafıza üzerine yararlı etkisi olduğu gözlenmiştir.
Karbamazepin, nörotropik bir ajan olarak, bir çok nörolojik bozuklukta klinik olarak etkindir; örneğin idiyopatik trigeminal nevraljide paroksismal ağrı ataklarını önler; alkolü bırakma sendromunda, karbamazepin alçalmış bulunan konvülsiyon eşiğini yükseltir ve alkolü bırakma semptomlarını (hipereksitabilite, , yürüme bozukluğu) azaltır; diabetes insipidus sentraliste idrar miktarını azaltır ve susuzluk duygusunu hafifletir.
Psikotropik bir ajan olarak karbamazepinin, mani tedavisinde ve ayrıca manik depresif (bipolar) bozuklukların önlenmesinde monoterapi şeklinde veya nöroleptikler, veya lityum ile kombine tedavi şeklinde verildiğinde klinik olarak etkin olduğu kanıtlanmıştır.
Tegretol’ün etken maddesi olan karbamazepinin etki mekanizması, kısmen aydınlatılmıştır. Karbamazepin hiperaktif sinir membranlarını stabilize eder, tekrarlanan nöronal boşalmayı inhibe eder ve uyarıcı impulsların sinaptik yayılmasını azaltır. Voltaja duyarlı sodyum kanallarının blokajı karbamazepinin primer etki mekanizması olabilir. Yukarıda bahsedilen etkiler ve ayrıca karbamazepinin katekolamin çevrimi ve glutamat salınması üzerindeki depresif etkisi, bu primer etkisinin bir sonucu olabilir. Halbuki glutamat salınmasının azalması ve nöronal membranların stabilizasyonu, özellikle antiepileptik etkilerine bağlı olabilir. Dopamin ve noradrenalin çevrimi üzerindeki depresan etkisi, karbamazepinin antimanik etkileri sonucu olabilir.
Farmakokinetik Emilim
Karbamazepin tabletlerden hemen hemen tamamen, fakat oldukça yavaş emilir. Emilen etken madde miktarı açısından değişik oral dozaj formları arasında kliniği ile ilişkili hiç bir fark yoktur. Karbamazepinin 400 mg tek oral doz (tablet) undan sonra değişmemiş karbamazepinin plazmada ortalama doruk konsantrasyonu 4.5 µg/ml dir.
Tegretol CR tablet tek ve tekrarlanan dozlar halinde verildiğinde plazmada, aktif maddenin Tegretol tablet ile elde edilenden yaklaşık olarak % 25 daha düşük doruk konsantrasyonları elde edilir; 24 saat içinde doruk konsantrasyonlara ulaşılır. Tegretol CR tablet ile dalgalanma endeksi (fluctuation index) istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktür, fakat kararlı durumda Cmin’da belirgin bir azalma görülmez. Günde iki doz halinde verildiğinde, plazma konsantrasyonlarındaki dalgalanmalar düşüktür. Tegretol CR tabletlerin biyoyararlanımı diğer oral dozaj formlarından yaklaşık olarak % 15 daha düşüktür.
Karbamazepin hangi dozaj şeklinde olursa olsun, yemek yeme emilim hızı ve miktarını önemli derecede etkilemez. Karbamazepin ile otoindüksiyona, diğer enzim indükleyen ilaçlarla heteroindüksiyona; ayrıca tedavi öncesi durum, dozaj ve tedavi süresine bağlı olarak, yaklaşık 1-2 hafta içinde karbamazepinin kararlı durum plazma konsantrasyonlarına ulaşılır.
Dağılım
Karbamazepin serum proteinlerine % 70-80 oranında bağlanır. Değişmemiş karbamazepinin tükürükte ve serebrospinal sıvıdaki konsantrasyonu, plazma proteinlerine bağlanmamış ilaç oranını (%20-30) gösterir. Anne sütünde elde edilen konsantrasyonlar plazma düzeylerinin % 25-60 ına eşdeğerdir. Karbamazepin plasentadan geçer. Karbamazepinin tamamen emildiği varsayıldığında sanal dağılım hacmi 0.8-1.9 lt/kg arasında değişmektedir.
Metabolizma
Karbamazepin, epoksid biyotransformasyonunun çok önemli olduğu karaciğerde metabolize edilir. Burada ana metabolitler olarak 10, 11-trans-diol türevi ve bunun glukuronidi meydana gelir. 9-hidroksimetil-10-karbamoil akridan bu metabolik yol ile ilişkili minör bir metabolittir. Oral olarak tek doz karbamazepin verildikten sonra yaklaşık olarak % 30 u, epoksid biyotransformasyonunun son ürünü olarak idrara geçer. Diğer önemli biyotransformasyon yolları ile karbamazepin, çeşitli monohidroksil türevleri yanında, karbamazepin N-glukuronide metabolize olur.
Eliminasyon
Tek oral dozdan sonra, değişmemiş karbamazepinin eliminasyon yarılanma ömrü ortalama 36 saattir. Oysa mükerrer uygulamalardan sonra tedavi süresine bağlı olarak 16-24 saattir (hepatik mono-oksijenaz sisteminin otoindüksiyonu). Karaciğer enzimlerini indükleyen diğer antiepileptik ilaçlarla (, fenobarbiton gibi) birlikte Tegretol kullanan hastalarda karbamazepinin eliminasyon yarılanma ömrü ortalama 9-10 saat olarak saptanmıştır.Plazmadaki 10, 11-epoksit metabolitinin ortalama eliminasyon yarılanma ömrü epoksidinin tek oral doz halinde verilmesinden sonra yaklaşık olarak 6 saattir.
Oral olarak tek doz halinde 400 mg karbamazepin verildikten sonra, % 72 si idrarla ve % 28 i feçesle atılır. İdrarda, dozun yaklaşık % 2 si değişmemiş ilaç şeklinde ve yaklaşık % 1 i farmakolojik olarak aktif 10, 11-epoksit metaboliti şeklinde bulunur.
Hastalardaki özellikleri
Karbamazepinin “terapötik alan” olarak kabul edilen kararlı durum plazma konsantrasyonları, hastadan hastaya önemli derecede değişir. Hastaların çoğu için bu alan 4-12 µg/ml (17-50 µmol/lt) olarak bildirilmiştir. Karbamazepin-10, 11-epoksitin (farmakolojik olarak aktif metabolit) konsantrasyonları, karbamazepin düzeylerinin yaklaşık % 30 udur.
Artan karbamazepin eliminasyonu yüzünden, çocuklara yetişkinlerden daha yüksek
karbamazepin dozları (mg/kg) verilmesi gerekebilir. Yaşlı hastalarda, genç erişkinler ile kıyaslandığında, karbamazepinin farmakokinetiğinin değiştiğine dair bir belirti yoktur.
Karaciğer ve böbrek fonksiyonu azalmış olan hastalarda karbamazepinin
farmakokinetiği ile ilgili bir bilgi yoktur.
ENDİKASYONLARI
Epilepsi
Parsiyel nöbetler: . .
Primer jeneralize epilepsi veya tonik klonik komponentli sekonder jeneralize epileptik nöbetler. Bu nöbetlerin karışık şekilleri. Tegretol hem monoterapi hem de kombine tedavi için uygundur. Tegretol genellikle nöbetlerinde () etkin değildir.
(profilaksi ve tedavi): tek başına lityum veya nöroleptikler ile tedaviye cevap vermeyen veya böyle bir tedaviyi tolere edemeyen manik-depresif hastalarda karbamazepin tek başına veya lityum ve/veya antidepresanlar veya ile kombinasyon şeklinde kullanılır.
.
ve multipl skleroza bağlı trigeminal nevralji. İdiyopatik glossofaringeal nevralji.
.
.
KONTRENDİKASYONLARI
Karbamazepine veya yapısal olarak benzerlik gösteren ilaçlara (trisiklik
antidepresanlar) aşırı duyarlık. Atriyoventriküler blok, geçmişte kemik iliği depresyonu
veya akut fasılalı porfirisi olan hastalar.
Teorik olarak (trisiklik antidepresanlarla yapısal ilişki) Tegretol’ün MAO (MonoAmin Oksidaz) inhibitörleri ile kombine kullanımı tavsiye edilmez. MAO inhibitörleri Tegretol verilmeden en azından 2 hafta veya klinik durum elverirse daha uzun bir süre önce kesilmelidir.
UYARILAR / ÖNLEMLER
Tegretol kullanımı ile ilişkili olarak aplastik anemi ve agranülositoz bildirilmiştir, ancak bu hastalıkların görülme sıklığının çok düşük olması nedeniyle, Tegretol için anlamlı risk tahminleri yapmak güçtür. Tedavi edilmemiş toplumda risk oranı agranülositoz için yılda yaklaşık olarak milyonda 4.7 kişi, aplastik anemi için yılda milyonda 2 kişi olarak tahmin edilmektedir.
Bazen Tegretol kullanımı ile ilişkili olarak, trombosit veya lökosit sayısında geçici veya kalıcı bir azalma oluşur. Bununla birlikte, vakaların çoğunda bu etkilerin geçici oldukları kanıtlanmıştır ve aplastik anemi veya agranülositoz başlangıcının belirtileri oldukları düşünülmemektedir. Bununla beraber, tedaviye başlamadan önce temel alınmak üzere trombositler, muhtemelen retikülositler ve serum demiri dahil, tam kan sayımı yapılmalıdır. Hematolojik izlemenin değeri şüpheli görülmekle birlikte, bazı otoriteler tarafından örneğin; ilk ayda haftalık olarak, sonra takip eden 5 ayda aylık olarak, bundan sonra da yılda 2-4 kez şeklinde prensipler ileri sürülmektedir.
Eğer tedavi sırasında kesinlikle düşük veya azalmış lökosit veya trombosit sayısı gözlenirse, hasta ve kan sayımı yakından takip edilmelidir. Eğer önemli bir kemik iliği depresyonu belirtisi görülürse Tegretol kesilmelidir. Eğer ciddi deri reaksiyonlarını, örneğin; Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu, akla getirecek belirti ve semptomlar görülürse Tegretol derhal kesilmelidir. Tegretol sadece tıbbi gözetim altında verilmelidir.
Tegretol, atipik şuur kaybı nöbetlerini de içeren, karışık nöbetleri olan hastalarda, dikkatle kullanılmalıdır. Çünkü, Tegretol yaygın konvülsiyonların sıklığının artışı ile ilişkili bulunmuştur. Nöbetlerin alevlenmesi halinde Tegretol kesilmelidir.
Hastalara , boğaz ağrısı, kızarıklık, ağız ülserleri, kolay çürük oluşumu, peteşi veya hemorajik gibi muhtemel hematolojik bir problemin erken toksik belirti ve semptomları ve dermatolojik veya hepatik reaksiyonların semptomları bildirilmeli ve bu belirtiler görülürse derhal doktora başvurmaları öğütlenmelidir.
Tegretol geçmişinde kardiyak, hepatik veya renal bozukluğu olan, diğer ilaçlara karşı istenmeyen hematolojik reaksiyon gösteren veya Tegretol ile tedavinin kesildiği hastalara, yarar-zarar oranı iyice değerlendirildikten sonra ve yakın bir gözetim altında verilmelidir.
Özellikle geçmişinde bir karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda ve yaşlı hastalarda, temel karaciğer fonksiyonu tayin edilmeli ve Tegretol ile tedavi sırasında periyodik kontroller yapılmalıdır. Tegretol ileri derecede karaciğer bozukluğu veya aktif karaciğer hastalığı durumlarında derhal kesilmelidir.
Temel ve periyodik tam idrar tahlili ve kan üre azotu tayinleri tavsiye edilmektedir. İzole maküler veya makulopapular ekzantem gibi hafif deri reaksiyonları çoğunlukla geçici ve tehlikesizdir; devam eden tedavi esnasında veya dozun azaltılmasını izleyen birkaç gün veya birkaç hafta içinde kaybolurlar. Buna rağmen hasta yakın bir gözetim altında tutulmalıdır. Tegretol hafif antikolinerjik aktivite gösterir, bu nedenle intraoküler basıncı artmış olan hastalar tedavi sırasında yakından gözlenmelidir.
Yaşlı hastalarda latent bir psikozun aktivasyonu, konfüzyon veya ajitasyon olasılığı akılda tutulmalıdır.Çok ender olarak erkeklerde azalan fertilite ve/veya anormal spermatogenez görüldüğü bildirilmiş, nedensel bir ilişki kurulmamıştır. Oral kontraseptif alan kadınlarda kanama görüldüğü bildirilmiştir, oral kontraseptiflerin güvenilirliği Tegretol’den ters olarak etkilenebilir.
Karbamazepinin dozu ve plazma düzeyleri ve plazma düzeyleri ile klinik etkinliği veya tolerabilite arasındaki korelasyon oldukça önemsiz olmasına rağmen; nöbet sıklığında çarpıcı artış/hasta uyumunu doğrulama; hamilelik; çocukların veya yetişkinlerin tedavisi; şüpheli emilim bozuklukları; birden fazla ilaç kullanıldığında şüpheli toksisite gibi durumlarda plazma düzeylerinin izlenmesi yararlı olabilir.
Eğer Tegretol tedavisinin birdenbire kesilmesi zorunlu ise, yeni antiepileptik bileşiklere geçiş uygun bir ilaç (örneğin i.v. veya rektal diazepam veya i.v. fenitoin) kontrolünde yapılmalıdır.
Araba sürme veya makine kullanma üzerine etkileri
Tegretol’ün neden olduğu sersemlik ve , özellikle tedavinin başlangıcında veya doz ayarlamaları ile ilişkili olarak, hastaların reaksiyon yeteneğini azaltabilir; bu yüzden hastalar araba sürerken veya makine kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.
Hamilelik ve Emzirme
Hayvanlara (fare, sıçan, tavşan), annede toksisiteye neden olan günlük dozlarda (> 200 mg/kg/gün, mutad insan dozunun 10-20 katı) karbamazepin, organogenez esnasında oral yoldan verildiğinde, embriyonik mortalitede artışa neden olmuştur. Sıçanda 300 mg/kg/gün karbamazepin verildiğinde düşük belirtisi de görülmüştür. Yine anne için toksik dozlarda doğuma yakın sıçan fetuslarının gelişmelerinde gecikme görülür. Teste tabi tutulan bu 3 hayvan türünde teratojenik potansiyel ile ilgili bir kanıt yoktur, fakat farelerin kullanıldığı bir çalışmada karbamazepin (40-240 mg/kg/gün, oral) defektlere (karbamazepine maruz kalan fetusların % 4.7 sinde, kontrol grubunda % 1.3 oranında, başlıca serebral ventriküllerin dilatasyonu şeklinde) neden olmuştur.
Epileptik hamilelerin özel bir dikkatle tedavi edilmeleri gerekir. Tegretol doğurganlık çağındaki kadınlarda mümkünse monoterapi şeklinde uygulanmalıdır. Çünkü antiepileptik ilaçlarla kombine (+karbamazepin+fenobarbiton ve/veya fenitoin gibi) tedavi gören hamilelerin bebeklerinde konjenital malformasyon (anomali) görülme sıklığı, monoterapi gören hamilelere göre daha fazladır.
Etkin olan en küçük doz verilmelidir; ayrıca plazmada etken madde konsantrasyonunun izlenmesi önerilir. Tegretol kullanmakta olan bir kadın hamile kaldığında veya hamile bir kadında Tegretol tedavisinin başlatılmasını gerektiren bir durum ortaya çıktığında, özellikle hamileliğin ilk 3 ayı içerisinde yarar/zarar oranı dikkatle değerlendirilmelidir.
Epileptik annelerin bebeklerinde, malformasyonlar dahil, gelişim bozukluklarının ortaya çıkması ihtimali daha yüksektir. Bütün majör antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi, karbamazepinin de bu riski artırabileceği bildirilmekle birlikte, karbamazepin monoterapisi ile yapılan kontrollü çalışmalarda, kesin bir sonuca ulaştıracak herhangi bir bulgu bulunamamıştır. Bununla birlikte Tegretol kullanımı ile ilişkili, spina bifida dahil, gelişim bozuklukları ve malformasyonlar çok ender olarak bildirilmiştir. Hastalara yüksek malformasyon riski öğretilmeli ve doğumdan önce incelenme imkanı tanınmalıdır.
Hamilelerde folik asit eksikliği oluştuğu bilinmektedir. Antiepileptik ilaçların folik asit eksikliğini şiddetlendirdikleri bildirilmiştir. Bu eksiklik tedavi edilen epileptik kadınların bebeklerinde doğum kusurlarının artmasına yardımcı olabilir. Bu yüzden hamilelikten önce ve hamilelik sırasında folik asit takviyesi tavsiye edilir. Bebekte kanama bozukluklarını önlemek için hamileliğin son haftalarında anneye ve daha sonra yeni doğan bebeğe K1 vitamini preparatı verilmesi de önerilir.
Emzirme döneminde kullanım
Karbamazepin, plazmadaki konsantrasyonunun % 25-60 ı oranında anne sütüne geçer. Emzirmenin yararları, sütteki karbamazepinle bebekte ortaya çıkabilecek yan etkilere karşı değerlendirilmelidir. Tegretol kullanan anneler bebeklerini, olası yan etkiler (aşırı uyku gibi) bakımından bebeğin izlenmesi kaydıyla emzirebilirler. Anne sütü alan bir bebekte gelişen şiddetli aşırı duyarlık deri reaksiyonu olgusu bildirilmiştir.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Özellikle Tegretol ile tedaviye başlandığında veya başlangıç dozu çok yüksekse veya yaşlı hastaların tedavisinde muayyen tipte , örneğin santral sinir sistemi ile ilgili yan etkiler (uyuşukluk, baş ağrısı, , sersemlik, halsizlik, ); gastrointestinal sistem bozuklukları (, ), ayrıca alerjik deri reaksiyonları gibi yan etkiler arada bir veya sık sık görülür.
Doz ile ilişkili yan etkiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden veya dozajın geçici bir süre azaltılmasından sonra ortadan kalkar. Santral sinir sistemi ile ilgili yan etkiler nispeten yüksek doza veya plazma düzeylerindeki düzensizliğe bağlı olarak meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda plazma düzeylerinin izlenmesi ve günlük dozun azaltılması ve/veya 3-4 e bölünmüş dozlar şeklinde verilmesi tavsiye edilir.
Santral sinir sistemi ; Nörolojik : Sık sık sersemlik, ataksi, uyuşukluk, halsizlik; bazen baş ağrısı, çift görme, uyum bozuklukları (bulanık görme gibi); ender olarak anormal istem dışı hareketler (tremor, , orofasiyal , , , gibi), nistagmus; çok ender olarak , (dizartri veya telaffuz bozukluğu gibi) periferal nevrit, paresteziler, kas zayıflığı ve paretik semptomlar.
Psikiyatrik : Çok ender olarak halüsinasyonlar (görme veya işitme ile ilgili), depresyon, iştah kaybı, huzursuzluk, agresif davranışlar, ajitasyon, konfüzyon, psikozun aktivasyonu.
Deri ve uzantıları : Bazen veya sıklıkla alerjik deri reaksiyonları, şiddetli olabilen ürtiker; ender olarak eksfolyatif dermatit ve eritroderma, Stevens-Johnson sendromu, sistemik lupus eritematozusa benzer sendrom; çok ender olarak toksik epidermal nekroliz, fotosensitivite, multiform ve nodüler eritem, deri renginde değişiklikler, purpura, , , , . Nadiren kıllanma bildirilmiştir, fakat nedensel ilişkisi kesin değildir.
Kan : Bazen veya sıklıkla lökopeni; bazen , trombositopeni; ender olarak lökositoz, ; çok ender olarak agranülositoz, aplastik anemi, alyuvar aplazisi, megaloblastik anemi, akut fasılalı porfiri, retikülositoz, folik asit eksikliği ve muhtemelen hemolitik anemi.
Karaciğer : Sık sık genellikle klinik olarak ilgili olmayan yüksek gama-GT düzeyleri (karaciğer enzim indüksiyonuna bağlı); bazen yüksek alkali fosfataz; ender olarak yüksek transaminaz düzeyleri, sarılık, kolestatik, parenkimal (hepatoselüler) veya karışık şekilli hepatit; çok ender olarak granülomatöz hepatit.
Gastrointestinal kanal : Bazen veya sıklıkla bulantı, kusma; bazen ağız kuruluğu; ender olarak diyare veya konstipasyon; çok ender olarak karın ağrısı, glossit, stomatit.
Aşırı duyarlık reaksiyonları : Ender olarak ateş, , ,
lenfadenopati, lenfomaya benzeyen hastalıklar, , lökopeni, eozinofili,
hepatosplenomegali ve anormal karaciğer fonksiyon testlerinin çeşitli
kombinasyonları şeklinde görülen, birçok organı tutan, gecikmiş aşırı duyarlık. Diğer organlar (akciğerler, böbrekler, pankreas, miyokard gibi) da etkilenebilirler; çok ender olarak miyoklonus ve periferal eozinofili ile birlikte görülen aseptik menenjit: anafilaktik reaksiyon. Bu şekildeki aşırı duyarlık reaksiyonları görüldüğünde tedavi kesilmelidir.
Kardiyovasküler sistem : Ender olarak kardiyak iletim bozuklukları; çok ender olarak bradikardi, aritmiler, senkopla birlikte oluşan AV-blok, kollaps, konjestif kalp yetmezliği, hipertansiyon veya hipotansiyon, koroner arter hastalığında şiddetlenme, tromboflebit, tromboemboli.

Endokrin sistem ve metabolizma : Bazen ödem, sıvı tutulması, kilo artışı, antidiüretik hormona benzer etkisine bağlı olarak gelişen, çok ender olarak letarji, kusma, baş ağrısı, mental konfüzyon, nörolojik anormalliklerle birlikte görülen su entoksikasyonuna yol açan hiponatremi ve düşük plazma osmolalitesi; çok ender olarak jinekomasti veya galaktore.
Çok ender olarak anormal tiroid fonksiyon testleri: L-tiroksinde (FT4, T4, T3) azalma ve TSH düzeyinde artış (genellikle klinik belirtiler göstermeksizin). Çok ender olarak osteomalaziye neden olan kemik metabolizması bozuklukları (plazma kalsiyum düzeyinde ve 25-OH-kolekalsiferol düzeyinde azalma).
Çok ender olarak kolesterol (HDL kolesterol dahil) ve trigliserit düzeylerinde artış.
Ürogenital sistem : Çok ender olarak interstisyel nefrit ve renal yetmezlik, ayrıca renal disfonksiyon belirtileri (albüminüri, hematüri, oligüri ve kan üre azotu/azotemi değerinde artış gibi) idrara sık çıkma, idrar tutulması ve seksüel bozukluklar/impotens.
Duyu organları : Çok ender olarak tat bozuklukları, lenste opaklaşmalar, konjunktivit, kulak çınlaması, hiperakuzi.
Kas iskelet sistemi : Çok ender olarak artralji, kas ağrısı veya kramp.
Solunum sistemi : Çok ender olarak ateş, dispne, pnömonit veya pnömoni ile karakterize edilen pulmoner aşırı duyarlık.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER
Hepatik mono-oksijenaz enzim sisteminin indüksiyonuna bağlı olarak karbamazepin karaciğerde metabolize edilen bazı ilaçların plazma düzeylerini düşürebilir ve etkinliğini azaltabilir; hatta yok edebilir. Klinik gereksinimlere göre dozajları ayarlanması gerekebilen : Klobazam, klonazepam, etosüksimit, primidon, valproik asit, alprazolam; kortikosteroidler (prednisolon, deksametazon gibi); siklosporin, digoksin, doksisiklin, felodipin, haloperidol, imipramin, metadon, oral kontraseptifler (alternatif kontraseptif metodlar düşünülmelidir), teofilin, oral antikoagülanlar (varfarin, fenprokumon, dikumarol).
Karbamazepinin plazma fenitoin düzeylerini hem yükselttiği, hem de düşürdüğü; plazma mefenitoin düzeylerini ise nadir durumlarda artırdığı bildirilmiştir.
Aşağıdaki ilaçların plazma karbamazepin düzeyini yükselttiği gösterilmiştir: Eritromisin, troleandomisin, muhtemelen josamisin, izoniyazid, verapamil, diltiazem, dekstropropoksifen, viloksazin, fluoksetin, muhtemelen simetidin, asetazolamid, danazol, muhtemelen desipramin ve nikotinamid (yetişkinlerde, sadece yüksek dozda). Kanda karbamazepin düzeylerinin yükselmesi istenmeyen etkilere (sersemlik, uyuşukluk, ataksi, çift görme gibi) neden olabileceğinden Tegretol dozu duruma göre ayarlanmalı ve/veya kan düzeyleri izlenmelidir. Karbamazepinin izoniyazid ile birlikte kullanımı sonucu izoniyazide bağlı hepatotoksisitede artış bildirilmiştir.
Karbamazepin ile lityum veya metoklopramidin ve karbamazepin ile nöroleptiklerin (haloperidol, tiyoridazin) birlikte kullanımı, son kombinasyonda terapötik plazma düzeylerinde bile, nörolojik yan etkilerde artışa neden olabilir.
Fenobarbiton, fenitoin, primidon, progabid, teofilin ve ayrıca çelişkili bilgilere rağmen muhtemelen klonazepam, valproik asit veya valpromid de karbamazepinin plazma düzeyini azaltabilir. Diğer yandan valproik asit, valpromid ve primidonun farmakolojik olarak aktif olan karbamazepin -10,11- epoksit metabolitinin plazma düzeyini yükselttiği bildirilmiştir. Tegretol’ün dozu buna bağlı olarak ayarlanmalıdır.
Tegretol’ün bazı diüretiklerle (hidroklorotiyazid, furosemid) birlikte kullanımı semptomatik hiponatremiye neden olabilir.
Karbamazepin depolarizasyonsuz blok yapan kas gevşeticilerinin (pankuronyum gibi) etkilerini antagonize edebilir. Bu kas gevşeticilerin dozunun yükseltilmesi gerekebilir ve hastaların beklenenden daha kısa sürede nöromüsküler blokaj etkisinden uzaklaşabilmeleri için, yakından izlenmeleri gerekir. İsotretinoinin karbamazepin ve karbamazepin -10,11-epoksidin biyoyararlanımını ve/veya klirensini değiştirdiği bildirildiğinden, karbamazepinin plazma düzeyleri izlenmelidir.
Tegretol, diğer psikoaktif ilaçlar gibi, hastanın alkole toleransını azaltabilir, bu nedenle tedavi sırasında alkolden sakınılması önerilir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
Tegretol CR tabletler bütün veya reçetede belirtilmiş ise sadece yarım tablet olarak az bir miktar su ile çiğnenmeden yutulmalıdır.
Tegretol CR tabletlerden etken madde (karbamazepin) yavaş, kontrollü salıverildiğinden, bir kural olarak günde 2 doz kullanılabilir.
Normal tabletten (Tegretol Tablet 200 mg) CR tablet uygulanmasına geçildiğinde, klinik çalışmalar bazı hastalarda CR tablet dozunun artırılması gerekebileceğini göstermiştir.
Yaşlı hastalarda uygulanacak Tegretol dozu dikkatle belirlenmelidir.
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde aşağıdaki dozlarda kullanılır.
Epilepsi :
Mümkünse, Tegretol monoterapi şeklinde uygulanmalıdır.
2923
Tedavi düşük dozla başlatılmalı ve daha sonra optimal etki elde edilene kadar, doz yavaş yavaş artırılmalıdır. Nöbetler kontrol altına alındıktan sonra, doz etkin minimum düzeye kadar kademeli olarak azaltılabilir.
Plazma düzeylerinin tayini, optimum dozun belirlenmesine yardımcı olabilir (Bkz. Uyarılar/Önlemler). Antiepileptik tedavi gören hastaya Tegretol uygulanacağı zaman, bu işlem diğer antiepileptik ilaçla tedavi devam ederken, kademeli olarak yapılmalı veya gerekirse bir önceki ilacın dozu ayarlanmalıdır (Bkz. İlaç Etkileşmeleri)
Erişkinler :
Tedaviye günde 1-2 kez 100-200 mg ile başlanır. Daha sonra doz optimum cevap alınıncaya kadar yavaş yavaş artırılır (genellikle günde 2-3 kez 400 mg). Bazı hastalarda günde 1600 mg uygun olabilir.
Çocuklar:
Günde kg başına 10-20 mg olacak şekilde; 6-10 yaş : 400-600 mg/gün 11-15 yaş : 600-1000 mg/gün
Bu miktarlar günde birkaç doza bölünerek verilir.
4 yaşından büyük çocuklarda, tedaviye günde 100 mg ile başlanabilir, haftada bir 100 mg artırılabilir.
Trigeminal nevralji :
Günlük 200-400 mg başlangıç dozu, ağrı kayboluncaya kadar azar azar artırılır (genellikle günde 3-4 kez 200 mg), sonra doz mümkün olan en düşük idame dozuna ulaşıncaya kadar, kademeli olarak azaltılır. Yaşlılarda günde iki kez 100 mg lık bir başlangıç dozu önerilir.
Alkolü bırakma (alkol yoksunluk) sendromu :
Ortalama doz günde 3 kez 200 mg dır. Ağır durumlarda bu doz ilk birkaç gün içinde artırılabilir (örn. günde 3 kez 400 mg). Alkolü bırakmaya bağlı şiddetli belirtilerin tedavisine başlarken, Tegretol sedatif hipnotik ilaçlarla (örn. klometiyazol, klordiazepoksid) kombine verilmelidir. Akut devre atlatıldıktan sonra, tedaviye sadece Tegretol ile devam edilebilir.
Diabetes insipidus sentralis :
Erişkinler için ortalama doz günde 2-3 kez 200 mg dır.
Çocuklarda doz, çocuğun yaşı ve kilosu ile orantılı olarak azaltılmalıdır.
Ağrılı diyabetik nöropati :
Ortalama doz, günde 2-4 kez 200 mg dır.
Mani ve manik-depresif (bipolar) bozuklukların profilaktik tedavisi :
Doz yaklaşık olarak günde 400-1600 mg dır. Mutad doz, günde 2-3 kez 400-600 mg şeklinde uygulanır. Akut mani tedavisinde doz mümkün olduğunca kısa sürede artırılmalıdır. Buna karşılık, bipolar bozuklukların profilaksisinde ise optimal tolerabilite elde etmek için dozun azar azar artırılması tavsiye edilir.
AŞIRI DOZ VE TEDAVİSİ Belirtiler ve semptomlar :
Tegretol’ün aşırı dozuna bağlı belirti ve semptomlar genellikle santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi ile ilgilidir.
Santral sinir sistemi : Santral sinir sistemi depresyonu; uyum bozukluğu, uyuklama hali, ajitasyon, halüsinasyon, koma, bulanık görme, telaffuz bozukluğu, dizartri, nistagmus, ataksi, diskinezi, başlangıçta hiperrefleksi, daha sonra hiporefleksi; konvülsiyonlar, psikomotor bozukluklar, miyoklonus, hipotermi.
Solunum sistemi : Solunum depresyonu, akciğer ödemi
Kardiyovasküler sistem :Taşikardi, hipotansiyon, ara sıra hipertansiyon, QRS kompleksinin genişlemesi ile birlikte iletim bozukluğu; kalp durması ile birlikte senkop.
Gastrointestinal sistem : Kusma, midenin boşalmasında gecikme, bağırsak motilitesinde azalma.
Böbrek fonksiyonu: İdrar tutulması, oligüri veya anüri; sıvı tutulması, karbamazepinin ADH benzeri etkisine bağlı su entoksikasyonu.
Laboratuvar bulguları : Hiponatremi, muhtemelen metabolik asidoz, muhtemelen hiperglisemi, kas kreatinin fosfokinazında artış.
Tedavi :
Spesifik bir antidotu yoktur. Tedavi hastanın klinik durumuna göre başlatılmalıdır. Hasta hastaneye sevk edilmelidir. Karbamazepin zehirlenmesini doğrulamak ve aşırı dozu saptamak için plazma düzeyleri ölçülmelidir.
Mide boşaltılır, gastrik lavaj yapılır ve aktif kömür verilir. Yoğun bakım ünitesinde destekleyici tıbbi önlemler uygulanmalı, kalp izlenmeli ve elektrolit dengesi dikkatle düzeltilmelidir.
Özel öneriler
Hipotansiyon : Dopamin veya dobutamin (i.v.) verilir.
Kardiyak ritim bozuklukları : Kişiye göre tedavi edilmelidir.
Konvülsiyonlar : Benzodiazepin (örn. diazepam) veya fenobarbiton gibi diğer bir
antiepileptik (solunum depresyonunda artma yapabileceğinden dikkatle verilmeli),
veya paraldehit uygulanır.
Hiponatremi (su entoksikasyonu): Sıvı kısıtlaması ve yavaş ve dikkatli bir şekilde
%0.9 NaCl infüzyonu i.v. uygulanır. Bu önlemler beyin hasarını önlemek için yararlı
olabilir.
Kömür hemoperfüzyonu önerilir. Zorlu diürez, hemodiyaliz ve peritoneal diyalizin etkili olmadığı bildirilmiştir.
Aşırı doza bağlı zehirlenmenin 2. ve 3. gününde ilacın gecikmiş emilimine bağlı olarak semptomların yeniden ortaya çıkabileceği ve şiddetlenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
SAKLAMA KOŞULLARI
Rutubetten koruyunuz. 25 °C nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız. Kutu üzerinde yazılı son kullanma tarihinden sonra kullanmayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Tegretol CR 400 Divitab; blister ambalajda 20 Divitab.
PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ
Tegretol CR 200 Divitab; blister ambalajda 20 Divitab,
Tegretol 200 mg tablet; blister ambalajda 24 ve 160 tablet,
Tegretol şurup; 5 ml de 100 mg karbamazepin içeren 100 ml lik şişelerde.
Novartis Pharma AG, Basel – İsviçre lisansı ile üretilmiştir.
Ruhsat sahibi ve üretim yeri:
Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
80640 4.Levent – İstanbul
Ruhsat tarihi ve No: 26.07.1991 – 156 / 15
Reçete ile satılır.
Orijinal prospektüs : 09.12.1992
S.B. onayı : 03.10.1995

Bir önceki yazımız olan Trileptal 300 mg Film Tablet başlıklı makalemizde anjiyoödem, ve artralji hakkında bilgiler verilmektedir.