Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 12.414 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » Anksiyolitik İlaçlar, antidepresan, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, ilaç, ilaçlar

TİOPRAM 10 mg FİLM TABLET

Submitted by on Haziran 29, 2009 – 8:17 pm | 12.433 Kez Görüntülendi

TİOPRAM 10 mg FİLM TABLET
FORMÜLÜ : Her film tablet;
10 mg Essitalopram’a eşdeğer içerir.
Boyar madde olarak; Titanyum dioksit kullanılmıştır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ : Farmakodinamik Özellikleri :
Essitalopram bir olup (SSRİ) rasemik sitalopramın S-enantiomeridir. Essitalopram, serotonin (5-HT) için yüksek derecede selektiftir, noradrenalin ve dopamin geri alımını pek az etkiler. Nöronlarda 5-HT geri alımını ve aksiyon potansiyellerin sayısını inhibe etmede Essitalopram R-enantiomerine göre 100 kat daha etkilidir. Essitalopram’ın serotonerjik (5.HT1-7), alfa- ve beta-adrenerjik, dopamin (D1-5), histamin (H1-3), muskarinik (M1-5) ve benzodiazepin reseptörlerine karşı afinitesi yoktur ya da çok azdır. Aynı şekilde iyon kanallarına (Na+, K+, Cl- ve Ca++ kanalları) karşı da afinitesi azdır. Diğer psikotrop ilaçlarla görülen antikolinerjik, sedatif ve kardiyovasküler yan etkilerin Essitalopram ile görülmesi beklenmez.
Farmakokinetik Özellikleri :
Absorpsiyon : 20 mg’lık tek oral dozdan sonra maksimum plazma konsantrasyonlarının oluşması için geçen süre (Tmax) 5 ± 1.5 saatte oluşur. Essitalopram’ın farmakokinetiği 10-30 mg/gün doz aralığında doğrusal ve dozla orantılıdır. Günde tek doz verildiğinde kararlı durum konsantrasyonları 1 haftada oluşur ve bunlar tek dozla bulunanların 2.2 – 2.5 katıdır.
Absorpsiyon besinlerden etkilenmez.
Dağılım : Sitalopramın intravenöz bir doza göre biyoyararlanımı % 80 ve dağılım hacmi 12 L/kg’dır. Essitalopram için ise veri bulunmamaktadır. Essitalopram’ın plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık % 56’dır.
Metabolizma : Essitalopram başlıca karaciğerde S-demetilsitalopram (S-DCT) ve S-didemetilsitaloprama (S-DDCT) metabolize olur. CYP3A4 ve CYP2C19 Essitalopram’ın N-demetilasyonunu yapan başlıca izozimlerdir. Plazmada S-DCT konsantrasyonu Essitalopram’ın üçte biri kadardır, S-DDCT ise hemen hemen gösterilemez. Serotonin geri alımını inhibe etmede Essitalopram S-DCT’ye göre 7 kat, S-DDCT’ye göre 27 kat daha güçlüdür.
Bundan ötürü metabolitlerin Essitalopram’ın etkisine önemli katkıları yoktur. Atılım : Verilen bir oral dozun % 8’i Essitalopram, % 10’u S-DCT olarak idrarla çıkar. Essitalopram’ın oral klirensi 600 ml/dk olup bunun yaklaşık % 7’si renal klirenstir. Essitalopram’ın ortalama terminal yarı ömrü 27-32 saattir.
Özel Hasta Grupları :
Yaş : Essitalopram’ın farmakokinetiği 65 yaşın üstündeki kimselerde tek ve çoğul dozlarda incelenmiş ve gençlerdeki ile karşılaştırılmıştır. Yaşlılarda eğrinin altındaki alan (EAA) ve yarı ömür yaklaşık % 50 artar, maksimum plazma konsantrasyonu (Cmax) ise değişmez.
Yaşlılarda tedaviye 10 mg ile başlanmalıdır.
Cinsiyet : Essitalopram’ın farmakokinetiği erkek ve kadınlarda değişmez. EAA, Cmax ve yarı ömür aynı bulunmuştur. Cinsiyete göre doz ayarlaması gereksizdir.
Karaciğer fonksiyonunun azalması : Karaciğer fonksiyonu azalmış hastalarda
Essitalopram’ın oral klirensi % 37 azalır, yarı ömrü ikiye katlanır. Karaciğer hastalarının çoğu için önerilen doz 10 mg’dır.
Böbrek fonksiyonunun azalması : Hafif veya orta derecede böbrek fonksiyonu azalmasında Essitalopram’ın oral klirensi % 17 azalır. Bu hastalarda doz ayarlaması gerekmez. İlerlemiş böbrek yetmezliğinde (kreatinin klirensi < 20 ml/dk) Essitalopram’ın kinetiği incelenmemiştir. Bu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
ENDİKASYONLARI :
durumlar



– Obsesif Kompulsif Bozukluk () tedavilerinde kullanılır.
KONTRENDİKASYONLARI :
Monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) alan hastalarda TİOPRAM kullanılması kontrendikedir. TİOPRAM, Essitalopram veya tabletteki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
UYARILAR / ÖNLEMLER : UYARILAR
Antidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği , gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir.
, yetişkinlerde ve yaşlı hastalarda, majör depresyon, , yaygın anksiyete bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde endikedir. ’ın pediyatrik hastalarda kullanım endikasyonu yoktur.
Yaşlı hastalar:
Essitalopram’ın geriyatrik hastalarda güvence ve etkinliği araştırılmamıştır. Yaşlılarda Essitalopram’ın yarı ömrü % 50 uzar, Cmax değişmez. Başlangıç dozu günde 10 mg olmalıdır. Rasemik sitalopram ile tedavi edilen genç ve yaşlı hastalarda güvence ve etkinlik yönünden bir ayrıcalık görülmemiştir.
Çocuklar:
Essitalopram’ın pediyatrik hastalarda güvence ve etkinliği araştırılmamıştır.
Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de antidepresan ilaçların kullanımı gerektiğinde özellikle ilk 5 ay ve doz değiştirme durumlarında daha fazla olmak üzere, hastaların intihar düşünce ve davranışlarında artış olasılığı yönünden uyarılması ve yakın takibi gereklidir.
Diğer SSRİ’ler ve antidepresanlarda olduğu gibi Essitalopram; gerek yetişkin gerekse çocuklardaki kullanımı sırasında özellikle tedavinin ilk haftalarında şeklinde zarar verici davranışlara neden olabilir.
Serotonin geri alım inhibitörleri (SSRİ) ile monoamin oksidaz inhibitörlerini (MAOİ) birlikte alanlarda bazen fatal olarak sonlanabilen ciddi reaksiyonlar bildirilmiştir.
Bunlar , , , otonom sinir sistemi ve yaşam belirtilerinde , ajitasyon, ve koma gibi, bazı vakalar ise nöroleptik malignant sendroma benzer semptomlar gösterir.
TİOPRAM MAOİ’ler ile birlikte kullanılmamalıdır. MAOİ alıp da bırakmış hastalarda TİOPRAM’a başlamak için 14 gün geçmelidir. TİOPRAM alıp da bırakmış olanlarda MAOİ tedavisine başlamak için 14 gün beklenmelidir.
Essitalopram’ın ve diğer antidepresanların ani olarak kesilmeleri durumunda “kesilme sendromu” belirtileri ortaya çıkabilir. Bunun için Essitalopram tedavisi kesilecekse doz yavaş yavaş azaltılarak ilaç kesilmelidir.
ÖNLEMLER
Genel
Hiponatremi : Essitalopram ile 1 düzensiz hiponatremi vakası bildirilmiştir. Sitalopram ve diğer antidepresanlarla hiponatremi ve düzensiz antidiüretik hormon salgısı sendromu (SİADH) vakaları bildirilmiştir.
Mani/hipomani aktivasyonu : Bu komplikasyon Essitalopram tedavisinde % 0.1 oranında görülmüştür. Sitalopram ve diğer antidepresanlarla da bildirilmiştir. TİOPRAM mani geçirmiş hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Konvülsiyonlar : Her ne kadar şimdiye kadar Essitalopram ile tedavi edilen hastalarda konvülsiyon görülmemişse de TİOPRAM konvülsiyon geçirmiş hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
: Depresyon hastalığında intihar olasılığı bulunmaktadır. Bu riski taşıyan hastalar
yakından izlenmeli ve reçeteye tedavi için yeterli olacak ilaçtan fazlası yazılmamalıdır.
Diğer hastalıklar : Sistemik hastalıklar, yeni geçirilmiş miyokard enfarktüsü, instabil kalp
hastalığı olanlarda Essitalopram kullanımı ile deneyim bulunmamaktadır. Böyle hastalar
pazarlama öncesi döneminde araştırma gruplarına alınmamıştır.
Karaciğer hastalıkları : Bu hastalarda Essitalopram klirensi azalmış ve plazma
konsantrasyonları yükselmiştir. Karaciğer fonksiyonu azalmış hastalarda önerilen TİOPRAM dozu 10 mg/gün’dür.
Böbrek hastalıkları : Essitalopram yoğun biçimde metabolize olur. Ancak pek azı idrarla çıkar. Bununla beraber ilerlemiş böbrek yetmezliği olan hastalarda Essitalopram ile yeterli deneyim edinilene kadar TİOPRAM böyle hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanım :
Gebelikte kullanım : Gebelik kategorisi C.
Essitalopram’ın hamile kadınlarda güvencesi ve etkinliği ile ilgili yeterli ve iyi kontrollü araştırma bulunmamaktadır.
TİOPRAM gebelikte ancak potansiyel faydaları fetus için potansiyel risklere üstünse kullanılmalıdır.
Emzirme döneminde kullanım : Rasemik sitalopram anne sütüne geçer. Sitalopram alan annelerin emzirdiği bebeklerde sedasyon, iştahsızlık ve ağırlık kaybı gösteren 2 vaka bildirilmiştir. Sitalopramın kesilmesi ile bu belirtiler kaybolmuştur.
Emziren annelerde TİOPRAM’ın veya emzirmenin kesilmesi konusundaki karar, ilacın
faydaları ve potansiyel riskleri tartılarak verilmelidir.
Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörü () grubu ilaçların hamilelik süresince alımında, yeni doğanda potansiyel dirençli pulmoner hipertansiyon riski bulunmaktadır. Araç ve Makine Kullanmaya Etkisi :
Normal gönüllülerde günde 40 mg sitalopram entelektüel fonksiyonları ve psikomotor
performansı etkilememiştir. Ancak psikoaktif düşünce ve motor aktiviteyi
etkileyebileceğinden otomobil ve tehlikeli makine kullanan hastalar bu yönde uyarılmalıdır.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER :
Tedavinin bırakılması : Essitalopram ile yapılan bir araştırmada hastadan advers etki
nedeniyle tedaviyi bırakma oranı % 6 olarak bulunmuştur. (Plasebo % 2). Sabit doz
araştırmalarında 10 mg alanlarda tedaviyi bırakma oranı % 4 olduğu halde 20 mg alanlarda bu
% 10’dur (plasebo alanlarda % 4 ve % 3). Tedaviyi bırakma nedeni bulantı (% 2) ve
ejakülasyon bozukluğu (% 2)’dur.
Aşağıda depresyon nedeniyle Essitalopram ile tedavi gören hastalarda en az % 2 sıklıkta
görülen ve sıklığı plasebo grubuna göre daha fazla olan yan etkiler gösterilmiştir.
Otonom sinir sistemi : Ağız kuruluğu (% 6), terleme artışı (% 5)
Santral ve periferik sinir sistemi : Baş dönmesi (% 5)
Gastrointestinal bozukluklar : Bulantı (% 15), diyare (% 8), konstipasyon (% 3), hazımsızlık (% 3), karın ağrısı (% 2).
Genel : Grip benzeri semptomlar (% 5), yorgunluk (% 5)
Psikiyatrik semptomlar : İnsomni (% 9), uyuklama (% 6), iştahsızlık (% 3), libido azalması (% 3).
Solunum sistemi : Rinit (% 5), sinüzit (% 3)
Urogenital sistem : Ejakülasyon bozukluğu (% 9), impotans (% 3), anorgazmi (% 2).
Bütün SSRİ’lerle priapism bildirilmiştir. Essitalopram tedavisi sırasında yaşam belirtilerinde
(nabız, kan basıncı, vücut ısısı), vücut ağırlığında ve laboratuvar değerlerinde değişme
görülmemiştir.
EKG değişmeleri : Ne Essitalopram ne de rasemik sitalopram ile klinikte önemli EKG
değişmeleri görülmemiştir.
Yapılan analizlerde atım sayısında azalma; [2.2 vuruş/dakika (Essitalopram), 2.7 (sitalopram),
0.3 (plasebo)] ; QTC interval uzaması; [3.9 msec (Essitalopram), 3.7 msec (sitalopram), 0.5
msec (plasebo)] olarak bulunmamıştır.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ :
MSS İlaçları : Essitalopram merkezi sinir sistemine etki eden diğer ilaçlarla birlikte dikkatle
kullanılmalıdır.
Alkol : Her ne kadar rasemik sitalopram alkolün psikomotor etkilerini kuvvetlendirmezse de
Essitalopram alan hastaların alkol kullanması önerilmez.
Monoamin Oksidaz İnhibitörleri : Bkz. Kontrendikasyonlar ve Uyarılar.
Simetidin : Günde 40 mg rasemik sitalopram ve 400 mg simetidin alan hastalarda
sitalopramın EAA’sı % 43, Cmax’ı % 39 artmıştır. Bu bulguların klinik önemi
bilinmemektedir.
Digoksin : Rasemik sitalopram ile digoksinin birlikte alınması ikisinin de farmakokinetiğini
etkilememiştir.
Lityum : Rasemik sitalopram ile lityumun birlikte kullanılması her ikisinin de
farmakokinetiğini etkilemez.
Ancak lityumun Essitalopram’ın serotonerjik etkisini arttırabileceği dikkate alınarak iki ilaç
bir arada kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.
Sumatriptan : Bu ilaç ile birlikte kullanıldığında nadir olarak kuvvetsizlik, hiperrefleksi ve
inkoordinasyon bildirilmiştir. Essitalopram ile sumatriptanın birlikte kullanılması gerekiyorsa
hasta yakından izlenmelidir.
Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörü (SSRI) grubu ilaçların, migren baş ağrısı olanlarda, 5-Hidroksitriptamin reseptör agonisti ile birlikte kullanımı serotonerjik sendroma neden olabilir. Teofilin : Rasemik sitalopram ile teofilinin birlikte kullanılması teofilinin farmakokinetiğini etkilemez. Teofilinin sitalopram kinetiği üzerindeki etkisi ise araştırılmamıştır. Varfarin : Sitalopram varfarin kinetiğini değiştirmez. Protrombin zamanı % 5 uzar. Bunun
klinik önemi bilinmemektedir.
: Birlikte kullanıldığında rasemik sitalopram kinetiğini
etkilemez. Her ne kadar sitalopramın en düşük plazma konsantrasyonları değişmemişse de
karbamazepinin enzim indüksiyonu yaparak Essitalopram klirensini arttırabileceği göz
önünde tutulmalıdır.
Triazolam : Rasemik sitalopramla triazolamın birlikte kullanılması iki ilacın da
farmakokinetiğini etkilemez.
Ketokonazol : Rasemik sitalopram ile ketokonazol birlikte kullanıldığında ketokonazolun
Cmax’ı % 21, EAA’sı % 10 azalmış, sitalopramın farmakokinetiği ise değişmemiştir.
Ritonavir : Sitalopram ile birlikte tek doz olarak verildiğinde her iki ilacın da
farmakokinetiği değişmemiştir. Her ne kadar ritonavir Essitalopram’ı metabolize eden
CYP3A4 ve 2C19 enzimlerinin inhibitörü ise de Essitalopram çok sayıda enzim sistemleri
tarafından metabolize olduğundan iki enzimin inhibisyonu farmakokinetiğini etkilememiştir.
Essitalopram CYP2D6 enzimi tarafından metabolize olan ilaçlarla birlikte dikkatle
kullanılmalıdır. Essitalopram birlikte verildiği desipraminin Cmax’ında % 40, EAA’sında
% 100 artışa neden olmuştur.
Metoprolol : Essitalopram birlikte verilen metoprololun Cmax’ında % 50, EAA’sında % 82
artışa neden olur. Metoprololün plazma düzeylerinin artması ilacın kardiyoselektivitesini
azaltır. Kan basıncı ve kalp atım sayısı üzerindeki etkisi değişmez.
St. John’s wort, Valerian gibi bitkisel ürünlerle birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU :
TİOPRAM günde tek doz olarak, besinlerle birlikte veya öğün aralarında kullanılabilir. 20 mg’ın üzerindeki günlük dozlara ilişkin dozlarda güvenirlik kanıtlanmamıştır. Majör depresif durumlar
Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Bireysel hasta cevabına göre doz günde maksimum 20
mg’a çıkarılabilir.
Antidepresan cevap için genelde 2-4 hafta gerekir. Alınacak cevabın konsolidasyonu için en
az 6 aylık tedavi süresi gerekmektedir.
Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluğu
Günlük 10 mg’lık doza geçilmeden önce, ilk hafta günde 5 mg’lık başlangıç dozu
uygulanmalıdır. Doz daha sonra alınacak bireysel hasta cevabına göre, günde 20 mg’a
çıkarılabilir. Maksimum etki yaklaşık 3 ay sonra alınır. Tedavi birkaç ay sürer.
Sosyal anksiyete bozukluğu
Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Bireysel hasta cevabına göre doz günde maksimum 20
mg’a çıkarılabilir. Sosyal anksiyete bozukluğu kronik eğilimli bir hastalıktır; etkiyi
pekiştirmek ve relapsı önlemek amacıyla uzun dönemli tedavi uygulanmalıdır.
Yaygın anksiyete bozukluğu
Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Bireysel hasta cevabına göre doz günde maksimum 20
mg’a çıkarılabilir. Yaygın anksiyete bozukluğu kronik eğilimli bir hastalıktır, etkiyi
pekiştirmek ve relapsı önlemek amacıyla uzun dönemli tedavi uygulanmalıdır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
Başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Bireysel hasta cevabına göre, doz günde 20 mg’a
çıkarılabilir.
OKB kronik bir hastalık olduğundan dolayı hastalar, semptomsuz olmalarını kesinleştirmek
için yeterli süre tedavi edilmelidir. Bu süre birkaç ay veya daha uzun olabilir.
Tedaviden sağlanan faydalar ve doz düzenli aralıklarla tekrar değerlendirilmelidir.
Yaşlı hastalar (65 yaş üstü)
Başlangıç tedavisinde tavsiye edilen dozun yarısı ve devamında da daha düşük maksimum
doz uygulanmalıdır.
Çocuklar ve adolesanlar (18 yaş altı)
Bu popülasyonda güvenirlik ve etkinlik araştırılmadığından önerilmez.
Azalmış böbrek fonksiyonu olan hastalar
Hafif ve orta dereceli böbrek fonksiyonu bozukluğu olanlarda doz ayarlaması gerekmez.
Böbrek fonksiyonu ciddi olarak azalmış (kreatinin klirensi 30 ml/dakikadan az) hastalarda
dikkatli olunmalıdır.
Azalmış karaciğer fonksiyonu olan hastalar
İlk iki hafta için başlangıç dozu olarak 5 mg uygulanması önerilir. Bireysel hasta cevabına
göre doz 10 mg’a yükseltilebilir.
CYP2C19’u zayıf metabolize eden hastalar
CYP2C19’un zayıf metabolize olduğu hastalarda tedavinin ilk 2 haftalık bölümünde başlangıç
dozu olarak 5 mg kullanılması önerilir. Bireysel hasta cevabına göre doz 10 mg’a
yükseltilebilir.
Tedaviye son verilmesi
Olası çekilme reaksiyonlarını önlemek için; Tiopram tedavisine 1 veya 2 haftalık süre içerisinde doz yavaşça azaltılarak son verilmelidir.
DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ :
Essitalopram ile 600 mg’a kadar varan dozlarla 3 doz aşımı bildirilmiştir. Her üç vakada da
hastalar tamamen iyileşmiş ve aşırı doza bağlı semptom bildirilmemiştir. Rasemik sitalopram
ile 2000 mg’a kadar doz aşımlarında ölümcül vaka bildirilmemiştir. Daha yüksek dozlarda da
ölümcül sonlanan vaka nadir olup bunlar genellikle alkol ve diğer ilaçları da birlikte almış
olanlardadır.
İntoksikasyon semptomları : Baş dönmesi, terleme, bulantı, kusma, tremor, somnolans, sinus
taşikardisi ve konvülsiyonlardır.
Daha nadir olarak amnezi, konfüzyon, koma, hiperventilasyon, siyanoz, rabdomiyoliz ve
EKG değişmeleri (QTc uzaması, nodal ritm, ventriküler aritmi ve bir Torsades de pointes
vakası) görülür.
Doz aşımının tedavisi için hava yolları açık tutularak gerekli oksijen sağlanmalıdır. Mide
yıkanır ve arkasından aktif kömür bulamacı verilir. Yaşam belirtileri ve kalbin durumu
yakından izlenmeli, semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanmalıdır. Essitalopram’ın
dağılım hacmi büyük olduğundan hızlandırılmış diürezis, diyaliz, hemoperfüzyon ve kan
değişiminin fayda verme olasılığı zayıftır.
Essitalopram için bir antidot bilinmemektedir.
SAKLAMA KOŞULLARI :
Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde, ambalajında ve 25°C’nin altındaki oda
sıcaklığında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI : TİOPRAM 10 mg FİLM TABLET, 28 tabletlik blister ambalajlarda
PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKLİ: TİOPRAM 20 mg FİLM TABLET, 28 tabletlik blister ambalajlarda
RUHSAT SAHİBİ VE İMAL YERİ : Biofarma İlaç San. ve Tic. A.Ş. –Samandıra Kartal / İSTANBUL
RUHSAT TARİH VE NO : 30.11.2007 – 213/67
PROSPEKTÜS ONAY TARİHİ : 07.09.2007
Reçete ile satılır.

Bir önceki yazımız olan Serotop 50 mg Film Tablet başlıklı makalemizde ajitasyon, alerji ve alerjik reaksiyonlar hakkında bilgiler verilmektedir.