Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 14.127 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, ilaç, ilaçlar, Psikofarma

Sosyal Fobi Nedir? Sosyal Fobi İlaçla Nasıl Tedavi Edilir?

Submitted by on Haziran 30, 2015 – 3:13 pm | 4.469 Kez Görüntülendi

()

Sosyal Anksiyete (kaygı) Bozukluğu ya da sık kullanılan adıyla Sosyal Fobi bireyin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı düşüncesi ve bu konuda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Kişiler başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi başkalarının yanında yapmaları gereken durumlardan korkarlar ve bunlardan olabildiğince kaçınmaya çalışırlar. Ellerinin ya da seslerinin titrediğinin farkına varılacağı gibi kaygılarından ötürü toplum önünde konuşmaktan korkabilirler ya da düzgün bir biçimde konuşamıyor gibi görünmekten korktukları için başkalarıyla karşılıklı konuşurken aşırı kaygı duyabilirler. Diğer insanların yanında yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler. Sosyal fobi’nin yaşam boyu görülme oranı % 2-13 arasındadır. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye’de üniversite öğrencilerinde yapılan araştırmada %24’ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır. Sosyal fobi alt tipine göre değişmekle birlikte erken ve geç ergenlik dönemi arasında başlar (13-20 yaş) Yaygın tipin daha erken yaşta başladığına dair bilgiler vardır. Başlama yaşı için 0-5 yaş arası ve 11-13 yaş arası iki pik vardır. Kadınlarda daha sık görüldüğü ancak klinik başvuruda erkeklerin daha fazla oranda olduğu belirtilmektedir.

Sosyal Fobi Neden Olur?

Sosyal fobide kalıtsal geçişin rolü çok güçlü olmasa da vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir. En önemli etmenlerden biri beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğudur, özellikle serotonin adı verilen bu kimyasal maddenin Sosyal Fobililerin beynindeki oranının normalden az olduğu veya iletimde aksaklıklar bulunduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan Sosyal Fobi bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaşantı ile koşullanarak yerleşmiş olabilir. Çocuk yetiştirme biçimi de hastalığın oluşmasında önemli etmendir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu DSM-IV TR Tanı Kriterleri

Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal ya da bir eylemi gerçekleştirdiği durumdan, belirgin ve sürekli bir korku duyma: kişi küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar (ya da anksiyete belirtileri gösterir).

Not: Çocuklarda, tanıdık kişilerle yaşına uygun toplumsal ilişkilere girebilme becerisi olmalı ve anksiyete, sadece erişkinlerle olan etkileşimlerinde değil, yaşıtlarıyla karşılaştığı ortamlarda da ortaya çıkmalıdır.

  1. Korkulan sosyal durumla karşılaşma, hemen her zaman anksiyete yaratır ki, bu anksiyete, duruma bağlı olarak, panik atak biçimini alabilir. Not: Çocuklarda anksiyete, ağlama, huysuzluk gösterme, donakalma ya da yabancı insanların olduğu toplumsal durumlardan uzak durma olarak görülebilir.
  2. Kişi, korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunun ayırdındadır. Not: Çocuklarda bu özellik olmayabilir.
  3. Korkulan sosyal ortamlardan ya da performans gerektiren durumlardan kaçınılır ya da bu durumlara aşırı anksiyete ile katlanılır.
  4. Kaçınma, anksiyöz beklenti ya da korkulan sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren durumlarda yaşanan sıkıntı, kişinin günlük, mesleki ya da sosyal aktivitelerini ya da ilişkilerini etkiler ya da fobiyle ilgili yoğun sıkıntıları vardır.
  5. 18 yaşından küçüklerde, süre en az 6 aydır.

ICD-10 Ölçütleri

A.

1) Dikkat odağı olmaktan veya utanılacak ya da aşağılanacak şekilde davranmaktan belirgin korku duymak ya da

2) Dikkat odağı olmaktan veya utanılacak ya da aşağılanacak şekilde davranmaktan belirgin bir şekilde kaçınmak

Bu korkular toplulukla yemek yemek, topluma karşı konuşmak, insanların arasındayken tanıdık birileriyle karşılaşmak veya küçük grup ortamlarına girmek veya kalmakta zorlanmak gibi sosyal durumlarda ortaya çıkar.

B.

Agorofobide sayılan anksiyete belirtilerinden en az ikisi ile birlikte

1) Kızarma veya sallantı

2)

3) Urgency veya işeme ya da defekasyon korkusu

  1. Belirgin duygusal sıkıntıya yol açar ve kişi bu korkularını mantıksız, aşırı bulur.

Sosyal Fobinin Alt tipleri nelerdir?

Sosyal Etkileşim Tipi

  • Buluşma, konuşmaya katılma, biriyle çıkma, fikrini söyleme, haklarını savunma gibi durumlarda ortaya çıkan

Performans Tipi

  • Topluma karşı konuşma, spor yapma, müzik aleti çalma, dans etme gibi durumlarda ortaya çıkan

Gözlenme Tipi

  • Sokakta yürüme, otobüse binme, odaya sonradan girme, açık tuvaletleri kullanma, biriyle beraber yemek yeme gibi durumlarda ortaya çıkan

En Sık Görülen Belirtiler Nelerdir?

  • Kızarma ve kaslarda titreme
  • çarpıntı (%79), titreme (%75), terleme (%74), kaslarda gerginlik (%64), Midede rahatsızlık (%63), boğazda kuruma(%61), Sıcaklık/soğukluk duyguları(%57), kafada basınç (%46), Kekeleme, Ses titremesi

Belirtilerin En Sık Görüldüğü Durumlar Nelerdir?

  1. Herkesin birbirini görebildiği küçük sosyal gruplarda konuşmak
  2. Yabancılarla konuşma; yeni insanlarla tanışma
  3. Toplu yerlerde yemek yeme

Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeğinde belirlenen sosyal durumlar şu şekildedir.

  1. Toplum içinde telefonla görüşme
  2. Küçük bir grup etkinliğinde yer alma
  3. Toplum içinde yemek yeme
  4. Toplum içinde bir şeyler içme
  5. Yetkili biri ile konuşma
  6. Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma
  7. Partiye/ eğlenceye gitme
  8. Başkaları tarafından izlenirken çalışma
  9. Başkaları tarafından izlenirken yazma
  10. Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme
  11. Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma
  12. Yabancılarla karşılaşma
  13. Genel tuvaletleri kullanma
  14. Birilerinin oturduğu odaya girme
  15. İlgi odağı olma
  16. Bir toplantıda hazırlıksız konuşma yapma
  17. Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma
  18. İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme
  19. Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma
  20. Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma
  21. Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma
  22. Alınan bir malı parasını geri almak üzere iade etme
  23. Parti / davet verme
  24. Israrlı bir satıcıya karşı koyma [1]

Sosyal fobisi olan kişi hata yaparak başkalarının önünde rezil olacağından veya utanç duyacağından korkar. Belki de korku sosyal beceri eksikliği veya başkalarının önünde yaşanan bir deneyimle kötüleşebilir, anksiyete patik atağa dönüşebilir. Korkunun bir sonucu olarak, kişi aşırı sıkıntı içinde bazı sosyal durumlara katlanır veya hepsinden kaçınabilir. Sosyal fobisi olanlar henüz gerçekleşmemiş olaylar nedeniyle günlerce hatta haftalarca korku çekerler. Sosyal fobisi olanların çoğu korkusunun yersiz olduğunu bile bile bunun üstesinden gelemez.

 

Sosyal durumlar ve diğerlerinin negatif fikirleri hakkında yanlış inançlara sahiptirler. Tedavi edilmeyen sosyal fobi kişinin okul, iş, sosyal aktiviteler ve ilişkiler de dahil olmak üzere günlük rutinini bozabilir. Topluluk önünde konuşmak gibi belirli durumlardan korkarlar. Fakat çoğunlukla tek korkuları yoktur, birçok sosyal durumdan rahatsız olurlar. Anksiyeteyi tetikleyen diğer durumlar şunlardır:

  1. Başkalarının önünde yemek veya içmek
  2. Başkalarının önünde çalışmak veya yazmak
  3. Dikkatin odağı olmak
  4. Buluşmak veya bir partiye gitmek gibi insanlarla etkileşime girmek
  5. Toplulukta soru sormak veya rapor vermek
  6. Telefonda konuşmak

Sosyal anksiyete panik, obsesif-kompülsif bozukluk ve depresyon gibi diğer zihinsel rahatsızlıklarla bağlantılı olabilir. Gerçekten de çoğu insan doktora sosyal fobi belirtileri nedeniyle değil de diğer rahatsızlıklar yüzünden gider.

SOSYAL ANKSİYETEYE NE SEBEP OLUR?

Bilinen tek bir sebebi yoktur. Araştırmacılar biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bu fobinin gelişiminde rol oynadığını ileri sürmektedir.

Biyolojik: Sosyal anksiyete serotonin dengesizliğiyle ilişkili olabilir. Serotonin bir nörotransmiterdir. Nörotransmiterler, sinir hücreleri arasındaki haberleşmeye yardımcı olan kimyasallardır. Eğer dengeleri bozulursa, bilgiler beyinde gerektiği gibi iletilmez. Bu da stresli durumlarda beynin reaksiyonunu değiştirebilir, örneğin anksiyeteye sebep olabilir. Sosyal anksiyete genetik de olabilir.

Psikolojik: Sosyal fobinin gelişimi geçmişte gerçekleşmiş utanç verici veya küçük düşürücü bir olay sonucu gerçekleşmiş olabilir.

Çevresel: Sosyal anksiyete bozukluğu olanlar başkalarının davranışlarının sonucunda başlarına geleni (örneğin; alay konusu olma gibi) gözlemleyerek bu fobiyi geliştirmiş olabilirler. Ayrıca ebeveynleri tarafından aşırı korunmuş çocuklar normal gelişim sürecinde öğrenilen bazı sosyal becerileri yeterince geliştiremeyebilirler.

SOSYAL FOBİ TANISI NASIL KONUR?

Eğer sosyal anksiyete belirtileri varsa, doktorunuz sorular sorarak tıbbi geçmişinizi değerlendirecek ve tam bir fiziksel muayene yapacaktır. Böylece herhangi bir fiziksel rahatsızlığın bu belirtilere sebep olup olmadığını anlayacaktır. Fiziksel bir rahatsızlık bulmadığı taktirde, sizi psikiyatrist veya psikoloğa yönlendirecektir. Psikiyatrist ve psikologlar özel olarak dizayn edilmiş testlerle anksiyetenizi değerlendirecektir. Tüm bunların sonucunda belirtilerinizin sosyal anksiyete rahatsızlığına uyup uymadığına karar vereceklerdir.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Sosyal fobi, çoğunlukla doğru tedaviyle tamamen iyileştirilebilir bir rahatsızlıktır. En etkili tedavi bilişsel-davranış terapisidir. İlaç tedavisi de belirtilerin azalmasına sebep olarak bilişsel-davranış terapisini daha etkili hale getirebilir.

 

Bilişsel-davranış terapisi: Bu terapinin amacı kişinin düşüncelerini daha akılcı bir yere yönlendirmek ve daha önceden anksiyeteye sebep olmuş durumlardan kaçınmasını engellemeye yardımcı olmaktır. Kişinin anksiyete belirtilerini tetikleyen durumlara karşı farklı reaksiyon vermesini öğretir. Terapi sistematik duyarsızlaştırmayı veya korkulan duruma gerçek hayatta maruz kalmayı içerebilir. Sistematik duyarsızlaştırmada kişi ürkütücü durumu hayal eder ve korkularıyla güvenli ve rahat bir çevrede başa çıkmayı öğrenir (örneğin terapistin ofisi). Gerçek hayatta maruz kalmada ise; terapistin desteğiyle kişi aşamalı olarak kendisi için ürkütücü olan durumla karşı karşıya gelir.

Özsaygının ve sosyal becerilerin geliştirilmesi için danışmanlık ve nefes egzersizi gibi rahatlama teknikleri de sosyal fobiyle başa çıkmada kişiye yardımcı olabilir. [2]

Sosyal fobi ne sıklıkta görülür?

Her 100 kişiden 7 ila 12’sinde hayatı süresince bir sosyal fobi görülür

Sosyal fobi en sık görülen ruhsal hastalıklardan biridir. Her 100 kişiden yedi ila 12’si hayatında en az bir kere sosyal fobi rahatsızlığı yaşar.

Kadınlarda erkeklere göre bir buçuk kat daha sık görülür. Hastalık daha çok çocukluk döneminde veya gençlik döneminin ilk zamanlarında ortaya çıkar.

Farklı şekil ve seyirleri var mı?

Sosyal fobiler nadiren kendiliğinden kaybolurlar. Terapi tedavisi uygulanmadığı takdirde hastalık belirtileri (semptomlar) özellikle yetişkinlik döneminde kalıcı olur. Profesyonel bir tedavi uygulanırsa iyileşme ihtimali yüksektir.

Sosyal fobisi olan çoğu kişinin başka bir ruhsal hastalığı daha vardır, örneğin depresyon, bağımlılık hastalıkları ve agorafobili panik bozukluklar gibi. Çoğunlukla ilk olarak sosyal fobi ortaya çıkar. Eğer tedavi edilmezse, bunun bir depresyona dönüşme veya hastanın aşırı alkol kullanmaya başlama riski artar.

Sosyal fobisi olan kişiler, bir uzman hekime veya psikoterapiste başvurarak profesyonel yardım alabilirler. Bunlarla yapılan ilk görüşmede hastanın rahatsızlıkları, genel sağlık durumu ve bedensel hastalıklarına dair sorular sorulur. Terapist, anketler yardımıyla hastalığın şiddetini değerlendirebilir. Sosyal fobiler genellikle başka ruhsal hastalıklarla beraber görüldükleri için, bu yönde de muayene yapılır.

Sosyal fobiler nasıl tedavi edilir?

Bilimsel araştırmalar, özellikle bilişsel davranış terapisinin etkili olduğunu gösteriyor. Bu psikoterapi türü, hastanın kaygılarının nedenini araştırmasına ve korkularıyla yüzleşmesine imkan sağlar. Bilişsel davranış terapisi, çoğu psikoterapist tarafından uygulanır.

Sosyal fobi bazen antidepresif ilaçlarla da (tam olarak: selektif serotonin gerialım inhibitörleriyle, kısaca SSRI) tedavi edilir. Buna karşılık araştırmalar, özellikle uzun vadeli bilişsel davranış terapisinin ilaçlardan daha etkili olduğunu gösteriyor.

Hastanın arkadaş veya yakınları neler yapabilir?

Bir sosyal fobi, mağdurun yakın çevresi üzerinde genellikle kısıtlayıcı bir etki gösterir. Dışardan bakan kişiler için, mağdurun sadece çekingen mi olduğunu yoksa sosyal fobisinin mi olduğunu ayırt etmek zordur. Sosyal fobi belirtileri görülürse, aile bireyleri ve arkadaşlarının, mağduru, profesyonel yardım alması için cesaretlendirmesi gerekir.

Hasta yakınlarının kendilerini çok fazla kısıtlamamaları da ayrıca önemlidir. Bir kişinin partner veya arkadaşında sosyal fobi sürekli bir sorun haline dönüşürse, kendi kendine yardım grupları, danışma merkezleri, hekimler ve psikoterapistlerden hem bilgi hem de tedavi yönünden yardım alabilirler. [3]

Sosyal Fobide İlaç Tedavisi

Beta Blokerler: Sosyal fobide kullanımlarının özellikle performans anksiyetesinde etkili olabileceği bildirilmiştir. Bazı hallerde anksiyetenin fizyolojik belirtilerinin giderilmesinin sosyal fobi tedavisinde dolaylı katkı sağlayacağı düşünülerek kullanılabilir

Liebowitz ve arkadaşları tarafından yapılan plasebo kontrollü bir çalışmada 74 sosyal fobi hastasında atenolal ile fenelzin karşılaştırılmış ve çalışma sonucunda atenolal ‘un ilk haftalardaki etkinliğine karşın 8. hafta sonunda yapılan ölçümlerde plasebodan farkı olmadığı fenelzin ‘in ise etkinliğini devam ettiği gözlenmiştir.

Performans Anksiyetesi tedavisinde beta bloker kullanılacaksa anksiyete uyaran ortama girmeden 30 dakika önce verilecek tek doz 10-40 mg prapronolol, 50 mg aterolal ya da metaprolal, 40 mg nadolal yeterli olur. Daha önce bir test dozunun denenmesi uygundur. Anksiyeteye yol açan ortama girmeden 30 dak. önce alman 20-40 mg propranolal ‘ün etkisinin 4-6 saat süreceği, belirgin yarar sağlayabileceği belirtilmektedir.

Beta blokerler sosyal fobinin tedavisinde ancak performans anksiyetesini azaltmada yararlıdır. Sosyal kaçınma davranışını azaltmakta ve uzun süreli kullanımda etkinliği görülmemiştir.

: Özellikle yüksek potansiyelli , örneğin klonozepam, alprazolam gibi yüksek dozda ve uzun süreli kullanımda etkin bulunmuştur. Bugüne kadar en çok kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış klonozepam ve alprazolamdir.

Lydiand ve arkadaşları DSM-III ölçütleriyle tanı koydukları 4 sosyal fobik hastayı 5 mg /gün alprazalam ile tedaviye almışlar, kullanımı süresince belirtilerde orta düzeyde ya da belirgin iyileşme bildirmişlerdir.

Reiter ve arkadaşları DSM-III-R ölçütleriyle sosyal fobi tanısı olan 11 hastanın 9’unda günlük 0.75-3 mg / gün klonozepamla klinik olarak belirgin düzelme olduğunu belirtmişlerdir.

Uzun süreli tedavinin gerekliliği ve bağımlılık problemleri, sosyal fobi tedavisinde benzodiazepinlerin kullanımını sınırlamaktadır.

Monoamino Oksidaz İnhibitörleri ( MAOI ) : Monoamin oksidaz inhibitörleri ( MAOI) genelleşmiş sosyal fobi tedavisinde olumlu klinik sonuçlar alınan seçenektir. Fanelzin özellikle; plasebo kontrollü çalışmalarda etkisi denenmiş hastaların yaklaşık 2/3 ‘ü açık ve kontrollü çalışmalarda bu ajanla akut tedavide belirgin klinik tedavi göstermişlerdir.

MAOI ‘lann tedavi planı sırasında kısıtlı kullanımı ve yan etki riskleri mevcuttur. Tedavi sırasında düşük tinamin içeren diyet almaları gerekmektedir ( kesinlikle yenilmemesi gereken tinamin içeren gıdalar; peynir, soya fasulyesi, muz, salam, sosis, karaciğer, tütsülenmiş et, balık ya da protein ürünleri, kırmızı şarap, monosodyum glutomat vs.). Ancak bazı hastalar bu diyeti reddederek MAOI tedavisini kullanmaktadırlar. Hastalar eğer bu diyete uymazlarsa öldürücü hipertansiyon reaksiyonu riski ile karşı karşıyadırlar. Tedavi sırasında karşılaşılan yan etkiler ( 45-90 mg / gün fenelzin ) postüral hipotansiyon, sedasyon, seksüel disfonksiyon ve kilo alımını içerir. Soğuk algınlığı ilaçlan gibi sık kullanılan bazı MAOI kullanan hastalarda kontrendikedir .

Liebowitz ve arkadaşlarının DSM-III ölçütleriyle tanı koydukları 11 hasta ile 60-90 mg / gün fenelzinle açık bir çalışma yapmışlardır. Üç hasta çalışmayı bırakmıştır. Hastalarda düzelme ilaç aldıkları süreyle sınırlı kalmıştır. İlacın kesilmesiyle yineleme oranlan yüksektir.

Monoamin oksidoz A’nm geri dönüşümlü inhibitörleri (RIMA ) sosyal fobi tedavisinde kullanılan ilaçlardan biridir. Sekiz haftalık plasebo kontrollü çalışmada , maklobemid fenelzin karşılaştırılmış ve çalışma sonucunda hem maklobemidin hem de fenelzinin plaseboyla karşılaştırıldığında etkili olduğu bulunmuştur. Maklobemid ve fenelzin arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Sekiz haftanın sonunda maklobemidin ortalama dozu 580 mg / gün olmuştur. Maklobemid fenelzinden daha iyi tolere edilmiştir.

Selektif Seratonin Geri alım İnhibitörleri ( SSRI): Son yıllarda SSR1 de sosyal fobi tedavisinde denenmiştir. Fluoksetinle DSM-III-R ölçütlerine göre sosyal fobi tanısı olan 16 hastayla yapılan açık çalışmada tedaviye 20 mg / gün ‘le başlanmış ve doz klinik yanıta göre 4 haftada bir yükseltilmiştir. Çalışma 13 hastayla sonlanmış; 10 hasta tedaviye yanıt vermiş, 3 hasta vermemiştir. Sosyal anksiyete ve fobik kaçınma 12. haftada başlangıca göre anlamı biçimde düzelmiştir.

Sosyal fobide çalışılan diğer SSRI sentralindir. DSM-III-R ölçümleriyle sosyal fobi tanısı olan hastaya çift kör, plasebo kontrollü tedavi uygulanmıştır. Sentralinle plaseboya göre anlamlı düzelme gözlenmiştir. Sonuçlar sentralin ‘in sosyal fobide etkili olduğunu desteklemektedir. [4]

Sosyal fobinin tedavisinde ilaç tedavisi ve bilişsel ve davranışçı terapi tekniklerinin kullanılmaktadır. İlaç tedavisinde ilk seçenek antidepresanlardır.

hakkında bilinmesi gereken hususlar:

1)      Bu ilaçlar kesinlikle doktor gözetiminde kullanılmalıdır.

2)      İlaçların etkilerini gösterebilmeleri için az 2-4 hafta kadar beklenmelidir. Bu ilaçların genellikle derhal açığa çıkan rahatlatıcı etkileri bulunmamaktadır.

3)      Kullandığınız ilacın yeterli gelip gelmediğine, ilaç değişikliğine, etkiyi güçlendirme amacıyla ilave ilaç gerekip gerekmediğine hekiminiz karar vermelidir.

4)      Belirgin düzelme sağlandıktan sonra tedavinin en az 6-9 ay süre ile devam ettirilmesi önerilmektedir. İlaçların tedavi sonunda kesilmesi kararını da doktorunuzla tartışarak onun önerileri doğrultusunda vermelisiniz.

5)      Sanılanın aksine antidepresanlar etkilerini uyuşturarak yapmazlar. kullandığınız takdirde düşünme ve karar verebilme işlevleriniz olumsuz etkilenmeyecektir.

6)      Antidepresanlar kesinlikle bağımlılık yapan ilaçlar değildirler.

7)      Antidepresan ilaçlar ile ilişkili görülen yan etkiler genellikle hafif olup, kısa sürelidir. Genellikle tedavinin ilk haftasında görülürler. Bunlar bulantı, kusma, baş ağrısı, sersemlik hissi gibi belirtilerdir. Daha uzun süreye yayılan yan etkiler arasında da cinsel isteksizlik, sertleşme ve boşalma güçlüğü yer alır. Kilo alımı ise ilaçların sadece bir grubunda rastlanan bir yan etki olup genellikle aşırı boyutlara ulaşmamaktadır. Bu tür yan etkileri hekiminizle paylaşmaktan çekinmeyin, bundan memnun olacaktır. Tedavi sırasında beklenmedik bir etki gördüğünüzde mutlaka hekiminize başvurunuz. [5]

Sosyal Fobi için DSM-4-TR İle DSM-5 Arasındaki Farklılıklar:

DSM-5’te “Agorafobi”, “Özgül Fobi” ve “Sosyal Fobi”deki 18 yaşından küçükler için şart koşulan 6 aylık süre genelleştirilmiştir ve “kişi korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir” maddeleri silinmiştir.

DSM-4-TR’de “Agorafobi”, “Özgül Fobi” ve “Sosyal Fobi”de “18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az 6 aydır” biçimindeki koşul DSM-5’te “her yaş için 6 ay” olacak biçimde genelleştirilmiştir. Yani DSM-5’te artık kişinin yaşı ne olursa olsun söz konusu durumun en az 6 ay süreyle var olması gerekmektedir. Ayrıca DSM-5‘te “kişi korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir” maddesi de kaldırılmıştır.

Değişikliğin Gerekçeleri

Orta ve ileri yaşlardaki bireyler fobik korkularının yaşlanmayla ortaya çıkan doğal bir süreç olduğunu sanabilmektedirler. Bu nedenle bu bireyler için fobik korku aşırı ya da anlamsız değil yaşa bağlı bir süreç olarak ele alınabilmektedir. Ayrıca bazen kültürel öğeler de bireyin fobik korkusunun aşırı ve anlamsız olarak değerlendirilmesini engelleyebilmektedir. DSM-5’te her yaştakiler için 6 aylık sürenin şart koşulmasının nedeni ise geçici korkuların fobi olarak teşhis edilmesinin önüne geçmektir.

DSM-5’te “Sosyal Fobi”deki “yaygın (generalized)” belirleyicisi kaldırılarak onun yerine “yalnızca eylem gerçekleştirme sırasında (performance only)” belirleyicisi getirilmiştir.

“Sosyal Fobi”de “yaygın” belirleyicisi klinisyenler tarafından çok kullanılmaktaydı. Bu kullanım DSM-4-TR’ye de girmişti. Oysa DSM-5’te “yaygın” belirleyicisi kaldırılmış onun yerine “yalnızca eylemi gerçekleştirme sırasında” belirleyicisi getirilmiştir.

Değişikliğin Gerekçeleri

DSM-4-TR’deki “yaygın”  belirleyicisinin güvenilir bir ölçüsü yoktu. Yani DSM-4-TR’de hangi olgunun yaygın, hangi olgunun yaygın olmadığı güvenilir bir biçimde belirlenemiyordu. Oysa DSM-5’te bu belirleyicinin “yalnızca eylemi gerçekleştirme sırasında” biçimine dönüştürülmesi ile daha ölçülebilir (daha operasyonel) bir durum oluşturulmuştur. [6]

*Bu yazı internetteki çeşitli kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmış derleme bir çalışmadır.

Kaynaklar:

[1]-http://www.bilisseldavranisci.org/index.php?option=com_content&view=article&id=85:sosyal-fobi-nedir#a

[2]-http://www.e-psikiyatri.com/sosyal-anksiyete-bozuklugu-sosyal-fobi-27209

[3]- http://www.psychenet.de/tr/ruhsal-saglik/bilgiler/sosyal-fobi.html

[4]-http://www.psikologankara.net/sosyal-fobide-ilac-tedavisi.html

[5]-http://www.kemalarikan.com/sosyal-anksiyete-bozuklugu-sosyal-fobi.html

[6]- http://www.psikopatoloji.info/?p=9

Bir önceki yazımız olan Depresyon nedir? Depresyon ilaçları nelerdir? başlıklı makalemizde Anafranil, Anafranil 10 mg 30 Draje ve Anafranil 25 mg 30 Draje hakkında bilgiler verilmektedir.