Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 13.738 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, antidepresan tedavisi, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, ilaç, ilaçlar, Secita

Secita® 5 mg Film Tablet

Submitted by on Mart 1, 2009 – 9:17 pm 5 Comments | 16.573 Kez Görüntülendi

FORMÜLÜ
Her film tablette, etkin madde olarak 5 mg essitaloprama esdeğer
; boyar madde olarak ve sarı demiroksit bulunur.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Farmakodinamik özellikleri
Essitalopram primer bağlanma yerine yüksek afiniteli, serotonin (5-HT) geri
alımının selektif bir inhibitörüdür. Ayrıca, serotonin tasıyıcısı üzerindeki allosterik bölgeye 1000 kat daha az afinite ile bağlanır.
Essitalopramın; aralarında 5-HT1A, 5-HT2, DA D1 ve D2 reseptörleri ile a1-, a2-, b- adrenoseptörler, histamin H1, muskarin kolinerjik, benzodiazepin ve opioid reseptörlerin de bulunduğu bir grup reseptöre afinitesi azdır veya hiç yoktur.
Serotonin geri alımının inhibisyonu, essitalopramın farmakolojik ve klinik etkilerini açıklayan tek mekanizmadır.
Farmakokinetik özellikleri
Emilim
Essitalopramın emilimi tama yakın olup, besin alımından bağımsızdır. Çoklu doz sonrası maksimum konsantrasyona ulasma süresi ortalama (ortalama Tmax) 4 saattir. Rasemik sitalopramda olduğu gibi essitalopramın da mutlak
biyoyararlanımı yaklasık %80’dir.
Dağılım
Oral alım sonrası görünür dağılım hacmi (Vd,b/F) yaklasık 12-26 I/kg’dır.
Essitalopramın ve ana metabolitlerinin proteine bağlanma oranı %80’in
altındadır.
Biyotransformasyon
Essitalopram karaciğerde, demetillenmis ve didemetillenmis metabolitlerine
metabolize olur. Her iki metabolit de farmakolojik olarak aktiftir. Alternatif
olarak, azot oksitlenerek N-oksit metaboliti olusturulabilir. Ana madde ve
metabolitleri kısmen glukronit olarak atılır. Çoklu doz sonrası, demetil ve
didemetil metabolitlerin ortalama konsantrasyonları essitalopram
konsantrasyonunun sırasıyla %28-31 ve <%5’idir. Essitalopramın demetile
metabolite biyotransformasyonu öncelikle CYP2C19 tarafından yapılır.
CYP3A4 ve CYP2D6 enzimlerinin de katılımı mümkündür.
Eliminasyon
Çoklu doz sonrası eliminasyon yarı ömrü (t1/2b), yaklasık 30 saattir ve oral
plazma klerensi (CIoral) yaklasık 0,6 I/dakika’dır. Majör metabolitler belirgin
olarak daha uzun yarı ömre sahiptir. Essitalopram ve majör metabolitlerin
karaciğer (metabolik) ve böbrek yollarıyla elimine edildiği düsünülür, dozun
büyük kısmı idrarda metabolitler seklinde atılır.
Kinetik doğrusaldır. Sabit hal plazma seviyelerine yaklasık 1 haftada erisilir. 50 nmol/litre’lik ortalama sabit hal konsantrasyonlarına (20-125 nmol/I) 10 mg’lık günlük dozla ulasılır.
Yaslı hastalar (65 yas ve üstü)
Essitalopram yaslı hastalarda genç hastalara göre daha yavas elimine edilir.
Sistemik açığa çıkma oranı (AUC), genç hastalara göre yaslı hastalarda
yaklasık %50 daha yüksektir (“KULLANIM SEKLĐ ve DOZU” bölümüne bakınız).
Azalmıs karaciğer islevi
Hafif ve orta derecede karaciğer bozukluğu olan hastalarda (Child-Pugh
kriterleri A ve B), essitalopram yarı ömrü yaklasık iki kat daha uzundur ve
normal karaciğer islevi olan hastalara göre açığa çıkma oranı yaklasık %60
daha yüksektir (“KULLANIM SEKLĐ ve DOZU” bölümüne bakınız).
Azalmıs böbrek islevi
Rasemik sitalopramla, böbrek islevi azalmıs hastalarda (Clcr 10-53 ml/dakika) daha uzun yarı ömür ve açığa çıkma oranında hafif artıs gözlenmistir.
Metabolitlerin plazma konsantrasyonları incelenmemistir ancak artıs
gösterebilir (“KULLANIM SEKLĐ ve DOZU” bölümüne bakınız).
Polimorfizm
CYP2C19’un zayıf metabolize edicilerinin, hızlı metabolize edicileriyle
karsılastırıldığında, iki kat daha yüksek essitalopram plazma konsantrasyonuna sahip olduğu gözlenmistir. CYP2D6’nın zayıf metabolize edicilerinin, essitalopramın açığa çıkma oranında belirgin bir değisikliğe neden olduğu görülmemistir (“KULLANIM SEKLİ ve DOZU” bölümüne bakınız).

ENDİKASYONLARI
– Majör depresif bozukluk,
veya ,
(sosyal fobi),
,
(OKB) tedavisinde kullanılır.

KONTRENDĐKASYONLARI
Essitaloprama veya yardımcı maddelerinden herhangi birine karsı asırı
duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
Non-selektif irreversibl monoamin oksidaz inhibitörleriyle (MAOI) birlikte
kullanılması kontrendikedir (“İLAÇ ETKİLESMELERİ ve DİĞER ETKİLESMELER”
bölümüne bakınız).
UYARILAR/ÖNLEMLER
Asağıdaki özel uyarı ve önlemler, Geri Alım İnhibitörleri ()
terapötik sınıfındaki tüm ilaçları kapsar.
Çocuklar ve 18 yasın altındaki adolesanlarda kullanımı
®, çocuklar ve 18 yasın altındaki adolesanların tedavisinde
kullanılmamalıdır. Klinik çalısmalarda ile tedavi edilen
çocuklar ve adolesanlar, plasebo ile tedavi edilenlerle karsılastırıldığında
intiharla iliskili davranıslar (intihar girisimi ve intihar düsünceleri) ve düsmanlık (çoğunlukla , davranısı ve sinirlilik) daha sık gözlenmistir.
Klinik bir gereksinime dayanarak yine de tedavi etme kararı alınırsa, hasta
intihar semptomlarının ortaya çıkmasına karsı dikkatle izlenmelidir. Ayrıca,
çocuklar ve adolesanlar için büyüme, olgunlasma, kognitif ve davranıssal
gelisim ile ilgili uzun dönemli güvenlik verisi bulunmamaktadır.
Paradoksikal anksiyete
Panik bozukluğu olan bazı hastalar tedavisinin basında, artan
anksiyete semptomları sergileyebilir. Bu paradoksikal reaksiyon, tedaviye
baslanmasından itibaren ilk 2 hafta içinde çoğunlukla kaybolur. Olası
anksiyojenik etkileri azaltmak için düsük baslangıç dozu önerilir (“KULLANIM SEKLİ ve DOZU” bölümüne bakınız).
Nöbetler
Konvülziyon nöbeti görülen bütün hastalarda kesilmelidir. Stabil olmayan epilepsili hastalara SSRI verilmemelidir ve kontrollü epilepsili hastalar ise dikkatle izlenmelidir. Nöbet sıklığında artıs görülürse SSRI kesilmelidir.
Mani Geçmisinde mani/hipomani olan hastalarda SSRI’lar dikkatle kullanılmalıdır.
Hasta manik faza girerse SSRI kesilmelidir.
Diyabet
Diyabetli hastalarda SSRI tedavisi glisemik kontrolü değistirebilir (hipoglisemi veya hiperglisemi). Đnsülin ve/veya oral hipoglisemik ilacın dozajının yeniden ayarlanması gerekebilir.
Đntihar/intihara yönelim
Antidepresan ilaçların özellikle çocuk ve gençlerdeki kullanımlarının intihar
düsünce ya da davranıslarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle
özellikle tedavinin baslangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun arttırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, asırı hareketlilik gibi beklenmedik davranıs değisiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir.
Çocuklarda olduğu gibi yetiskinlerde de antidepresan ilaçların kullanımı
gerektiğinde özellikle ilk 5 ay ve doz değistirme durumlarında daha fazla
olmak üzere, hastaların intihar düsünce ve davranıslarında artıs olasılığı
yönünden uyarılması ve yakın takibi gereklidir.
Hiponatremi
Muhtemelen uygun olmayan antidiüretik hormon (ADH) salgısı sebebiyle, SSRI
kullanımının ender olarak hiponatremi olusturduğu rapor edilmistir. Tedavi
sonlandırılınca genellikle sona erer. Yaslı hastalar, sirozu olanlar veya
hiponatremi olusturduğu bilinen ile birlikte tedavi edilen hastalar gibi risk
altında olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.
Kanama
SSRI’lar ile tedavide ekimoz, purpura gibi yüzeyel kanama bozuklukları rapor
edilmistir. Özellikle oral antikoagülanlar ve platelet fonksiyonunu etkilediği
bilinen bazı ilaçlarla (örneğin; atipik ve fenotiyazin, trisiklik
antidepresanların çoğu, asetil salisilik asit ve non-steroid antiinflamatuvar
[NSAI] ilaçlar, tiklopidin ve dipiridamol) birlikte SSRI kullanan veya kanama
eğilimi olan hastalar tarafından kullanılması konusunda özenli olunmalıdır.
Elektrokonvülsif terapi (ECT)
SSRI’lar ile ECT’nin birlikte uygulanmasına iliskin yayınlanmıs klinik deney sınırlı
olduğundan özenli olunması önerilir.
Reversibl, selektif MAO-A inhibitörleri
Serotonin sendromuna yol açma riski nedeniyle, essitalopram ile MAO-A
inhibitörlerinin birlikte kullanımı genellikle önerilmez (“ĐLAÇ ETKĐLESMELERĐ ve
DĐĞER ETKĐLESMELER” bölümüne bakınız). Non-selektif, irreversibl MAOinhibitörleri
ile birlikte kullanımı konusunda “ĐLAÇ ETKĐLESMELERĐ ve DĐĞER
ETKĐLESMELER” bölümüne bakınız.
Serotonin sendromu
Sumatriptan veya diğer triptanlar, tramadol ve triptofan gibi serotonerjik etkili
ilaçlarla birlikte, essitalopram kullanımında dikkatli olunmalıdır.
SSRI’larla birlikte serotonerjik ilaç kullanan hastalarda serotonin sendromu
ender olarak rapor edilmistir. Ajitasyon, , miyokloni ve hipertermi gibi
semptomların birlikte olusumu bu durumun gelisimine isaret edebilir. Böyle
durumlarda, SSRI ve serotonerjik ilaç derhal kesilmeli ve semptomatik tedavi
baslatılmalıdır.
St. John otu
Đçerisinde St. John otu (Hypericum perforatum) bulunan bitkisel preparatlar ile
SSRI’ların birlikte kullanılması advers reaksiyonların olusumunda artısa yol
açabilir (“ĐLAÇ ETKĐLESMELERĐ ve DĐĞER ETKĐLESMELER” bölümüne bakınız).
Çekilme reaksiyonları
Olası çekilme reaksiyonlarının görülmesini önlemek amacıyla, Secita®
tedavisine, 1 veya 2 haftalık süre içinde yavas yavas doz azaltımı yapılarak
son verilmelidir (“KULLANIM SEKLĐ ve DOZU” bölümüne bakınız).
Koroner kalp hastalığı
Sınırlı klinik tecrübe sebebiyle, koroner kalp hastalığı olan hastalarda
kullanımında dikkatli olunmalıdır.
GEBELĐKTE ve LAKTASYON DÖNEMĐNDE KULLANIMI
Gebelerde kullanımı
Gebelik kategorisi, C’dir. Essitalopramın hamilelik döneminde kullanımına iliskin
sınırlı klinik veri mevcuttur. Secita®, kesinlikle gerekli değilse ve risk/yarar oranı
dikkatle değerlendirilmeden hamilelerde kullanılmamalıdır.
Hamileliğin son üç ayında SSRI kullanımı, yenidoğanlarda nörodavranıs
bozuklukları gibi bazı etkilere yol açabilir. Doğuma kadar SSRI kullanan
hamilelerin yenidoğmus bebeklerinde su etkiler rapor edilmistir: , tremor, , , , emme veya uyuma zorluğu. Bu etkiler, serotojenik etki veya çekilme sendromu göstergesi olabilir.
Hamileliğin son dönemlerinde anne essitalopram kullandıysa, yenidoğmus
bebekler bu etkiler açısından gözlenmelidir. Hamilelik döneminde
kullanıldığında SSRI tedavisi asla aniden kesilmemelidir.
SSRI grubu ilaçların hamilelik süresince alımında, yenidoğanda potansiyel
dirençli pulmoner hipertansiyon riski bulunmaktadır.
Emzirenlerde kullanımı
Essitalopramın anne sütüne geçmesi beklenir. Tedavi sırasında emzirme
önerilmez.
ARAÇ ve MAKĐNE KULLANMA YETENEĞĐ ÜZERĐNDEKĐ ETKĐLERĐ
Essitalopram, entellektüel islev ve psikomotor performansı etkilemez. Ancak, psikoaktif ilaç kullanan hastaların muhakeme veya yeteneklerinde bozulma beklenebilir. Hastalar, araç ve makine kullanım yeteneklerinin potansiyel olarak etkilenebileceği konusunda uyarılmalıdır.
YAN ETKĐLER/ADVERS ETKĐLER
Daha sıklıkla tedavinin ilk 1 veya 2 haftalık bölümünde karsılasılan advers
etkiler genellikle tedavinin devam eden dönemlerinde siddet ve sıklık
açısından azalma gösterir.
SSRI grubu antidepresanlar ile uzun süreli tedaviden sonra aniden ilacın
kesilmesi halinde, bazı hastalarda çekilme reaksiyonları meydana gelebilir.
Tedavinin sonlandırılmasıyla çekilme reaksiyonları ortaya çıkabilse de, SSRI’ların bağımlılık yaptığına dair preklinik ve klinik kanıt mevcut değildir.
Essitalopram tedavisinin aniden kesilmesinden sonra bazı hastalarda çekilme semptomları (bas dönmesi, bas ağrısı ve bulantı) gözlenmistir. Çoğu semptom hafif ve sınırlıdır. Çekilme reaksiyonlarından kaçınmak için, tedavinin 1-2 hafta boyunca doz azaltılarak sona erdirilmesi önerilir.

BEKLENMEYEN BĐR ETKĐ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BASVURUNUZ.
ĐLAÇ ETKĐLESMELERĐ ve DĐĞER ETKĐLESMELER
Farmakodinamik etkilesmeler
Kontrendike kombinasyonlar
Non-selektif MAO inhibitörleri
Non-selektif MAOI ile birlikte SSRI kullanan hastalarda ve SSRI tedavisine son verdikten hemen sonra MAOI tedavisine baslayan vakalarda ciddi
reaksiyonlarla karsılasıldığı bildirilmistir (“KONTRENDĐKASYONLARI” bölümüne bakınız). Bazı hastalarda serotonin sendromu gelismistir (“YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER” bölümüne bakınız).
Essitalopram, non-selektif MAOI’ler ile birlikte kullanılmamalıdır. Essitalopram, geri dönüsümsüz MAOI tedavisi kesildikten en az 14 gün sonra veya moklobemid gibi geri dönüsümlü bir MAOI (RIMA) tedavisi kesildikten en az 1 gün sonra kullanılmaya baslanmalıdır. Bir non-selektif MAOI ile tedaviye baslanmadan en az 7 gün önce essitalopram tedavisine son verilmis olmalıdır.
Önerilmeyen kombinasyonlar
Reversibl, selektif MAO-A inhibitörü (moklobemid)
Serotonin sendromu riskinden ötürü, essitalopramın bir MAO-A inhibitörü ile birlikte kullanımı önerilmez (“UYARILAR/ÖNLEMLER” bölümüne bakınız). Eğer bu kombinasyon gerekli ise, önerilen en küçük dozla baslanmalıdır ve klinik izleme mutlaka tavsiye edilir.
Kullanımı önlem gerektiren kombinasyonlar
Selejilin
Serotonin sendromu gelismesi riskinden ötürü, selejilin (geri dönüsümsüz MAO-B inhibitörü) ile birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. 10 mg/gün’e kadar olan selejilin dozu ile birlikte rasemik sitalopram güvenle kullanılmıstır.
Serotonerjik ilaçlar
Serotonerjik ilaçlarla (örneğin; tramadol, sumatriptan ve diğer triptanlar)
birlikte kullanımı serotonin sendromuna yol açabilir.
Nöbet esiğini düsüren ilaçlar
SSRI’lar nöbet esiğini düsürebilir. Nöbet esiğini düsürebilen diğer ilaçlarla
[antidepresanlar (tirisiklik, SSRI’lar), nöroleptikler (fenotiyazinler, tiyozantenler, bütirofenonlar), meflokin, büpropiyon ve tramadol] birlikte kullanırken dikkatli olunmalıdır.
Lityum, triptofan
SSRI’ların lityum veya triptofan ile birlikte kullanıldığında, etkilerinin arttığı
yönünde raporlar mevcuttur. Bu nedenle, SSRI’ların bu ilaçlarla birlikte
kullanımında dikkatli olunmalıdır.
St. John otu
SSRI’ların St. John otu (Hypericum perforatum) içeren bitkisel ürünlerle birlikte kullanımı advers reaksiyonların olusumunda artısa yol açabilir
(“UYARILAR/ÖNLEMLER” bölümüne bakınız).
Kanama
Essitalopram ile oral antikoagülanlar birlikte verildiğinde antikoagülan etkide değisiklik görülebilir. Essitalopram baslatılan ve kesilen hastalardan oral antikoagülan kullananlarda dikkatli olarak koagülasyon izlenmesi gerekir
(“UYARILAR/ÖNLEMLER” bölümüne bakınız).
Alkol
Essitalopram ile alkol arasında farmakodinamik veya farmakokinetik etkilesim beklenmemektedir. Ancak diğer psikotrop ilaçlarla olduğu gibi, alkol ile birlikte kullanımı önerilmez.
Farmakokinetik etkilesmeler
Diğer ilaçların essitalopram farmakokinetiği üzerindeki etkisi
Essitalopram metabolizması genellikle CYP2C19 ile gerçeklesir. CYP3A4 ve
CYP2D6 da bir dereceye kadar metabolizmaya katkıda bulunur. Esas
metabolit olan demetillenmis essitalopramın (S-DCT) ise kısmen CYP2D6
tarafından katalize edildiği düsünülmektedir.
Essitalopramın 30 mg günde tek doz omeprazol ile (bir CYP2C19 inhibitörü)
beraber kullanımı, essitalopramın plazma konsantrasyonlarında orta derecede (yaklasık %50) artısa neden olmustur.
Essitalopramın 400 mg günde çift doz simetidin ile (orta derecede potent
genel enzim inhibitörü) beraber kullanımı, essitalopramın plazma
konsantrasyonlarında orta derecede (yaklasık %70) artısa neden olmustur. Bu sebeple, CYP2C19 inhibitörleriyle (omeprazol, esomeprazol, fluvoksamin, Iansoprazol, tiklopidin) veya simetidin ile beraber kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Beraber kullanım sırasında yan etkilerin izlenmesine bağlı olarak essitalopram dozunda azaltma yapmak gerekebilir.
Essitalopramın diğer ilaçların farmakokinetiği üzerine etkisi
Essitalopram, CYP2D6 enziminin inhibitörüdür. Çoğunlukla bu enzim tarafından
metabolize edilen ve dar terapötik indekse sahip diğer ilaçlarla (örneğin;
flekainid, propafenon ve kardiyak yetmezlikte kullanıldığında metoprolol)
veya çoğunlukla CYP2D6 tarafından metabolize edilen merkezi sinir sistemine etkin ilaçlarla (desipramin, klomipramin ve nortriptilin gibi antidepresanlar veya risperidon, tiyoridazin ve haloperidol gibi antipsikotikler) birlikte kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Doz ayarlaması gerekebilir.
Desipramin veya metoprolol ile birlikte kullanımı, her iki CYP2D6 substratının plazma düzeyini iki katına çıkarmıstır.
Yapılan in vitro çalısmalar, essitalopramın CYP2C19’un zayıf inhibisyonuna
neden olduğunu göstermistir. CYP2C19 ile metabolize edilen ilaçlarla birlikte kullanılırken özenli olunmalıdır.
Geçimsizlikleri Bulunmamaktadır.

KULLANIM SEKLİ ve DOZU
Secita®, günde tek doz olarak besinlerle birlikte veya öğün aralarında
kullanılabilir.
20 mg’ın üzerindeki günlük dozların güvenirliği kanıtlanmamıstır.
Majör depresif bozukluk
Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Bireysel hasta cevabına göre, doz günde
maksimum 20 mg’a çıkarılabilir.
Antidepresan cevap için genelde 2-4 hafta gerekir. Alınacak cevabın
konsolidasyonu için en az 6 aylık tedavi süresi gerekmektedir.
Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluğu
Günlük 10 mg’lık doza geçilmeden önce, ilk hafta günde 5 mg’lık baslangıç
dozu uygulanmalıdır. Doz daha sonra alınacak bireysel hasta cevabına göre
günde 20 mg’a çıkarılabilir.
Maksimum etki, yaklasık 3 ay sonra alınır. Tedavi birkaç ay sürer.
Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi)
Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Semptomların giderilmesi için genellikle 2-4
hafta gereklidir. Bireysel hasta cevabına göre doz, 5 mg’a düsürülebilir veya
günde maksimum 20 mg’a çıkarılabilir.
Sosyal anksiyete bozukluğu kronik eğilimli bir hastalıktır ve alınacak cevabın
konsolidasyonu için 12 haftalık tedavi tavsiye edilir. Tedaviye cevap verenlerin
6 aylık uzun dönemli tedavisi incelendiğinde, bireylere bağlı olarak relapsın
önlendiği görülmüstür. Tedaviden sağlanan faydaların düzenli aralıklarla tekrar değerlendirilmesi gerekir.
Sosyal anksiyete bozukluğu, spesifik bir bozukluğun iyi tanımlanmıs teshis
terminolojisidir ve asırı çekingenlikle karıstırılmamaldır. Bu bozukluğun sadece profesyonel ve sosyal aktivitelere önemli sekilde etki etmesi halinde ilaçla tedaviye baslanmalıdır. Bu tedavinin, kognitif davranıs tedavisine göre yeri incelenmemistir. Đlaçla tedavi, tüm terapötik stratejinin bir parçasıdır.
Yaygın anksiyete bozukluğu
Baslangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Bireysel hasta cevabına göre doz,
günde maksimum 20 mg’a çıkarılabilir.
Tedaviden sağlanan faydalar ve doz düzenli aralıklarla tekrar
değerlendirilmelidir.
Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)
Baslangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Bireysel hasta cevabına göre doz,
günde 20 mg’a çıkarılabilir.
OKB, kronik bir hastalık olduğundan dolayı hastalar, semptomsuz olmalarını
kesinlestirmek için yeterli süre tedavi edilmelidir. Bu süre birkaç ay veya daha uzun olabilir.
Tedaviden sağlanan faydalar ve doz düzenli aralıklarla tekrar
değerlendirilmelidir.
Yaslı hastalar (65 yas üstü)
Baslangıç tedavisinde, tavsiye edilen dozun yarısı ve devamında da daha
düsük maksimum doz uygulanmalıdır (“Farmakokinetik özellikleri” bölümüne
bakınız). Secita®’nın yaslı hastalarda sosyal anksiyete bozukluğundaki etkinliği
arastırılmamıstır.
Çocuklar ve adolesanlar (18 yas altı)
Secita®, çocuklarda ve 18 yasın altındaki adolesanların tedavisinde
kullanılmamalıdır (“UYARILAR/ÖNLEMLER” bölümüne bakınız).
Azalmıs böbrek fonksiyonu olan hastalar
Hafif ve orta dereceli böbrek fonksiyonu bozukluğu olanlarda doz ayarlaması
gerekmez. Böbrek fonksiyonu ciddi olarak azalmıs (kreatin klerensi 30
ml/dakika’dan az) hastalarda dikkatli olunmalıdır (“Farmakokinetik özellikleri”
bölümüne bakınız).
Azalmıs karaciğer fonksiyonu olan hastalar
Hafif veya orta dereceli karaciğer bozukluğu olan hastalarda tedavinin ilk iki
haftası için baslangıç dozu olarak 5 mg uygulanması önerilir. Bireysel hasta
cevabına göre doz 10 mg’a yükseltilebilir. Karaciğer islevi ciddi olarak azalmıs
hastalarda özellikle doz titrasyonunda dikkatli olunmalıdır (“Farmakokinetik
özellikleri” bölümüne bakınız).
CYP2C19’u zayıf metabolize eden hastalar
CYP2C19’un zayıf metabolize olduğu hastalarda tedavinin ilk 2 haftalık
bölümünde baslangıç dozu olarak 5 mg kullanılması önerilir. Bireysel hasta
cevabına göre doz, 10 mg’a yükseltilebilir (“Farmakokinetik özellikleri”
bölümüne bakınız).
Tedaviye son verilmesi
Olası çekilme reaksiyonlarını önlemek için Secita® tedavisine, 1 veya 2 haftalık süre içerisinde doz yavasça azaltılarak son verilmelidir (“UYARILAR/ÖNLEMLER”
bölümüne bakınız).
DOZ ASIMI ve TEDAVĐSĐ
Toksisite
Essitalopramın doz asımına iliskin klinik veri kısıtlıdır. Bununla birlikte, 190 mg
dozda alınan essitalopramın ciddi belirtilere neden olmadığı bildirilmistir.
Belirtiler
Asırı dozda (600 mg’dan fazla) rasemik sitalopram alınmasına bağlı belirtiler:
bas dönmesi, tremor, ajitasyon, somnolans (uyuklama hali), bilinç kaybı,
nöbetler, tasikardi, EKG’de ST-T değisimleriyle seyreden farklılasmalar, QRS
kompleksinin genislemesi, QT aralığında uzama, aritmiler, solunum
depresyonu, kusma, rabdomiyoliz, metabolik asidoz ve hipokalemidir.
Essitalopramın asırı dozda alınması sonucunda da benzer belirtilerle
karsılasılması beklenir.
Tedavi
Spesifik bir antidotu mevcut değildir. Havayolu açık tutulmalı ve hastanın
uygun düzeyde oksijenlenerek solunum islevlerini yerine getirmesi güvence
altına alınmalıdır. Oral alımından sonra olası en kısa zaman içerisinde gastrik
lavaj yapılmalıdır. Aktif kömür kullanımı düsünülmelidir. Genel semptomatik
destek tedavisinin uygulandığı süre boyunca kardiyak ve yasamsal isaretler
izlenmelidir.
SAKLAMA KOSULLARI
25 °C’nin altındaki oda sıcaklığında, çocukların göremeyeceği, erisemeyeceği
yerlerde ve ambalajında saklayınız.
TĐCARĐ TAKDĐM SEKLĐ ve AMBALAJ MUHTEVASI
Secita® 5 mg Film Tablet; 28 film tabletlik blister ambalajlarda.
PĐYASADA MEVCUT DĐĞER FARMASÖTĐK DOZAJ SEKĐLLERĐ
Secita® 10 mg Film Tablet; 14 ve 28 film tabletlik blister ambalajlarda.
Secita® 20 mg Film Tablet; 14 ve 28 film tabletlik blister ambalajlarda.
Secita® 10 mg/ml Oral Damla; 15 ml solüsyon içeren cam siselerde.
RUHSAT SAHĐBĐNĐN ĐSĐM ve ADRESĐ
BERKSAM ĐLAÇ TĐCARET A.S.
34382 Sisli – ĐSTANBUL
RUHSAT TARĐHĐ ve NUMARASI
30.11.2007 – 213/56
ÜRETĐM YERĐ ĐSĐM ve ADRESĐ
SANTA FARMA ĐLAÇ SANAYĐĐ A.S.
34091 Edirnekapı – ĐSTANBUL
REÇETE ĐLE SATILIR.
Prospektüsün son güncellenme tarihi: 20.05.2008

Kaynak: http://www.santafarma.com.tr

Bir önceki yazımız olan DOZYL 5 mg FİLM TABLET başlıklı makalemizde Alzheimer, donepezil hidroklorür ve Dozyl hakkında bilgiler verilmektedir.

5 Comments »

  • tuba dedi ki:

    ACİİİLLLL……merhaba ben doktor gozetımınde 14 ay secita kullandım.20 mg basladım ve dr gozetımın de 5 mg ra dusurdum.4gundur ılacı bıraktım ve aşırı baş donmesı yaptı.ilacı bıraktıgım ıcınmı baş donmem var lutfen yardımcı olun…..

  • Aysun dedi ki:

    Merhaba, 14 yaşında bir erkek kardeşim var. Dikkat bozukluğu, odaklanamama ve sigara alışkanlığı nedeniyle dün psikiyatris te gittik ve Secita 5mg verdi. Kullanıp kullanmama konusunda kararsızım. Türkiye de ki doktorlarımız sağolsun açıklama yapmayı pek sevmiyorlar. Yeterli araştırma yapmadan bu ilacı kullanmasına izin vermeyeceğim. sizden bir an önce cevap alabilirim çok sevinirim.

    Teşekkürler

  • eylem dedi ki:

    merhaba ben yaklaşık 8 ay kadar cipralex sonrasında doktorumun dozu düşürmesiyle secita içmeye devam ettim şimdi doktorum bırak diyor
    ama ne şekilde bırakmalıyım?
    bana yardımcı olabilir misiniz
    çekilme reaksiyonu göstermemesi için ne yapmalıyım

  • çekingen dedi ki:

    merhaba benim doktorumda bu ilacı verdi şikayetim çekingenlik sosyal anksiyete idi ben nöroloji doktoruna muayane oldum

  • nazan kılnç dedi ki:

    iyi çalışmalar,secita 10 mg ilacı 75 yaşında zaman zaman siddetli baş ağrıları olan hiç bir psikolojik sorunu yada depresyonuolmayan bir tanıdığım verilmiş 1 hafta önce.şu an agız kurukuğu,kendini buarada hissetmeme,uyku hali,yorgunluk gicişikayetleri var.bu ilaç hangi tipteki hastalara tam olarak ne amaçla uygulanır.yardımcı olursanız sevinirim.sadece beyin damarlarında sorun olan yaşlı 1 hasta.

    teşekkürler

    nazan kılınç