Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 16.794 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, ilaç, ilaçlar

Laira 20 mg FİLM TABLET

Submitted by on Ağustos 1, 2009 – 10:40 pm | 3.979 Kez Görüntülendi

FİLM TABLET
FORMÜL: Her Laira 20 mg Film Tablet, etken madde olarak 20 mg ’a eşdeğer HBr ve boyar madde olarak Titanyum dioksit içerir
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER: Farmakodinamik özellikleri:
etki gösteren ’ün etki mekanizmasının, serotonin (5-HT) geri alımını santral sinir sistemindeki (SSS) nöron düzeyinde inhibe etmek suretiyle, serotonerjik aktiviteyi artırmak şeklinde olduğu düşünülmektedir Yapılan invrtrovein wvo çalışmalarda, sitalopram’ın oldukça yüksek seçiciliğe sahip selektif serotonin reuptake inhibitor (SSRİ) özelliğinin yanı sıra çok az oranda noradrenalin (NA) ve dopamin (DA) nöronal geri alımını inhibe edici etkisi olduğu saptanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalarda, sitalopram etkinliğinin uzun süreli (14 gün) kullanımda azalmadan devam ettiği de vurgulanmıştır
Farmakokinetik özellikleri:
Sitalopram’ın 10 ile 60 mg/gün doz aralığında yürütülen tek veya çoklu dozajlarına ait çalışmalarda, ilacın lineer ve doza bağımlı artış gösteren farmakokinetik özellik gösterdiği saptanmıştır. Önemli oranda karaciğerde metabolize olan sitalopram’ın yan ömrü yaklaşık 35 saat civarındadır. Günde bir kez kullanıldığında, plazmada kararlı durum konsantrasyonuna yaklaşık bir haftada ulaştığı gözlenmiştir.
Emilim ve dağılım: 40 mg tek doz alımı sonrası kanda pik konsantrasyonuna 4 saatte ulaşan sitalopram’ın mutlak biyoyararlanımının (aynı miktarda i.v. dozuna kıyasla) %80 civarında olduğu ve emilim profilinin gıdalardan etkilenmediği saptanmıştır. Sitalopram ve ana metabolitlerinin plazma proteinlerine bağlanma oranı ise yaklaşık %80’dir. Metabolizma ve atılım: Sitalopram’ın sistemik klerensi 330 ml/dk olup, bunun oransal olarak ise yaklaşık %20’si böbrekler tarafından gerçekleştirilmektedir Metabolizma sonrası oluşan ürünlerinin etkinliği, sitalopram ile kıyaslandığında, ihmal edilebilir düzeydedir ve ilacın antidepresan özelliğine katkıları yoktur. İnsan karaciğer hücrelerinin kullanıldığı in wtro çalışmalarda sitalopram’ın N-demetilasyon işleminden sorumlu izoenzimlerin CYP3A4 ile CYP2C19 olduğu gösterilmiştir
ENDİKASYONLAR:
ve relaps / reküransların önlenmesinde,
 Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluğun tedavisinde,
 Obsesif Kompulsif Bozukluk () tedavisinde kullanılır.
KONTRENDİKASYONLAR:
Monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) grubundan kullanmakta olan hastalarda kullanılması kontrendikedir.
Ürünün içeriğindeki bileşiklerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
UYARILAR / ÖNLEMLER:
Monoamin oksidaz İnhibitörleri İle etkileşim potansiyeli:
Serotonin geri alım İnhibitörü grubundan bir İlaç İle birlikte MAOİ İlaç alan hastalarda hipertermi, rijidite, myoklonus, hayati bulgularda dalgalanmalar ile seyreden otonomik bozukluklar, deliryum tablosuna kadar gidebilen ciddi ajitasyonlann dahil olduğu mental değişimler ile koma gibi ciddi ve hatta ölümcül olabilen yan ettiler bildirilmiştir. Benzer yan etkilerin, kısa zaman ttnce SSRİ tedavisini bırakıp ardından MAOİ İlaç almaya başlamış olanlarda da görüldüğü bilinmektedir. İlgili vakalardan bazılarında nöroleptik malign sendrom benzeri özelliklere dahi rastlanmıştır. Mevcut deneysel çalışmalarda; SSRİ ile MAOİ ilaç birlikteliğinin, kan basıncını artırıcı etkinlikte sinerjik etkileşim sergilemenin yanı sıra davranış bozukluğuna da sebep olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden, sitalopram İle MAOİ İlaç birlikte kullanılmamalı; ayrıca, MAOİ İlaç tedavisi kesildikten sonra 14 gün beklemeden sitalopram tedavisine geçiş yapılmamalıdır. Benzer şekilde, sitalopram tedavisini bırakan hastalarda en az 14 gün beklemeden MAOİ ilaç ile tedaviye başlanmamalıdır.

Sitalopram tedavisine bağlı olarak ciddi hiponatremi ve uygunsuz antidiüretik hormon salgılama sendromu olguları bildirilmiştir Ancak, sitalopram tedavisinin sonlandırılması ile tüm olguların normale dönmesi de sağlanmıştır

Bipolar bozukluğu olan hastalar ile yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda sitalopram kullanmakta olan hastaların %0.2’sinde manik veya hipomanik aktivasyon bildirilmiştir. Benzer durumlara diğer antidepresanların kullanımında da rastlandığı bilinmektedir. Özgeçmişinde mani hikayesi bulunan hastalarda, tüm antidepresan ilaçlarda olduğu gibi sitalopram kullanımında da dikkatli olunmalıdır.
nöbetleri
Geçmişinde bayılma öyküsü ve benzeri şikayetleri bulunan hastalarda, tüm antidepresan ilaçlarda olduğu gibi sitalopram ile tedaviye başlanacak olduğunda da dikkatli olunmalıdır.

Tüm antidepresan tedavilerde olduğu gibi, depresif hastalardaki intihar olasılığı, anlamlı bir remisyon ortaya çıkana kadar sürmektedir.
Yüksek riskli hastaların tedavi başlangıcında yakın izleme altında bulundurulması uygun olacaktır. Aşırı doz alım riskini azaltmak amacıyla, tedaviye başlar İken sitalopram tabletlerinin en düşük dozaj formu tercih edilmelidir. Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de antidepresan İlaçların kullanımı gerektiğinde; özellikle İlk 5 ay ve doz değiştirme durumlarında daha fazla olmak üzere, hastaların intihar, düşünce ve davranışlarında artış olasılığı yönünden uyarılması ve yakın takibi gereklidir.
Başka hastalıkları da bulunanlarda kullanım
Aynı zamanda ciddi sistemik hastalığı da bulunan hastaların sitalopram kullanımına dair kısıtlı klinik deneyim vardır. Metabolizma ve hemodinamik yanıtı etkileyebilecek hastalığı olanlarda sitalopram kullanımında dikkatli olmak gerekir.
Miyokard enfarktüsü hikayesi veya kardiyak düzensizliği olan hastalar ile yapılmış sistematik değerlendirmeler bulunmamaktadır. Benzer şikayeti olan hastaların ilacın pazarlama öncesi denemelerindeki çalışmalara tercihen dahil edilmediği bilinmekle birlikte; klinik çalışmalarda sitalopram ile ilişkili EKG anomalisi söz konusu olmamıştır.
Karaciğer bozukluğu olan hastalarda sitalopram ıtrahının azaldığı ve ilacın plazma yoğunluğunda artış olduğu saptanmıştır. Bu hastalarda sitalopram’ın daha düşük dozu önerilmekte ve dikkatli yaklaşım tavsiye edilmektedir
{ayrıca bkz. KULLANIM ŞEKLİ ve DOZAJ ).
Yüksek oranda metabolize olması nedeniyle sitalopram’ın idrar ile atılan miktarı değişmeden kalan ilaç miktarına oranla çok düşüktür. Ciddi böbrek yetmezliği bulunan hastalarda kronik sitalopram kullanımı konusunda yeterli deneyim elde edilene değin bu tür hastalarda dikkatle kullanılması gerekir
{ayrıca bkz. KULLANIM ŞEKLİ ve DOZAJ ).
Uzun QT sendromu ve Torsades de Pointes:
Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilen ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma oranını ciddi olarak yükseltebilirler. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır
Davranış değişiklikleri
Diğer antidepresan ilaçlarda olduğu gibi, sitalopram’ın da gerek yetişkin gerekse çocuklarda kullanımında, tedavinin özellikle ilk haftalarında ajitasyon şeklinde zarar verici davranış değişikliklerine neden olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Gebe Kadınlarda ve Emziren Annelerde Kullanımı:
Sitalopram’ın gebelikte kullanım kategorisi C dlr. Gebe kadınlarda kontrollü çalışma yapılmamıştır. Bu kategorideki ilaçlar eğer hekim ilacın gebe kadına sağlayacağı yararın fetüs üzerindeki potansiyel riskini haklı göstereceğine inanıyorsa kullanılabilir.
Diğer birçok ilaç gibi, sitalopram da anne sütüne geçmektedir. Emzirilen bebekte yaratabileceği istenmeyen etkiler göz önüne alınarak ilacın anne için önemi saptandıktan sonra emzirmeye veya ilaç kullanımına son verilmesi hakkında bir karara varılmalıdır.
Çocuklarda Kullanımı:
Çocuklarda güvenilirliği ve erkinliği henüz kanıtlanmadığından kullanılmamalıdır Yaşlılarda Kullanımı:
Yapılan klinik çalışmalarda ileri yaşta olanlar ile genç erişkinler arasında güvenlik ve etkinlik bakımından anlamlı fark saptanmasa da ileri yaşta olan bazı hastaların artmış ilaç duyarlılığı sergilediği gözlenmiştir.
Yaşlı hastaların çoğu için tavsiye olunan günlük doz 20 mg’dır
Araç ve Makine Kullanımına Etkisi:
Normal denekler üzerinde yapılan çalışmalarda 40 mg/gün dozunda sitalopram kullanımının entelektüel ve psikomotor performansı etkilemediği gösterilmiştir Tüm psikotropik ilaçlar muhakeme ve düşünme yeteneği ile motor fonksiyonları bozabileceğinden hastalara, kendileri sitalopram tedavisinin bu türden etkinlikleri sürdürme yetenekleri üzerinde olumsuz etkisi olmadığından anlamlı düzeyde emin oluncaya değin, otomobil dahil riskli araç ve cihazların kullanımı esnasında dikkatli olmaları uyarısı yapılmalıdır.
YAN ETKİLER /ADVERS ETKİLER:
Sitalopram kullanımında görülen yan etkiler, genelde hafif ve geçicidir Tedavinin ilk 1-2 haftası sırasında ortaya çıkar ve genellikle depreşir durum düzelirken azalır.
Sitalopram kullanımıyla ilişkili en yaygın yan etkiler; bulantı, , ağız kumluğu, ve tremordur.
Trisiklik ile yapılan kıyaslamalı çalışmalardaki tüm olgularda, sitalopram kaynaklı yan etkilerin daha az oranda ortaya çıktığı saptanmıştır. Sitalopram’ın da dahil olduğu SSRİ grubundan ilaç kullanımının bırakılması sonrası yoksunluk reaksiyonları bildirilmiştir. , parestezi, baş ağrısı, ve bulantı gibi bulguları olan bu reaksiyondan sakınmak adına sitalopram tedavisinin aniden kesilmemesi tavsiye olunur. Öte yandan, anılan bulguların çoğunun önemsiz ve kısa süreli olduğu da belirtilmektedir.
Klinik çalışmalarda tedaviye bağlı olarak ortaya çıkan yan etkiler (toplam hasta sayısı = 2985):
Sık rastlanan yan etkiler (%5 – %20)
Terleme artışı, baş ağrısı, , baş dönmesi, uyku hali, , sinirlilik, , , çarpıntı ve güçsüzlük.
Az rastlanan yan etkiler (%1 – <%5)
Deride kızan klik, , , , , , libido azalması, , , anksiyete, , iştah azalması, duygusal küntleşme iktidarsızlık, , , , karın ağrısı, sindinm sistemine ait gaz şikayeti, , , , , , , idrar yapmada bozukluk, , , , .
Nadiren rastlanan yan etkiler (< %1)
, , baygınlık, , , cinsel iştah artışı, , .
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ ve DİĞER ETKİLEŞİMLER:
Santral Sinir Sistemi (SSS) İlaçlan: Sitalopram kullanımında oluşan SSS etkileri nedeniyle diğer santral etkili ilaçlar ile birlikte kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.
Alkol: Bir klinik çalışmada alkolün bilişsel ve motor etkilerini artırmadığı saptanmakla birlikte, diğer psikotrop ilaçlar İçin de geçerli olduğu gibi, sitalopram kullanımı sırasında alkol alımı tavsiye edilmemektedir.
MAO inhibitörleri ile SSRİ ilaçların birlikte uygulanmasından kaçınılmalıdır {ayrıca bkz. KONTRENDİKASYONLAR ve UYARILAR / ÖNLEMLER).
Simetidin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram kullanımının ardından 8 gün boyunca 400 mg/gün simetidin ile birlikte sitalopram tedavisi devam ettirilen hastaların sitalopram’a ait EAA ve Cm» değerlerinde sırasıyla %43 ve %39 oranında artışlar saptanmıştır. Anılan bulguların klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir.
Digoksin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte günde tek doz 1 mg digoksin kullanımının her iki İlacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır.
Lityum: 10 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram kullanan hastalarda tedavinin son 5 gününde ilave edilen 30 mmol/gün lityum kullanımının İlaçların farmakokinetik değerlerinde belirgin etki oluşturmadığı saptanmıştır. Yine de, standart klinik uygulamaya uygun olacak bir şekilde kullanılan lityum dozu düzenlenmeli ve plazma lityum düzeyleri takip edilmelidir. Lityum, sitalopram’a alt serotonerjik etkiyi artırabileceği için birlikte kullanıldıklarında dikkatli olunmalıdır.
Teoftlin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP1A2 tarafından metabolize edildiği bilinen teofilin (günde tek doz 300 mg) kullanımının teofilin’e ait farmakokinetik değerleri etkilemediği saptanmıştır. Teofîlin’in sitalopram’a ait farmakokinetik değerlere olan etkisi değerlendirilmemiştir
Sumatriptan: Bir SSRİ İle birlikte sumatriptan kullanmış olan hastalara ait güçsüzlük, refleks artışı ve koordinasyon bozukluğu şeklinde nadir pazarlama sonrası bildirimler söz konusudur. Eğer sumatriptan ile birlikte bir SSRİ (örn, fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin, sitalopram) kullanma gereği ortaya çıkarsa, hastanın uygun şekilde gözlem altında bulundurulması tavsiye olunur.
Varfarin: 21 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram İle birlikte, CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen Varfarin kullanımının varfarin’e ait farmakokinetik değerleri etkilemediği saptanmıştır. Protrombin zamanında %5 düzeyinde bir artış ortaya çıkmış olmakla birlikte, bu değişimin klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir.
: 14 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen ve 35 gün boyunca 400 mg/gün dozuna kadar çıkılarak devam edilen kullanımının ’e alt farmakokinetik değerleri belirgin düzeyde etkilemediği saptanmıştır. Sitalopram’a ait plazma vadi düzeyleri etkilenmediyse de, ’in enzim etkinliğini artırıcı özelliklerini göz önüne alarak, iki ilacın birlikte alınması durumunda kullanımının sitalopram’ın vücuttan uzaklaştırılmasını artırabileceği de akılda tutulmalıdır.
Triazolam: 28 gün boyunca ve 40 mg/gün dozuna kadar çıkılarak devam edilen sitalopram ile birlikte CYP3A4 tarafından metabolize edildiği bilinen triazolam (günde tek doz 0.25 mg) kullanımının her iki ilacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır
Ketokonazol: 40 mg sitalopram ile birlikte 200 mg ketokonazol kullanımı ketokonazol’e ait Cm» ve EAA değerlerinde sırasıyla %21 ve %10 oranında azalmaya sebep olmuştur; ancak sitalopram’a ait farmakokinetik değerler üzerinde belirgin bir etki oluşmadığı saptanmıştır.
CYP3A4 ve 2C19 İnhibitörleri: İn vitro çalışmalar CYP3A4 ve 2C19 adi ı enzimlerin sitalopram’ın metabolize edilmesinden sorumlu esas enzimler olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, 40 mg sitalopram ile güçlü bir CYP3A4 Inhibıtörü olan ketokonazol’ün birlikte kullanımı sitalopram’a ait farmakokinetik değerler üzerinde belirgin bir etki oluşturmamıştır. Sitalopram birçok enzim sistemi tarafından metabolize edildiğinden; bu enzimlerden yalnızca birinin inhibe edilmesi sitalopram’ın vücuttan uzaklaştırılması üzerinde kayda değer bir azalmaya sebep olmayabilir.
Motoprolol: 22 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte kullanımı sonucunda bir beta-adrenerjik bloker olan metoprolol’ün plazma düzeylerinde İki kat artış oluştuğu saptanmıştır. Artan metoprolol plazma düzeyleri yanında İlacın kardiyoselektif özelliğinde azalma olduğu da saptanmıştır. Sitalopram İle metoprolol birlikte kullanımı sonucu kan basıncı ve kalp atım hızı üzerinde klinik açıdan anlamlı olabilecek etki oluşmamıştır.
Imipramin ve Diğer TrisiklikAntidepresanlar (TSA): İn vitro çal ışmalar sitalopram’ın CYP2D6adlı enzim İçin göreceli olarak zayıf bir inhibitör olduğunu ortaya koymuştur. 10 gün süreyle 40 mg/gün sitalopram ile birlikte, CYP2D6 tarafından metabolize edildiği bilinen imipramin kulllanımının her İki ilacın farmakokinetik değerlerinde belirgin bir etki oluşturmadığı saptanmıştır Bununla birlikte, imipramin metaboliti olan desimipramin’in yoğunluğunda %50 oranında artış oluşmuştur. Bu değişimin klinik açıdan anlamlı olup olmadığı bilinmemektedir. Yine de, TSA’lar ile sitalopram birlikte kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.
Elektrokonvulzif Terapi (EKT): Elektrokonvulzif terapi (EKT) ile sitalopram’ın birlikte kullanımına ait klinik çalışma mevcut değildir.
KULLANIM ŞEKLİ ve DOZAJ:
Laira Film Tablet, günde tek doz olarak uygulanır. Besin alınmasından bağımsız olarak, günün herhangi bir saatinde alınabilir
Erişkinler:
Depresyon tedavisi:
Laira, oral yoldan, tek doz olarak, günde 20 mg kullanılır. Her hastanın kişisel cevabı ve depresyonun ciddiyetine göre, doz en fazla, 60 mg’a çıkarılabilir
Panik bozukluğu tedavisi:
Günlük 20 mg’lık doza çıkmadan önce, ilk hafta, günde lOmg’lıkoral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel cevaba göre, günde en fazla 60 mg’a çıkılabilir.
OKB tedavisi:
Başlangıç için önerilen günlük doz 20 mg’dır. Klinik değerlendirmeye göre gerekirse, günlük doz, 20’şer mg’lık bölümler halinde arttırılarak 60 mg’a çıkarılabilir.
Yaşlı hastalar: (65 yaş üstü)
Depresyon tedavisi:
Laira, oral yoldan, tek doz olarak, günde 20 mg kullanılır. Hastanın bireysel cevabına ve depresyonun ciddiyetine göre doz, günde en fazla 40 mg’a çıkılabilir.
Panik bozukluğu tedavisi:
Günlük 20 mgHık doza çıkmadan önce, ilk hafta, günde lOmg’lıkoral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel cevaba göre, günde en fazla 40 mg’a çıkılabilir.
Çocuklar
Bu popülasyonda, güvenilirlik ve etkinlik bilinmediğinden kullanılmaz.
Azalmış böbrek fonksiyonu : Hafif ya da orta derecede azalmış olan böbrek fonksiyonu durumunda dozaj ayarlaması gerekmez. Böbrek fonksiyonu ciddi olarak azalmış hastaların (kreatin klerensi < 20 mi / dakika) tedavisine ilişkin, bilgi mevcut değildir.
Azalmış karaciğer fonksiyonu : Karaciğer fonksiyonu azalmış hastalar, 30 mg /gün’lük dozun üzerine çıkmamalıdır.
Tedavi süresi: Antidepresif etki, genelde 2-4 hafta içinde yerleşir. Antidepresanlarla tedavi semptomatik olduğundan, hastalığın yinelenmesini engellemek için 6 ay ya da daha uzun süre kullanmaya devam etmelidir Tekrarlayan depresyonu (ünipolar) olan hastalarda, yeni alevlenmelerin önlenmesi için, idame tedavisine birkaç yıl devam edilmelidir
Panik bozukluğu tedavisi amacı ile kullanıldığında Laira, yaklaşık 3 ay sonra maksimum etki gösterir ve tedaviye devam edildiği sürece cevap korunur
OKB tedavisinde etkinin başlaması 2-4 hafta olup, iyileşme zaman içinde görülür
Sitalopram kullanımının ani kesilmesi “kesilme belirtileri” ne neden olabilir Bu nedenle ilaç kullanımına birkaç hafta içinde doz azaltılarak son verilmelidir
DOZ AŞIMI:
Semptomlar
Sitalopram tek başına aşırı dozda alındığında kaydedilen semptomlar/ bulgular şunlardır; uyku hali, koma, katatoni, konvüfsiyon, sinüs taşıkardisi, nadiren nodal ritim, terleme, bulantı, kusma, siyanoz ve hiperventilasyon. Hiçbir vaka ölümle sonuçlanmamıştır. Klinik bulgular bireysel farklılık gösterir.
Tedavi
Spesifik antidotu yoktur. Tedavi semptomatik ve destekleyicidir. Oral alımından sonra mümkün olduğunca erken, gastrik lavaj yapılmalıdır. Hasta gözlem altında tutulur.
SAKLAMA KOŞULLARI:
25°C’nin altında, ışıktan koruyarak, çocukların erişemeyecekleri yerde ve ambalajında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ ve AMBALAJ MUHTEVASI:
Laira 20 mg Film Tablet, 28 film tabletlik blister ambalajlarda.
PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ: Laira 10 mg Film Tablet, 28 film tabletlik blister ambalajlarda. Laira 40 mg Film Tabiat, 28 film tabletlik blister ambalajlarda.
Ruhsat Sahibinin İsim ve Adresi: NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.
Barbaros Bulvarı 76-78, 34353 Beşiktaş / İSTANBUL
Ruhsat Tarihi ve No’su: 15.11.2006 209/57
Üretim Yeri İsim ve Adresi: NOBELFARMA İLAÇ SANAYİİ VE TİCARET A.Ş.
Sancaklar 81100 DÜZCE
Prospektüs onay tarihi: 20.11.2006
Reçete İle satılır.
Doktorunuza danışmadan kullanmayınız.
NOBEL İLAÇ SANAYİİ VE TİCARET A. Ş. NOBEL

Bir önceki yazımız olan EFEXOR® XR 75 mg Mikropellet Kapsül başlıklı makalemizde adet bozuklukları, ajitasyon ve Ani aşırı duyarlılık hakkında bilgiler verilmektedir.