Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 38.041 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, ilaç, ilaçlar

Eslopram 20 mg 28 Çentikli Film Tablet

Submitted by on Ağustos 9, 2009 – 12:36 am | 5.520 Kez Görüntülendi


FORMÜLÜ
Her çentikli film tablet 20 mg Sitalopram’a eşdeğer 25 mg ve boyar madde olarak Titanyum dioksid (E 171) içerir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER Farmakodinamik özellikler
Sitalopram, antidepresif etkili, güçlü bir selektif serotonin geri-alım inhibitörüdür (SSRI). Kimyasal yapısı diğer SSRI’lar, trisiklik veya tetrasiklik ve diğer mevcut antidepresan ilaçlardan farklıdır. Antidepresan etkisinin serotoninin nöronal geri-alımını inhibisyonu sonucu merkezi sinir sisteminde serotonerjik etkinliği güclendirmesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Nöronal dopamin (DA) ve noradrenalin (NA) geri-alımı üzerinde çok az etkisi olan ileri derecede seçici bir serotonin geri-alım inhibitörüdür. Uzun süreli kullanımda 5-HT inhibisyonuna tolerans gelişmez.
Sitalopramın 5-HT1A, 5-HT2, dopamin D1 ve D2, α1, α2 ve β, histamin H1, kolinerjik muskarinik ve benzodiyazepin reseptörler üzerinde etkisi yoktur veya çok azdır. Reseptörler üzerinde etkisinin olmaması, genellikle gözlenen ağız kuruluğu, mesane ve barsak bozuklukları, bulanık görme, sedasyon, kardiyotoksisite ve ortostatik hipotansiyon gibi yan etkilerin sitalopram uygulaması sırasında gözlenmemesini açıklayabilir. Sitalopram, sitokrom P450 2D6 metabolik yolağının çok zayıf bir inhibitörüdür, sonuç olarak da istenmeyen etkiler ve etkileşimler daha az görülür. Antidepresan etki genellikle 2-4 hafta sonra ortaya çıkar.
Sitalopram, özellikle yaşlılar için önemli olan, kardiyak ileti sistemini veya kan basıncını etkilemez. Ek olarak sitalopram, hematolojik, hepatik veya renal sistemleri de etkilemez. Sitalopram, kilo alınmasına neden olmaz ve alkolün etkisini güçlendirmez.
Farmakokinetik özellikler
Emilim

Sitalopram’ın oral biyoyararlanımı yaklaşık % 80’dir. Maksimum plazma düzeylerine, doz alındıktan 2 ile 4 saat sonra ulaşılır. Kinetiği doğrusaldır. Sabit serum düzeylerine 1-2 haftada ulaşılır.

Dağılım
Proteinlere bağlanma oranı % 80’in altındadır. Metabolizasyon
Sitalopram; aktif metabolitleri olan desmetilsitalopram, didesmetilsitalopram ve sitalopram-N-oksit ile inaktif metaboliti olan deamine propiyonik asit türevine metabolize olur. Sitalopramdan daha zayıf olmakla birlikte tüm metabolitleri SSRI’dır. Plazmadaki başlıca bileşik, değişmemiş sitalopramdır. Atılım
Eliminasyon yarılanma ömrü (t½β) yaklaşık 1,5 gün, sistemik plazma klerensi (Cls) 0,33 l/dakika ve oral plazma klerensi (Cloral) 0,41 l/dakika’dır.
Esas olarak karaciğer (% 85) ve geride kalanı böbrekler yoluyla atılır. Günlük dozun yaklaşık % 12‘si değişmeden idrarla atılır.
ENDİKASYONLAR
– Depresyonun başlangıç tedavisi ve relaps/rekürenslerin önlenmesine yönelik idame tedavisi,
,
– Obsesif kompulsif bozukluk () tedavisinde kullanılır.
KONTRENDİKASYONLAR
Bileşimindeki maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
UYARILAR/ÖNLEMLER
Antidepresan ilaçların özellikle çocuk ve gençlerdeki kullanımlarının, intihar, düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır.
Paroksetin, fluvoksamin, fluoksetin, sertralin ve sitalopram gibi SSRI’lar ve venlafaksin, mirtazapin gibi bazı yeni , gerek çocuklarda gerekse erişkinlerde, özellikle tedavinin ilk haftalarında şeklinde zarar verici davranış değişikliğine neden olabilirler.
Bu nedenle, hastanın, özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde, huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı açısından gerek ailesi gerekse tedavi eden kişiler tarafından yakından izlenmesi gereklidir.
SSRI’lar ile venlafaksin ve mirtazapin gibi yeni antidepresanlar ile tedavi aniden sonlandırıldığında “kesilme belirtileri” ortaya çıkabildiğinden, ilaç kullanımının doz azaltılarak sonlandırılması uygundur.
Sitalopram, mono-amin oksidaz inhibitörü (MAOI) ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Geri dönüşümsüz MAOI ilaç kullanımının sonlandırılmasından 14 gün sonra ve geri dönüşümlü
mono-amin oksidaz inhibitörü (RIMA) ilaç kullanımının sonlandırılmasından bir gün sonra sitalopram kullanılabilir. Sitalopram kullanımının sonlandırılmasından 7 gün sonra MAOI ilaç kullanılabilir.
Mani/hipomani öyküsü olanlarda dikkatli kullanılmalı; hasta manik faza girerse sitalopram kullanımı sonlandırılmalıdır.
Depresyonda intihar riski belirgin bir remisyon ortaya çıkana kadar sürebildiğinden, intihar riski yüksek olan hastalar yakından izlenmelidir.
Panik bozukluğu olan bazı hastalarda antidepresan tedavinin başında gözlendiği bildirilen anksiyete semptomlarındaki artış olasılığı başlangıç dozunun düşük tutulması ile azaltılabilir.
Sitalopramın akut toksisitesi düşüktür. Kronik toksisite çalışmalarında, sitalopram ile ilişkili endişe verici bir durum saptanmamıştır. Üreme toksisite çalışmalarının sonucunda da çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlarda sitalopram kullanımın sakıncalı olduğuna ilişkin veri saptanmamıştır. Sitalopramın mutajenik ve kanserojenik potansiyeli bulunmamaktadır.
Antidepresan ilaç kullanımı sırasında epileptiform nöbetler gözlenebilir. Nöbet gelişen hastalarda ilaç kullanımı sonlandırılmalıdır. Stabil olmayan epileptik hastalarda sitalopram kullanımından kaçınılmalı ve epilepsisi kontrol altında olan hastalarda da sitalopram dikkatle kullanılmalıdır.
Diyabetli hastalarda SSRI kullanımı kan şekeri düzeylerini değiştirebileceğinden, insülin veya oral hipoglisemik ilacın dozunun ayarlanması gerekebilir.
SSRI kullanımı sırasında ekimoz ve purpura gibi cilt kanama bozukluklarının gelişebildiği bildirildiğinden, özellikle trombosit işlevlerini etkilediği bilinen (atipik , fenotiyazinler, trisiklik antidepresanların çoğu, , gibi) ilaçlarla birlikte ve kanama öyküsü bulunan kişilerde SSRI kullanırken dikkatli olunması
önerilir.
Alkol ile sitalopram arasında farmakodinamik bir etkileşim bildirilmemişse de, birlikte kullanımları önerilmez.
Çocuklarda kullanım:
Sitalopramın çocuklarda etkinliği ve güvenilirliği saptanmamıştır.
Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı:
Gebelik kategorisi : C
Sitalopramın gebelik sırasında güvenilirliği saptanmamıştır. Bu nedenle, ilaç kullanımı ile beklenen yarar olası riskten daha fazla değilse gebe kadınlarda sitalopram kullanımı önerilmemektedir.
Sitalopram anne sütüne geçmektedir. Bebek üzerindeki etkileri bilinmediğinden, emziren kadınlarda sitalopram kullanımı gerekli ise emzirmenin sonlandırılması düşünülmelidir.
Araba ve makine kullanma yeteneğine etkisi:
Sitalopram entellektüel işlevleri ve psikomotor performansı bozmaz. Ancak, psikotrop ilaç kullanan hastalarda, ya hastalığın kendisine ya verilen ilaca veya her ikisine bağlı olarak genel dikkat ve konsantrasyonda bir miktar azalma beklenebileceğinden, bu hastalara araç ve makine kullanırken dikkatli olmaları önerilmelidir.
YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER
Sitalopram ile gözlenen yan etkiler genelde hafif ve geçicidir. Yan etkiler genellikle tedavinin ilk 1-2 haftası sırasında göze çarpar ve genellikle depresif durum düzelirken azalır.
Sitalopram kullanımıyla ilişkili en yaygın yan etkiler ağız kuruluğu, , , terleme artışı ve tremordur. Çalışmalarda, sık (≥ % 5 – % 20 ), ender (% 1 – < % 5) ve çok ender (< % 1) gözlendiği bildirilen yan etkiler şunlardır:
Sık: , baş ağrısı, , sersemlik, , uyku hali, , ajitasyon, sinirlilik, bulantı, ağız kuruluğu, , , , asteni. Ender: Döküntü, , , , , , , libidoda azalma, , , amnezi, , , , , empotens, , konfüzyon, ,
, , , , , kilo alma, postural hipotansiyon, , , , poliüri, , , .
Çok ender: Kas ağrısı, hareket bozuklukları, , kulak çınlaması, öfori, libidoda artış, , .
Pazarlama sonrası bildirilen yan etkiler ise şunlardır:
Genel: Anafilaktoid reaksiyonlar.
Cilt: Anjiyoödem, ekimozlar. Çok ender olarak fotosensitivite reaksiyonları bildirilmiştir.
Metabolizma ve beslenme: Ender olarak, çoğunluğu yaşlılarda, ortaya çıkan hiponatremi ve yetersiz antidiüretik hormon salınımının tedavinin sonlandırılması ile düzeldiği bildirilmiştir.
Karaciğer-safra kesesi: Karaciğer işlev testlerinde bozulma.
Kas-iskelet sistemi: Eklem ağrısı.
Nörolojik: Serotonin sendromu.
Psikiyatrik: Halüsinasyonlar, mani, depersonalizasyon ve panik ataklar gibi bozukluklar altta yatan hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Üreme: .
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER
Sitalopram ve MAO inhibitörlerinin birlikte uygulanması hipertansif krizlere (serotonin sendromu) neden olabilir.
Sumatriptan’ın serotonerjik etkilerini güçlendirebileceğinden sumatriptan ile aynı anda sitalopram kullanılması önerilmez.
Farmakokinetik etkileşim çalışmaları, sitalopram tedavisi sırasında, spartein oksijenaz’ın (CYP2D6) sadece zayıf bir inhibisyonunu gösterirken, mefenitoin oksijenaz’ın sitalopram tedavisinden etkilenmediğini göstermiştir.
Simetidin, sitalopramın ortalama plazma sabit düzeylerinde yükselmeye neden olmuştur. Bu nedenle yüksek doz simetidin ile birlikte kullanıldığında, sitalopram doz aralığının üst sınırına dikkat edilmesi önerilmektedir.
Lityum ile etkileşmez ve fenotiyazinler ya da trisiklik antidepresanlarla klinik olarak önemli farmakokinetik etkileşimi yoktur.
Alkol ile sitalopram arasında farmakodinamik bir etkileşim bildirilmemişse de, birlikte kullanımları önerilmez.
Benzodiyazepinler, nöroleptikler, analjezikler, antihistaminikler, antihipertansif ilaçlar, beta blokerler ve diğer kardiyovasküler ilaçlarla birlikte sitalopram kullanılan klinik çalışmalarda,
herhangi bir farmakodinamik etkileşim bulunmamıştır.
İmipramin ile sitalopram birlikte kullanıldıklarında birbirlerinin plazma derişimlerini etkilememişler, ancak imipraminin metaboliti olan desipramin’in derişimi yaklaşık % 50 artmıştır. Bu durumun klinik önemi bilinmemekle birlikte, sitalopram ile birlikte kullanılırken dikkatli olunmalıdır.
Sitalopram ve EKT’nin birlikte kullanımına ait çok az klinik deneyim vardır.
Geçimsizlik: Yoktur.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Eslopram Film Tablet, günde tek doz olarak uygulanır. Besin alınmasından bağımsız olarak günün herhangi bir saatinde alınabilir.
Erişkinler
tedavisi
Eslopram, oral yoldan tek doz olarak günde 20 mg kullanılır. Hastanın bireysel yanıtı ve
depresyonun şiddetine göre doz en fazla günde 60 mg’a çıkılabilir.
Panik Bozukluk tedavisi
Günlük 20 mg’lık doza çıkmadan önce, ilk hafta günlük 10 mg’lık oral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel yanıta göre, günde en fazla 60 mg’a çıkılabilir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk tedavisi
Başlangıç için önerilen günlük doz 20 mg’dır. Hastanın klinik durumuna göre, günlük doz
20’şer mg’lık dilimler halinde artırılarak günde 60 mg’a çıkılabilir.
Yaşlı hastalar (65 yaş üstü)
Depresyon tedavisi
Oral yoldan, günde tek doz olarak, günde 20 mg kullanılır. Hastanın bireysel yanıtı ve depresyonun şiddetine göre doz en fazla günde 40 mg’a çıkılabilir.
Panik Bozukluk tedavisi Günlük 20 mg’lık doza çıkmadan önce, ilk hafta günlük 10 mg’lık oral doz önerilir. Hastanın vereceği bireysel yanıta göre, günde en fazla 40 mg’a çıkılabilir.
Çocuklar
Bu yaş grubunda etkinliği ve güvenilirliği bilinmediğinden kullanımı önerilmez.

Böbrek işlevleri bozulmuş hastalar
Böbrek işlevleri hafif ya da orta derecede azalmış kişilerde doz ayarlaması gerekmez. Böbrek işlevleri ciddi olarak azalmış hastalarda (kreatin klirensi<20ml/dakika) kullanımına ilişkin bilgi mevcut değildir.
Karaciğer işlevleri bozulmuş hastalar
Karaciğer işlevleri azalmış hastalarda günde 30 mg’lık dozun üzerine çıkılmamalıdır.
Tedavi süresi
Antidepresif etki, genellikle, 2-4 hafta içerisinde belirgin hale gelir. Antidepresanlarla tedavi semptomatik olduğundan relapsları önlemek için kullanıma 6 ay ya da daha uzun süre devam edilmelidir. Reküren depresyonu olan unipolar hastalarda yeni atakların önlenmesi için idame
tedavisine birkaç yıl devam edilmelidir.
Panik bozukluk tedavisi için kullanıldığında yaklaşık 3 ay sonra maksimum etkinlik gösterir ve tedaviye devam edildiği sürece yanıt korunur.
OKB tedavisinde etki 2-4 hafta içerisinde başlar, iyileşme zaman içinde görülür. Tedavi sonlandırılacağı zaman, ilaç dozu birkaç hafta içerisinde azaltılarak sonlandırılmalıdır.
DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Sitalopram tek başına aşırı dozda alındığında uyku hali, koma, katılaşmış yüz ifadesi, nöbet atağı, sinüs taşikardisi, nadiren nodal ritm, terleme, bulantı, kusma, siyanoz ve hiperventilasyon gibi belirtiler gözlenebilir. Hiç bir vaka ölümle sonuçlanmamıştır. Klinik görünüm tutarlı değildir.
Tedavi
Spesifik antidotu yoktur. Tedavi semptomatik ve destekleyicidir. Oral alımdan sonra mümkün
olduğunca erken gastrik lavaj yapılmalıdır. Gözlem altında tutulması önerilir.
SAKLAMA KOŞULLARI
25ºC’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.
Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
28 çentikli film tablet içeren blister ambalajlarda
RUHSAT SAHİBİ
Eczacıbaşı Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Büyükdere Cad. Ali Kaya Sok. No:7 Levent 34394 İstanbul
ÜRETİM YERİ
Eczacıbaşı Sağlık Ürünleri San.ve Tic.A.Ş. Küçükkarıştıran 39780 Lüleburgaz
Ruhsat tarihi: 08.05.2007 Ruhsat no: 211/14
Prospektüs onay tarihi: 14.05.2007
Reçete ile satılır

Bir önceki yazımız olan Anafranil SR 75 mg Divitab başlıklı makalemizde abdominal bozukluklar, agranülositoz ve ajitasyon hakkında bilgiler verilmektedir.