Psikofarma »

Eylül 26, 2016 – 11:07 pm | 10.860 Kez Görüntülendi

Epilepsi Nedir? Epilepsi İlaçları Nelerdir?

Epilepsi nedir?

Epilepsi normal nörolojik işlevleri bozan tekrarlayıcı nöbetlerin …

Read the full story »
Antidepresan İlaçlar

Antidepresan İlaçlar »»» Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. kimyasal yapılarına ya da etki düzeneklerine göre sınıflandırılırlar.

Antimanik İlaçlar

Antimanik İlaçlar »»» Zihin Dengeleyiciler Depakene Depakote sprinkles Lamictal (lamatrogine) Lithium (lithium carbonate) Eskalith Lithobid

Antipsikotik İlaçlar

Antipsikotik İlaçlar»»» Şizofrenideki düşünce bozukluğu, hallüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi gürültülü psikoz belirtilerini giderir ve nüksü önlerler

Anksiyolitik İlaçlar

Anksiyolitik Sedatif Hipnotik ilaçlar »»» anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Diğer bir deyişle kaygı ve korku gidericiler olarak da adlandırılırlar

Antiepileptik İlaçlar

Antiepileptik ilaçlar »»» Epilepsinin yanı sıra epileptik olmayan nöbetlerin tedavisinde de kullanılılan ilaçlar Fenitoin Karbamazepin Barbitüratlar

Home » antidepresan, Antidepresan İlaçlar, antidepresanlar, Antimanik İlaçlar, ilaç, ilaçlar

Antidepresan ve Antimanik İlaçlar

Submitted by on Şubat 20, 2009 – 1:13 am 2 Comments | 7.841 Kez Görüntülendi

Depresyon, psikolojik ve fiziksel belirtilerin birlikte olduğu bir duygulanım bozukluğudur. 3 ana tipi vardır:
1. Reaktif depresyon (dış etkenlere bağlı)
2. Bipolar afektif (manik-depresif) bozukluk
3. Major depresif bozukluk (endojen depresyon)

Davranışın amin hipotezi, beyin aminlerinin, özellikle norepinefrin (NE) ve serotonin (5-HT)’nin moodun düzenlenmesi ile ilgili yolaktaki nörotransmiterler olduğunu farzeder. Bu hipoteze göre, endojen depresyon, bazı aminlerin aktivitelerindeki azalmaya bağlı olarak gelişir ve bunların aktivitelerinin fonksiyonel artışı, moodun artması ile sonuçlanır.
Bu hipotezi destekleyen bulguların bazıları şunlardır:
Bu ilaçlardan trisiklik ve benzeri non-trisiklik gösterilen ve etki mekanizmasında rolü olduğu düşünülen bazı olaylar:
a) Beta-reseptör dansitesinin azalması ve noradrenalin ile stimüle edilen nöronlarda siklik AMP oluşumunun azalması
b) Serotonerjik etkinliğin, serotonin re-uptake inhibisyonu sonucu artırılması
c) Noradrenerjik sinapslarda alfa-adrenerjik reseptörlerin duyarlılığının artırılması
d) Dopaminerjik sinapslarda etkinliğin artırılması
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, bu enzimin noradrenalin, serotonin ve dopamin gibi beyin monoaminlerinin biyoinaktivasyonundaki önemi nedeniyle sinapslarda onların düzeyini ve dolayısıyla etkisini artırarak antidepresan etki yaparlar.
Bu hipoteze aykırı düşen bazı durumlar ise şunlardır:
1) Antidepresan ilaçlar (MAO inhibitörleri hariç), amin aktivitesinde saatler içinde değişiklik oluştururlar, klinik etki elde etmek haftalar için haftalar gerekebilir.
2) Çoğu antidepresan zamanla amin reseptörlerinde downregülasyona sebep olur.
3) Bupropionun, beyinde NE ve 5-HT’ye minimal etkinliği vardır.

Sonuç olarak, bu nöromediyatör sistemlerin etkinliğindeki bireysel değişmelerden ziyade, sistemler veya reseptörler arasındaki dengenin değiştirilmesinin antidepresan etkide rol oynadığı düşünülmektedir.

1. Trisiklik

Bu grup ilaçlar moleküllerinde uçta iki benzen halkası ve ortada azotlu heterosiklik bir halka içerirler. Ortadaki halkanın yapısına ve azota bağlı radikallere göre çeşitli alt-gruplara ayrılırlar.
Bu ilaçlar en çok, iştah kaybı ve uyku bozukluğu gibi psikomotor ve fizyolojik değişikliklerin eşlik ettiği orta şiddette ve ağır endojen depresyonun tedavisinde etkilidir. Tedavinin sağladığı ilk yarar genellikle uykunun düzelmesidir.
Bu grup ilaçlardan en fazla kullanılanlar imipramin ve türevleri (desipramin ve klomipramin), amitriptilin, nortriptilin ve opipramoldür.
Bu grup ilaçlardan imipramin, desipramin ve nortriptilin esas olarak noradrenalin re-uptake’ini; klomipramin ve amitriptilin serotonin re-uptake’ini bloke ederler.

Depresyonlu hastalarda başlangıçta ve normal kimselerde daima sedasyon yaparlar; uyuklama ve kognitif fonksiyonlarda bozulma yapabilirler. Hastalarda antidepresan etki 2-3 haftalık latent süreden sonra başlar. Bu gecikmenin ilaçların monoaminerjik sinapslarda yaptığı adaptif değişmelerin geç olmasına bağlı olduğu sanılmaktadır.
Hastaların %10-20’sinin tedaviye yanıt vermemesinin sebebi doz yetersizliği olabilir. Etkili tedavi sağlayacak kadar yüksek, toksik etkiye de neden olmayacak dozda kullanılması çok önemlidir. Yaşlılarda tedavinin başlangıcında düşük dozlar kullanılmalıdır.

Mide-barsak kanalından yavaş ve kısmen absorbe edilirler. Plazmada albumine fazla bağlanırlar. Karaciğerde esas olarak CYP2D6 oksidazı ile yıkılırlar. Bu enzim genetik polimorfizm gösterir. Plazma konsantrasyonları bireyler arasında fazla değişkenlik gösterir.
Yarılanma ömürlerinin uzun olması (plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanırlar) nedeniyle, çoğu hastada, genellikle gece olmak üzere günde bir kez kullanılmaları yeterlidir.

Oldukça güçlü antikolinerjik etki yaparlar.
Kardiyotoksik etki potansiyelleri vardır, kalpte iletimi bozabilirler.
Bazıları (klomipramin, amitriptilin gibi) analjezik etki yaparlar; morfin ve benzeri ilaçların etkisini güçlendirebilirler.
Klomipramin antidepresan etkiden başka, obsesif-kompülsif bozukluk üzerinde güçlü terapötik etki yapar.
Amitriptilin ve imipramin, çocuklarda noktürnal enürezis tedavisinde kullanılabilir. Ancak, davranış bozuklukları meydana gelebilir ve kesildikten sonra nükse sık rastlanır.
İlaç seçimi için, sedatif etkisi çok ve daha az olanlar olmak üzere iki grupta incelenebilir. Ajitasyonlu ve anksiyeteli hastalar sedatif bileşiklere daha iyi yanıt verirken, içine kapalı ve atipik hastalar genellikle daha az sedatif özelliği olan ilaçlardan fayda görürler. Sedatif özellikleri olanlar, klomipramin, amitriptilin, mianserin, opipramol ve trazodon gibi ilaçlardır. Daha az sedasyona neden olanlar ise imipramin, amoksapin, lofepramin ve nortriptilindir.
Yan tesirleri:
Antikolinerjik tesirler (ağız kuruluğu, konstipasyon, midriyazis gibi), sedasyon, bazen manik reaksiyon, kardiyotoksisite, nörolojik bozukluklar (tremor, yüksek dozda konvülsiyon gibi), kilo alımı ve alerjik döküntülerdir.
Zehirlenme belirtileri: 1) Ajitasyon, deliryum, nöromusküler irritabilite, konvülziyonlar ve koma, 2) solunum depresyonu ve dolaşım kollapsı, 3) hiperpireksi, 4) kardiyak ileti defektleri ve ciddi aritmiler. 3 ‘K’: Koma, Konvülziyonlar ve Kardiyotoksisite karakteristik belirtilerdir.
Akut zehirlenme durumunda başlıca ölüm nedeni tehlikeli ventriküler aritmilerdir. Antidot olarak, atropin zehirlenmesinde olduğu gibi i.m. veya i.v. fizostigmin ve aritmilere karşı i.v. lidokain infüzyonu uygulanır.
Metabolizmaları MAO inhibitörleri tarafından inhibe edildiği için, bu ilaçlar trisiklik ilaç toksisitesini artırırlar. MAO inhibitörleri ile birlikte veya onların kesilmesini izleyen 15 gün içinde kullanılmamalıdırlar.
Trisiklik antidepresanlar, alkol ve diğer SSS depresanlarının etkilerini artırırlar; guanetidin ve metildopanın antihipertansif etkilerini antagonize ederler.

Türkiye’de mevcut bazı prep. isimleri:
Amitriptilin prep.: Laroxyl draje, Triptilin tablet
İmipramin prep.: Tofranil draje

2. ve 3. grupta yer alan non-trisiklik ilaçlar (heterosiklik antidepresanlar ve selektif serotonin re-uptake inhibitörleri) genel olarak kardiyotoksik, prokonvülsif ve antikolinerjik etkilerinin düşük oluşu ve dolayısıyla terapötik indekslerinin yüksek oluşu nedeniyle trisiklik ilaçlara üstünlük gösterirler.
Bunları terapötik etkileri de 2-3 haftalık latent süreden sonra başlar.

2. Heterosiklik Antidepresanlar

İkinci jenerasyon antidepresanlar: Amoksapin, bupropion, maprotilin, trazodon
Üçüncü jenerasyon antidepresanlar: Mirtazapin, nefezodon, venlaflaksin

Bunların farmakokinetiği genellikle trisiklik ilaçlara benzerlik gösterir. Nefezodon ve trazodonun yarılanma ömürleri ise kısadır ve günde 2-3 kez kullanılmaları gerekir.

Bupropion: Beyinde NE ve 5-HT’ye minimal etkinliği vardır; etki mekanizması tam anlaşılamamıştır. Nikotin bağımlılığından kurtulmak isteyen hastalarda kullanılabilir.
Mirtazapin: SSS’de noradrenerjik ve serotonerjik aşırımı artıran 2-antagonisti antidepresan ilaçtır. Antimuskarinik etkisi azdır; ancak tedavinin başlangıcında sedasyona yol açar.
Venlafaksin: Serotonin ve noradrenalin re-uptake inhibitörü antidepresan ilaçtır. Sedatif ve antimuskarinik etkinliği yoktur. Depresyondan başka, yaygın anksiyete bozukluğunda da etkilidir.

Türkiye’de mevcut bazı prep. isimleri:
Trazodon prep.: Desyrel tablet
Bupropion prep.: Zyban tablet
Mirtazapin prep.: Remeron tablet
Venlafaksin prep.: Efexor tablet

3. Selektif serotonin re-uptake inhibitörleri (SSRI’lar)

Bu ilaçlar oldukça sık kullanılan bir alt grubu oluştururlar. Fluoksetin, serotonin re-uptake’ni selektif olarak bloke eden ilaçların prototipidir ve yarılanma ömrü birkaç gün olan aktif bir metaboliti vardır. Diğer ilaçlar olan paroksetin, sertralin, sitalopram ise uzun etkili aktif metabolit oluşturmazlar.
Bulantı, başağrısı, anksiyete, ajitasyon, uykusuzluk ve seksüel disfonksiyon gibi yan etkileri vardır. Huzursuzluk SSRI’ların düşük dozda başlanması veya benzodiazepin eklenmesi ile düzeltilebilir.
Karaciğerde sitokrom P450 izoenzimlerini inhibe ederek, çeşitli ilaçların etkilerinin artmasına neden olabilirler.

Türkiye’de mevcut bazı prep. isimleri:
Fluoksetin prep.: Depreks kapsül, Fulsac kapsül
Paroksetin prep.: Seroxat tablet
Sertralin prep.: Lustral kapsül, Selectra kapsül, Seralin kapsül
Sitalopram prep.: Cipram tb

4. Monoamin oksidaz inhibitörleri

MAO, noradrenerjik, dopaminerjik ve serotonerjik sinir uçlarında bulunan mitokondriyal bir enzimdir ve sitoplazmaya geçen nöromediyatörün inaktivasyonunu sağlar. MAO inhibitörlerinin çoğu MAO A ve MAO B’yi aynı derecede inhibe ederler (fenelzin, pargilin gibi non-selektif inhibitörler).
Antidepresan olarak kullanılan moklobemid selektif inhibitördür ve MAO A’yı inhibe eder ve özellikle serotonin ve noradrenalin yıkımı azalır; bunların sinapstaki etkinliği artar. Dopaminerjik aşırımı da güçlendirir.
Besinler içinde alınan tiramin, barsaktan absorbsiyondan sonra mukoza, karaciğer ve akciğerlerden geçerken buralardaki MAO A ve MAO B tarafından yıkılır. Böylece, sempatomimetik etkisi olan bu madde dolaşıma ulaşıp hipertansiyon yapamaz. Non-selektif ilaç alanlarda ise, peynir ve benzeri fermantasyona uğramış tiraminden zengin besinler hipertansif kriz (peynir reaksiyonu) yapabilirler. Sadece MAO A’nın inhibisyonu tiraminin yıkımını engellemez. Bu nedenle, moklobemide bağlı peynir reaksiyonu riski düşüktür.
Moklobemid, fobi ve panik reaksiyonları ve atipik depresyon tedavisinde tercih edilir. Refrakter olgularda lityumla birlikte verilir. Diğer ilaçlardan farklı olarak, etkileri çabuk başlar ve normal kişilerde de psikostimülan etki yapar.
MAO inhibitörleri, yüksek dozda SSS’nin aşırı stimülasyonuna bağlı eksitasyon ve hipomanik davranış ve otonomik bozukluklar (ağız kuruluğu ve ejekülasyonun bozulması gibi) yaparlar.

Türkiye’de mevcut bazı prep. isimleri:
Moklobemid prep.: Aurorix tablet, Lobem tablet

5. Lityum karbonat

Bipolar hastalık (eski adıyla manik depresif hastalık) epizodlarının ve bazen de depresif epizodların önlenmesi için kullanılır. Profilaksi amacıyla lityum kullanılmasına karar verirken genellikle bir uzmana danışılmalıdır.
Ağızdan günde 3 kez 0.4-0.6 g verilir. Terapötik etkisi 5-10 günlük latent periyottan sonra başlar. Serum lityum düzeyinin 0.5-1.5 (optimal 0.8) mEq/l olması öngörülür. Terapötik indeksi küçük olduğu için kan düzeyi periyodik olarak izlenmelidir.
Lityum böbrekten glomerüler filtrasyonla elimine edilir ve orada Na iyonu gibi işlem görür. Dehidratasyon durumunda glomerüler filtrasyon hızı düştüğü için eliminasyonu yavaşlar. Eliminasyon yarılanma ömrü 10-20 saattir.
Plazma konsantrasyonu 1.5 mEq/l yi geçtiği taktirde ciddi yan tesirler (çizgili kaslarda hiperirritabilite, ataksi, konfüzyon, diyare, konvülsiyon, dolaşım kollapsı gibi) başlar. Hipotirodizm yapabilir. Renal fonksiyonları bozabilir. Teratojenik etki potansiyeli vardır.

Türkiye’de mevcut bazı prep. isimleri:
Lityum karbonat prep.: Kilonum retard tablet, Lithuril kapsül

6. Diğer ilaçlar ve EKT

Karbamezapin, akut etkinlik gösterir; ayrıca proflaksi için yararlıdır.
Nöroleptik ilaçlar da, akut mani nöbetini tedavi edebilir; proflaksi için tavsiye edilmezler.
Bipolar afektif bozukluğun tedavisinde kullanılabilecek diğer ilaçlar ve ’dir.
Alprazolam (benzodiazepin) ve L-triptofan antidepresan; verapamil antimanik etkinlik gösterir.
Kafaya konvülsif şiddette doğru akım uygulanarak yapılan elektrokonvülsif tedavi (EKT) ağır depresyonda (özellikle ilaca cevap vermeyenlerde) ve manide uygulanır; terapötik etkisi çabuk başlar.

Kaynak: web.inonu.edu.tr/~eolmez/antidepresanilaclar.doc

Bir önceki yazımız olan REMERON ( Mirtazapin ) başlıklı makalemizde Antidepresan, antidepresan tedavisi ve Antidepresanlar hakkında bilgiler verilmektedir.

2 Comments »